<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321</id><updated>2012-03-14T04:08:22.942-07:00</updated><category term='2009'/><category term='Tüsiad'/><category term='Çölaşan'/><category term='izdirap'/><category term='yerel seçimler'/><category term='network marketing'/><category term='zulum'/><category term='Fizik'/><category term='hocalı katliamı'/><category term='hayat'/><category term='zulüm'/><category term='açılım'/><category term='Hafif Meşrep'/><category term='Zürriyet'/><category term='Kilo Kontrolü'/><category term='Kanaltürk'/><category term='keder'/><category term='Demokrasi'/><category term='Başbakan'/><category term='özgürlük'/><category term='Emin Çölaşan'/><category term='halı saha'/><category term='Fatma Aliye'/><category term='Fethullah Gülen'/><category term='bonsai'/><category term='Ahmet Hakan'/><category term='bonzai'/><category term='Ordunun gerekliliği'/><category term='hocali'/><category term='bambu'/><category term='israil'/><category term='esteworld'/><category term='kanal türk'/><category term='ağaç'/><category term='Bilgisayar'/><category term='bekir coşkun'/><category term='Biz Kaç kişiyiz'/><category term='kilo'/><category term='Türkiyenin açılış sayfası'/><category term='CIA'/><category term='Anadolu Yıldızı'/><category term='İlhan Selçuk'/><category term='ölüm'/><category term='Liposuction'/><category term='ali sürmeli'/><category term='apandist'/><category term='Ordunun misyonu'/><category term='Azerbaycan'/><category term='agac'/><category term='Türk Ordusu'/><category term='sistem'/><category term='Cemaat'/><category term='Kırmızı Şimşekler'/><category term='tuncay özkan'/><category term='Eskisehirspor'/><category term='MLS'/><category term='Eskişehir'/><category term='Eminağaoğlu'/><category term='ticaret'/><category term='peres'/><category term='sorun'/><category term='gladyo'/><category term='YARSAP'/><category term='Yeni Paralar'/><category term='Türkan Saylan'/><category term='Fatma Aliye Hanım'/><category term='Blog Etigi'/><category term='aci'/><category term='çarşaf açılımı'/><category term='Rejim'/><category term='Dava'/><category term='mahalle baskısı'/><category term='Ergenekon'/><category term='Ertuğrul özkök'/><category term='mide balonu'/><category term='mide kelepçesi'/><category term='YARSAV'/><category term='Sağlıklı Beslenme'/><category term='50 TL'/><category term='Eses'/><category term='blog'/><category term='kuran kursu açılımı'/><category term='Seçim'/><category term='Erdoğan'/><category term='Hürriyet'/><category term='Ahlak'/><category term='franchising'/><category term='Phanomenta'/><category term='Ayşe Arman'/><category term='Eskişehirspor'/><category term='50 lira'/><category term='Linux'/><category term='Espark'/><category term='Kılıçdaroğlu'/><category term='AKP'/><category term='CHP'/><category term='Davos'/><category term='İslam'/><category term='Eskisehir'/><category term='Yemek'/><category term='Engin Ardıç'/><category term='Diyet'/><title type='text'>Çılgın Fikirler Enstitüsü ;)</title><subtitle type='html'>siyaset , Fikir , inanç , düşünce , tartışma ,</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>91</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-8093768934285934200</id><published>2010-08-01T14:50:00.000-07:00</published><updated>2010-08-01T16:12:22.811-07:00</updated><title type='text'>Karar(sızlık)lar arefesi..</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Belki bu yazının kaderide diğerleri ile aynı olacak tıpkı 4 martta, 8 temmuzda, 21 temmuzda yazıpta taslak halinde kalan burada yayınlayamadığım diğerleri gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylemekle alakalı o kadar çok söz var ki aklımda.. durmuş durumdayım resmen.. hayatın içinde her ne yapıyorsam onu yapmayı bırakmış orta yerde hiçbir şey yapmadan durmuş gelenlere geçenlere insanlara durmuş bakar bir haldeyim. Yapılan yanlışları görüyorum. Doğrular görüyorum. Başkalarının doğrularında kendi yanlışlarımı görüyorum.. Bu ara iyice saldım kendimi hayatımda uymak zorunda olduğum her kuralın gereksiz olduğuna dair en az bir teorim var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki içimde şu anda yaptıklarımın tam tersini yapmak isteyen, yapmadıklarımı yapmak isteyen benden çok başka ama bende olan başka bir ben var. ve sanki ben artık onu dizginlemekte zorlanıyormuşum engelleyemiyormuşum gibi içimde bir his var. Şimdiki ben beyazsam o dışarı çıkmak için çabalayan siyah tarafım gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimden bir ses o tarafımı sürekli bastırarak gerçekten özgür olamayacağımı telkin ediyor.. Diğer yanım ise aldanma dizginle şu serseriyi. onu dinlemek seni özgürlüğe değil hüsrana götürebilir. O sana yapmaman gereken şeyleri yaptırmaya çalışıyor diye telkinde bulunuyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ise kontrpiyede kalmış kaleci gibiyim. topun diğer köşeye gittiğini görüyorum ama ters köşeye doğru gidiyorum.. susuzluğu gidermek için tuzlu su içmek gibi birşey bu içtikçe susuzluğu gidermek için artıyor susuzluğumuz,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde yalnız kalmaya başladığım şu günlerde daha bir iyi dinledim kendimi. ve bir büyüğümün yıllar önce dediği gibi ruhumu ameliyat etmem gerektiğini anladım. Düşündüm dedim acaba her insanda da böylemidir diye ve anladım kesin bir evet bu sorunun cevabı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanı insan yapan zaten içindeki iyi ile kötünün mücadelesinde kimin kazandığı, dahada önemlisi insanın kazanması için hangi tarafa yardım ettiği ve farkettim hep insanda şöyle bir yanılgı var. Etraftan yada bir şekilde medyadan vs. iyi olarak tanınan insanların hep iyi olduğu onların zaten iyi olmaktan başka bir şansı yokmuşta onun için iyilermiş gibi zannedilmesi buna mukabil kötü olarak bilinenlerinde zaten hamurunda kötülük olduğundan onlarında hep oldum olası kötü olmaktan başka bir şansı yokmuşta hep kötüymüş gibi zannediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysaki onlarda insan ve onlarda iç hesaplaşma yaşadı. Yani bir evliya o makama ermek için belki 100 defa evliyalıkla eşkiyalık arasında gitti geldi ve belkide o makama erincede o makamın hakkını vermek noktasında 100 defa gitti geldi. Oysa biz zannediyoruz ki o adam baştan programlandı hiç bir iç hesaplaşma yaşamadı geldi dünyaya yapması gerekeni yaptı gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı şey kötü birisi içinde geçerli, belki kötü diye bilinen bir insan iyi kalmakla kötü olmak arasında gitti geldi kaç kez ama kendine söz geçiremedi ve nihayetinde iç mücadelesini kendi nezdinde kaybetti. Bu noktada biz onun içini göremediğimiz için onu en baştan beri kötü diye biliyoruz ve öyle zannediyoruz sanki onun hiç şansı olmamış o sadece kötülük için programlandı ve öyle başka bir alternatifi yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıda neyi tarif ettiğimi çoğunuz anlamışsınızdır eminimki.. bu hesaplaşmanın adı insanın nefsi ile cebelleşmesi. Bir insanın nefsi ile kapışması o insanın bulunduğu konumla ve gitmek istediği nokta ile doğru orantılı olarak değişiyor. Mesela siz şu anki konumunuzdan daha alt bir noktaya gitmek istediğinizde nefsiniz size yol bile verir. ama siz ilerlemek istediğinizde önünüzde bir engel.. o engeli aşarsın bir engel daha.. derken tutuşursun kavgaya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani sen dağın zirvesine doğru her attığın adımda rüzgarın sertleştiğini görüyorsun. Bir insan öldüğünde çok iyi bir insan olarak ölmeyebilir. Zaten bence sınavda iyi olan kazandı kötü olan kaybetti diye çok net ayrımı olan birşeyde değil. Sanki üniversitede bir sınavdayızda 50'nin altı kaldı üstü geçti der gibi bana öyle geliyor ki iyiler kazandı kötüler kaybetti diyede birşey yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınav nedir dersen bana öyle geliyorki sınav verdiğin mücadeledir. savaşı kazanması için hangi yanını desteklediğindir. sınav bana öyle geliyor ki iyi olmak değil, iyi olmak için mücadele vermektir.  aynı zamanda kötü olmamak içinde mücadele etmektir.. Bence içimizdeki çarkların ne yöne döndüğü ile ilgili birşey bu sınav.. Bence iyi olan kazandı kötü olan kaybetti diye birşeyden ziyade iyi olmaya çalışan kazandı demek daha mantıklı sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani Ebu Bekir yaradılıştan en baştan Ebu bekir'se, Ebu cehilde en baştan yaradılıştan Ebu Cehilse sınavın ne anlamı kaldı. Ebu Bekir'i Ebu bekir yapanda Ebu Cehil'i Ebu Cehil yapanda aynı şey içteki hesaplaşma ve neticede vardıkları karar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten Peygamberimiz'de mekke zamanındaki bir duasında "Allahım bu dini Ya Hattaboğlu Ömer ile yada amr bin hişam ile güçlendir" manasında bir duada bulunuyor.. ben buradan şu sonucu çıkarıyorum.. demekki o ana kadar her ikisininde içinde başabaş bir mücadele var ya iyi ya kötü olacaklar. bana öyle geliyor ki bu duadan sonra kararsızlıkları sona eriyor ve her ikiside kendi saflarını seçmiş oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demekki insanın iç mücadelesinde hangi yanının zafere varacağında duanında önemi büyük.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-8093768934285934200?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/8093768934285934200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=8093768934285934200' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/8093768934285934200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/8093768934285934200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2010/08/kararszlklar-arefesi.html' title='Karar(sızlık)lar arefesi..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-5907335826027838224</id><published>2010-07-03T08:55:00.000-07:00</published><updated>2010-07-03T09:54:35.248-07:00</updated><title type='text'>Nisandan bu yana..</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(102, 102, 102);"&gt;Bundan bir önceki yazımı 24 Nisan 2010'da yazmışım.. Yani anlaşılan bayağı bir boşlamışım.. Tabi bu sürede burada dilimin döndüğünce karalayabileceğim çok şey oldu.. şimdi kalkıp mayıs ayında olan bir mevzuyu sanki dün olmuş gibi burada irdeleyemem.. Onun için kısa kısa kısa keserekten şöyle bir bakalım ne olmuş ne bitmiş :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Baykal K. &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;:&lt;/span&gt; Ülkemizde ilginç bir realite var.. Toplum içinde ayıp sayılan herşeye insanlar kişisel hayatlarında fazlası ile revaç gösteriyor.. Baykal amcanın gizli görüntüleride bunu doğrular nitelikte bence, Şahin K diye bilinen bir adam var Türk porno tarihine kendisini beyaz harflerle yazdırmış&lt;span style="font-style: italic;"&gt;(neden beyaz? anladınız siz onu)&lt;/span&gt; , Şahin K bile artık komedyen olacağım diyerek Günah Keçisi isimli bir komedi filmi çekmeye başladı.. Baykal K.  diyorum çünkü Şahin K.'dan sonra hiç kimse o sektörde adını Baykal kadar ileri götüremez :) Baykal'a tavsiyem bundan sonra yayınlayacağı filmlerin 2 ay öncesinden fragmanını yayınlarsa halk daha bir revaç gösterir! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Kılıçdaroğlunun genel başkan olması ve CHP'nin yükselişe geçmesi :&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(En azından öyle lanse edilmeye çalışılıyor..)&lt;/span&gt; Ancak eskilerin dediği gibi&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Semer değişmiş ama Eşek yine bizim Eşek!"&lt;/span&gt; Mantelite aynı olduktan sonra 120 tane başkan değişse ne değişecek :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Gazze'ye yardım gemileri &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;:&lt;/span&gt; Hepinizin bildiği gibi Yükümüz insani yardım Rotamız Filistin sloganıyla yola çıkan gemiler daha uluslararası sulardayken saldırıya uğradılar ve benim &lt;a href="http://ufkabakan.blogspot.com/2009/01/israil-bu-dunyanin-apandistidir.html"&gt;önceki yazılarım&lt;/a&gt;danda anlayacağınız üzere hiçmi hiç haz etmediğim israil tarafından.. ancak birde olayın paranoyak bakış açısı ile değerlendirilmesi var..&lt;br /&gt;Ben bu İHH'yi ve bu derneğin başkanını hiç samimi bulmuyorum.. Gün gelecek bu adamda birşey çıkacak.. bu kanıya nereden vardığıma gelince.. elimde objektif olan birşey yok tamamen subjektif ve kendime has olan çıkarımlarım.. belki birazda küçük parçaları birleştirerek büyük resmin ne olduğu hakkında fikir yürütmek ve belkide bir sonraki yazımda gecikmeli olarak bu konudaki fikirlerimi ve çıkarımlarımı yazarım kimbilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Türkiye - İsrail ilişkileri &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;:&lt;/span&gt; alçak koltuk krizi, protesto, rövanş derken tırmanan gerilimde en ağır sonuç yardım gemilerine yapılan saldırı oldu.. Türkiye bence tarihinin en iyi dışişleri bakanı ile müthiş bir prese başladı. Uluslarası camiada israile yakınlığı ile bilinen Fransa ve Amerika bile bu pres karşısında israili yalnız bırakmak zorunda kaldı (en azından bu olayda) .. Gel gelelim Türkiye geçtiğimiz hafta öyle birşey yapabilirdiki bu gemi olayının rövanşını fazla fazla alabilirdi. Belçikaya giden İsraile ait ve içerisinde kalburüstü yetkileri taşıyan askeri bir uçak hava sahamızı kullanmak istemiş ancak izin verilmemişti.. Türkiye o uçağı vurur o intikamıda alırdı ama.. o zamanda israilden farkmız kalmazdı.. Eskilerin dediği gibi.. hayvanla hayvan olmayacaksın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Dünya Kupası :&lt;/span&gt; Lan lanet olsun o vuvuzela denilen bi naneye benzemeyen arı kovanını andıran sesi çıkartan şeyi icad eden kara kuru adama.. ne maç izleti ne keyif bıraktı.. en heyecanlı maçı izlerken bile o uyuz şey insan beynini uyuşturmak suretiyle heyecan bırakmadığı gibi uyku bile getiriyor! , Ayrıca Final Arjantin-İtalya yada İspanya olur demiştim.. Tek İspanya kaldı.. görünen o ki sanırım. Final Almanya-İspanya olacak gibi.. Uruguay-Gana maçı bence bol heyecanlı bir maçtı tek anlamadığım Gana teknik Traktör'ü (Direktör değil bence resmen Traktör!) A.Gyan denilen adama nasıl o kadar tahammül etti.. ve üstüne üstlük dakika 120'de penaltıyı nasıl o yontma taş devrinden kalma yontulmamış hıyara kullandırttı! Lan Appiah'a attır. takımda başka adam yok gibi. maç başından beri abanmaktan başka bişey yapamamış her atağı harcamış kendine gelen her topu ya heba etmiş ya kaptırmış adama dakika 120'de kazanılan penaltıyı kullandırt! Ben çıldırdım izlerken.. o Traktör nasıl sakin kalabildi anlamıyorum.. Bu arada finale Uruguay yada Paraguaydan biriside sürpriz yapabilir diyorum.. aslında grup maçları oynanırken Uruguay, Paraguay, Honduras'dan birisi sürpriz yapabilir diyordum. Honduras gitti kaldı 2 sürpriz yumurta! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse şimdilik bu kadanak :) ..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-5907335826027838224?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/5907335826027838224/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=5907335826027838224' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5907335826027838224'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5907335826027838224'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2010/07/nisandan-bu-yana.html' title='Nisandan bu yana..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-6397828469337654767</id><published>2010-04-24T06:26:00.000-07:00</published><updated>2010-04-24T06:43:13.566-07:00</updated><title type='text'>Sular Çekiliyor</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.rojinliyiz.com/customavatars/avatar126455_2.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 175px; height: 121px;" src="http://www.rojinliyiz.com/customavatars/avatar126455_2.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hepimizin bildiği bir söz var..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify; font-family: verdana;"&gt;&lt;blockquote style="color: rgb(204, 0, 0); font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Sular yükselince balıklar karıncaları, sular çekilince karıncalar balıkları yer"&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Farkettinizmi Türkiye'de sular çekiliyor.. Bugüne kadar büyük bir iştahla karıncaları yiyenler, ezenler, hor görenler, saygı göstermeyenler kendi yapmadıklarını bugün "&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;karıncalar"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;dan bekliyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinde yaşadıkları&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt; "göl"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;ün sadece kendilerine ait olmasını, nehirlerle, okyanuslarla birleşmemesini, küçük ve kendi kontrollerinde kalmasını isteyenler bugünlerde çok kızgınlar.. bugüne değin kuralları biz koyarız siz uyarsınız modunda olanlar devranın değişmesini sindiremiyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysaki bilmelilerdi..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(204, 0, 0);font-size:85%;" &gt;"Keser döner, sap döner.. gün gelir hesap döner"&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İşte o dönüm noktasına çoktan geldik.. Keser döndü.. sap döndü.. Şimdilerde 4 senedir hesap masada tek taşa dönüyor.. ama en nihayetinde hesap bu masada&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt; "balıklara"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; kaldı..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-6397828469337654767?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/6397828469337654767/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=6397828469337654767' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/6397828469337654767'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/6397828469337654767'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2010/04/sular-cekiliyor.html' title='Sular Çekiliyor'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-7493481069744014544</id><published>2010-03-23T15:48:00.000-07:00</published><updated>2010-03-23T16:30:56.406-07:00</updated><title type='text'>Kapılar, Hayatlar, Sonuçlar..</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://arsiv.ntvmsnbc.com/modules/slideshow/VeInsan20061113/images/02.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 224px; height: 149px;" src="http://arsiv.ntvmsnbc.com/modules/slideshow/VeInsan20061113/images/02.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Her insanın şüphesiz izlediği bir yol, yaşadığı bir hayat ve vardığı bir sonuç vardır. Ancak kader öyle bir örgüdür ki, siz anlamadan bir yoldan çıkmış başka bir yola girmişsinizdir.. ve değişen sonuç sadece sizi ilgilendiren "kişisel sonuç" değil tüm dünyayı etkileyen "global bir sonuç" olabilir..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify; font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;Papazlık, Boksörlük, Çiftçilik, Ressamlık, bunlar sadece aklıma gelenler.. eğer bazı kişiler bu saydığım mesleklerde başarısız olmasalar dünyanın kaderi bugün çok farklı olabilirdi. Nasılmı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer Lenin devam ettiği papazlık okulunda asi ve başarısız bir öğrenci olmak yerine uysal bir öğrenci olsa belki komünizm devlet yönetim biçimi olarak hiç doğmayacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer John Sirica, Boksör olmak için gittiği miami'den hukuk fakultesini kazandığında dönmemiş olsaydı. belkide amerikayı sallayan watergate skandalı hiç patlak vermeyecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer Hitler ressam olabilse belki 2. dünya savaşı hiç yaşanmayacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer Ulysses S. Grand çiftçilikte başarılı olsaydı. Hiç bir zaman amerikan başkanı olamayacak ve belkide amerikan iç savaşı çok farklı bir yerde, çok farklı sonuçlarla bitecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi bunlar olsaydı/olmasaydı minvalinde değerlendirildiğinde bu şekilde yorum yapabiliyoruz. ya kısmi ihtimaller. Örneğin Lenin papazlıkta başarılı olsa ama hitler ressam olamasa ve diktatör olsa belki şimdi rusya almanyanın bir eyaleti olacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat ne garip bir sistem ki, sosyal hayatta başarısız olanların nedense siyaset ve askerlikte başarıya ulaştıklarını görüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela Abraham Lincoln'ün Amerikan başkanı olmadan önce tam 55 farklı başarısızlık tattığı ancak 56. defada amerikan seçimlerinde başarılı olarak amerikaya başkan olduğunu okumuştum. Abraham Lincoln ilk denemesinde başarılı olsa muhtemelen asla amerikaya başkan olamayacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika'da hamburger'i ilk bulan kişinin bunu satacak bir pastane/restoran bulabilmek için tam 6000 görüşme yaptığını biliyormusunuz. Her defasında "bu tutmaz" denilerek reddedilmiş ancak yılmamış bir girişimci olarak 6001'ci denemede bir pastane ile anlaşan bu kişi Burger King'in (Başka bir rivayete göre McDonalds) temellerini atmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabiki Edison'uda unutmamak lazım. Bugün hemen her aşamada onun icatlarından istifade ediyoruz. En bilinir icadı ampul, kendisi ampul'ü icad etmek için 1000'den fazla deney yapmış ve başarısız olmuş. Bunu kendisini aşağılamak için kullanan düşmanlarınada ampulu bulduktan sonra şu cevabı vermişti. "Ben ampülden önce, ampül yapamamanın bin yolunu buldum"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya Edison 5. yada 10. denemede bu iş olmayacak diye vazgeçmiş olsaydı? Kimbilir belki hâla gaz lambası ile oturuyor olurduk akşamları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saymış olduğumuz kişilerin tamamı, hayatları ile "dünyanın kaderine" etki etmiş olan kişiler. Ancak onlar hayatlarını yaşarlarken bunu bilmiyorlardı. Zira biz içinde bulunduğumuz hayata dışarıdan bir gözle bakamadığımız için "büyük resmi" çoğu kez göremiyoruz. Dolayısı ile yaptıklarımızı/yapmadıklarımızı "o an"a göre değerlendiriyoruz. Ancak hayatımız bir kitap olsa bunu okumuş olsak nerede ne yaptığımızda bizi nereye götüreceğini biliyor olsak o zamanda bir anlamı olmayacaktı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinde bulunduğumuz o an'ki ihtiyaçlara göre çok basit bir mantıkla yaptığımız tercihler, seçimler gün geldiğinde sizi çok farklı yerlere götürebilir. Eğer John Sirica, babasını kırmamak için Miami'den evine dönmemiş ve hukuk okumamış olsa bugün belki amerika bulunduğu konumda olmayabilirdi. Ancak şunu düşünün Sirica geri dönerken amacı "Hukuk okuyup yolsuzlukları aydınlatacağım" idealistliği değildi. Amacı "babasını üzmemek" gibi çok basit bir mantıkla insani kriterlere göre alınmış anlık bir karardı. Hoş ki bu kararı babasını üzmediği gibi günümüz itibariyle birçok amerikalıyıda sevindirmiştir ki oda bu tercihin bonus puanıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani filmlerde, maçlarda görürüz ve duyarız kader anı/kırılma anı/dönüm noktası gibi tabirler kullanılır sık sık. John Sirica'nın eve dönmeye karar verdiği uzun uzun düşündüğü o gece bence amerikanın dönüm noktalarından birisidir. Hitler'in ulusal tartışmalara katılmaya başladı o ilk toplantı avrupanın ve başta almanyanın kader anıdır. Lenin'in papaz okulundan atılmasını sağlayan tasdiknameye müdürün imza attığı o an Rusyanın kader anıdır. Ancak o an için hiç kimse bunun farkında değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz.Yusuf'da kuyuya atıldığında belki "Mısır'a Sultan" olacağını bilmiyordu.. Ancak gel görki Mısırın sultanlığına giden yol, kuyunun dibinden geçiyordu. Ne yanından ne sağından tam olarak dibinden..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-7493481069744014544?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/7493481069744014544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=7493481069744014544' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/7493481069744014544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/7493481069744014544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2010/03/kaplar-hayatlar-sonuclar.html' title='Kapılar, Hayatlar, Sonuçlar..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-7884730634150977255</id><published>2010-03-05T17:00:00.000-08:00</published><updated>2010-03-05T18:06:41.437-08:00</updated><title type='text'>Ne için yaşıyoruz</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://lh4.ggpht.com/_hI58GiOrRck/SQ2_pf215iI/AAAAAAAAARA/ZTnvTW-Nb8E/%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BCk.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 284px; height: 227px;" src="http://lh4.ggpht.com/_hI58GiOrRck/SQ2_pf215iI/AAAAAAAAARA/ZTnvTW-Nb8E/%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BCk.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Son 5-6 yazıma bakacak olursak genelde hayat, memat meselelerine fazlaca takıldığımı ve zamanın avuçlarımızın arasından sessizce ve farkettirmeden akıp gitmesine ciddi ciddi kafayı taktığımı eminim sizlerde farketmişsinizdir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Aslını isterseniz aklı başında her insanın bunun idrakinde olduğunu düşünüyorum. Zira ben aklımı 2009 yılına girerken aldım başıma.. Zira geçen zamanın bir daha geri gelmeyeceğinin idraki bende o vakte tekabül ediyor.&lt;br /&gt;Bir daha tekrar şansı olmayan bir hayat var elimizde ve biz ne için, neyle, nasıl ve neden yaşıyoruz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben şu aralar iyiden iyiye baba olma piskozuna girmiş durumdayım. Ne yapiyorsam oğlum/kızım için modundayım gerçi birazda işin gırgırındayım ama yatırımlarımız, planlarımız hep şu an yolda olan bebiş efendinin keyfi için :) Gerçi hoş bir zaman sonra o yaptıklarımızı beğenmeyecek, biz başında bütün gece uykusuz dikileceğiz sağlığı için ama o ileride belki bir bardak suyu getirmeye üşenecek.. Bunlarında farkındayım ve hayatta geri dönülmez bir yolun başında olduğumu hissediyorum. Artık ne rahat rahat sinemaya gidebileceğiz nede kafamızın estiği gibi gezebileceğiz ;) Artık hayatımıza yeni bir kavram giriyor.. çocuk :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklu bir dünyada "dünya turuna çıkmanın" hayalini bile bir daha kuramayabilirim demek bu :) ve Serseri ruhumun içten içe tutuşmasını sağlayan, mıknatısın demiri çektiği gibi ruhumu kendisine çeken o canlı metal Harley Davidson Nightrod alma hayalinede şimdi el sallıyorum uzaktan :) nede olsa artık aile arabası gerek. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0);"&gt;"Bu hayat, Beşiktaş sahilinden karşıya baktığımız da gördüğümüz anadolu yakası ve kız kulesi manzarası gibi birşey.. Yarın orada olacağının garantisi yok. Ama her baktığımızda orada"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Hayatta ne çok şey istiyoruz ve birçoğunu ya yapıyoruz ya yapamıyoruz. Ancak isteklerimiz tahterevallinin iki ucundaki iki farklı nesne gibi düşünülebilir. Birisi yukarı çıkarken diğer ister istemez aşağı iniyor.. Yani her zaman birinin olması için birinin yitip gitmesi gerekebiliyor. Tahterevallide paranın olduğu tarafı yükseltmek istediğimde emek,zaman ve sağlığımdan bir miktar feda ettim. Bazı şeyleri satın almak istedim. Ekonomik özgürlüğümü feda ettim. Ve şunu anladım şu hayatta insanın her istediği gerçek olmayabiliyor. Olayında para ile hiçbir alakası yok. Zenginlikle hele hele hiç yok. Zengin olanların herşeyi istediği gibi yaptığını düşünen arkadaşlara 3 satır yukarıda bahsettiğimiz tahterevalli teoremini hatırlatırım. sizce o zenginlik yada para onlara durduk yerde göktenmi indi? tabiki hayır ve hepsi o zenginliğe ulaşmak için birşeyleri verdi. ve şimdide korumak için veriyorlar.&lt;br /&gt;Siz hiç Ahmet Nazif Zorlu'yu McDonald'sda hamburger yerken gördünüzmü? hayır görmediniz. Sabancı holding'in başı Güler Sabancı'yı hiçbirşeyi umursamayan bir tavırla Eminönü'nde balık ekmek yerken gördünüzmü? hayır görmediniz ve göremeyeceksinizde, Rahmi Koç'un converse ve kot giydiğini gördünüzmü göremediniz ve göremeyeceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niçin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü onların seçtiği yaşamda tahterevallinin yukarıdaki ucu, yukarı çıkabilmek için bu saydıklarımızın hepsinin yapılmasını sağlayan şeyi aşağı indirdi. O şey ise Özgürlük..  Geçen yıl Rahmi Koç'un bir ropörtajını okumuştum. hayatında çok radikal değişikliklerin hiç olmadığını hemen hemen hergünün rutin olduğunu giyim tercihlerinin pek değişmediğini vs. anlatan uzun bir röportajdı.. Ne kadar kısıtlı bir hayat diye düşünmüştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demekki insanın istediklerini yapması için zengin olması değil özgür olması gerekiyor. İşte onun için tahterevallide zenginliği yukarı çıkartmak için uğraşmamak gerek diye düşünüyorum. Yukarıda olanın Özgürlük olması gerekir ki, bir kere gelinen şu hayatta insan hayatını kısıtlamalara takılmadan ve aldırmadan kendi yaptıkları ile kendini bağlamadan yaşayabilsin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer özgür değilseniz, Özgürlük için yarın bile çok geç olabilir.. Erken müdahalenin hayat kurtardığı günümüzde, Bir sabah radyoyu açtığınızda boğuk bir sesin sizden bahsettiğini duyarsınız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Umutsuz bir hasta için acil A RH + Özgürlük aranıyor"&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-7884730634150977255?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/7884730634150977255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=7884730634150977255' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/7884730634150977255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/7884730634150977255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2010/03/ne-icin-yasyoruz.html' title='Ne için yaşıyoruz'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh4.ggpht.com/_hI58GiOrRck/SQ2_pf215iI/AAAAAAAAARA/ZTnvTW-Nb8E/s72-c/%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BCk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-5108119766572788479</id><published>2010-01-31T17:01:00.000-08:00</published><updated>2010-01-31T18:03:25.132-08:00</updated><title type='text'>Hayatımda eksik kalan birşeyler(mi) var !?</title><content type='html'>&lt;p align="justify"&gt;Aslında herkese oluyormu bilmem.. hayatında birşeylerin eksik kaldığı hissine kapılmak fiili, zaman zaman bana oluyor.. Herşey yolunda giderken rayında giderken dahi olabiliyor insanın içinde birşeylerin eksikliğini hissetmektende kaynaklanabilen bir garip hüzün. Hani bazılarımızın "keşke"leri vardır. belkide bu eksiklikler o "keşke"lemelerdir.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Gerçi şuda bir düşünce ki, her "keşke" ancak en az iki ihtimalli durumlarda karşımıza çıkar. ve daima seçmediğimiz içimizde bir "keşke" yada bir "acı" bırakır.. eğer seçtiğimiz alternatif bizim canımızı sıkmışsa şayet işte o zaman "keşke"miz "acı" olma yolundadır.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;İnsan daima seçmediğini yada seçemediğinin acısını çeker. aslında bizler sadece "hangi acı"yı çekeceğimizi seçeriz ve bunuda doğrudan yapmayız. karşımıza gelen iki ihtimalden birini seçeriz ve diğeri daima içimizde kalır. hele ki onuda deneme şansımız kalmamışsa , ve biz ilk tercihi yaparken kendimiz için en iyi olanı seçmişte olsak.. diğer içimizde daima bir "acaba"dır.. ve bu "acaba" bir yerden sonra "keşke"leşir ve belkide tadı "acı"laşır..&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;Örneklendirecek olursak,&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;Ahmet diye 19 yaşında bir karakterimiz olsun ve bu genç bir karakter olsun. Ahmet'in önünde iki yol vardır. Ahmet ya Üniversiteye gidecektir yada Altyapısında oynadığı klubün A takımına gidip profesyonel futbolcu olacaktır. Ahmet bunların ikisinin aynı anda yürümeyeceğini çok iyi bilmektedir. ve bu Ahmetin hayatında bir yol ayrımıdır. Ahmet Üniversiteye gitse mezun olsa bir işe girse yönetici dahi olsa, asla bir futbolcu kadar kazanamayacaktır ve olaya tamamen sportif açıdan baksa dahi haftasonu arkadaşları ile yaptığı halısaha maçları dahi onu tatmin etmeyecektir. bu durumda "acaba" sorusu daima aklını meşgul edecektir. bir süre sonra Ahmet'in işyerinde işler yolunda gitmemeye başlasa ve Ahmet'in işsiz kalma riski ortaya çıksa "acaba" sı gidecek ve yerine "keşke" gelecektir.. ve Ahmet işsiz kalmaması gereken kritik bir dönemde işsiz kalırsa ve bu bir takım edimlerini yerine getirmesini engellerse bu durumdada bu "keşke" ona koskoca bir "acı" olarak yansıyacaktır.. Ahmet'in futbolculuğu seçtiğini düşünelim ve bunda başarılı olamadığını ancak başkada bir çıkış yolu bulamadığını düşünelim Ahmet A takıma seçilmenin hayalini kurarken birden bire 2. hatta 3. lige kadar gitti diyelim. o zaman Ahmet "acaba" okusam dahamı iyi olacaktı demekten kendini alamayacaktır. kadro dışı kalma, sakatlanma durumlarında klüp bazı şeyleri karşılamadığında yada Ahmet takımdan kovulacak olursa o durumda o acaba bir "keşke"ye dönüşecektir.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt; ve nihayet Ahmet işsiz kaldığında yada parasız kaldığında okumamanın "acı"sı içine çökecektir.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;İşte bu örnekten de görüyoruz ki insanın eksikliğini hissettiği şey daima seçmediği seçenektir. A şıkkını seçerse B, B şıkkını seçerse A daima eksik kalacaktır. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Herkesin kendi hayatında &lt;strong&gt;"acaba"&lt;/strong&gt;ları, &lt;strong&gt;"keşke"&lt;/strong&gt;leri ve &lt;strong&gt;"acı"&lt;/strong&gt;ları vardır..&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Hiç şüphesiz ki benimde var, ama ben bir yol buldum.. illaki hatırlayanlarımız olacaktır. Fizikte , Elektronik'te , Kimya'da dahi karşımıza gelen bir metod vardır "nötrleme" deriz. her &lt;strong&gt;-&lt;/strong&gt; için bir&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;+&lt;/strong&gt; feda ederiz ve bunları "sıfırlarız" yada "nötrleriz"&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Ben böyle yapıyorum her "keşke"yi hayatımda "iyiki" dediğim birşeyle "nötr"lüyorum.. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Mesela;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Harley Davidson Night Rod alamadım ama "iyiki" bir ev aldım (çok şükür) , &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Diyorum ve bir acı ile bir mutluluğu nötrlüyorum.. Acı daha büyükse mutluluk onun bir kısmını nötrlediği için acı küçülmüş oluyor.. Mutluluk büyükse acıyı sildiği gibi üstüne bir miktar gülümsemede bu nötrlemeden bozuk para misali elimizde kalabiliyor. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Aslında insanın acıyada ihtiyacı var. Mesela bir tohum önce kendini sonra toprağı çatlatacak ki boy verebilsin.. Ya da ipek böceği o acıyı çekecek ki kelebek olabilsin. İşte bunuda düşündüğümüzde silemediğimiz acılarla mutlu olmayı öğrenmiş oluruz. &lt;strong&gt;Zira her acı kendisinden sonra gelecek mutluluğun değerini bilmemizi öğreten bir öğretmendir&lt;/strong&gt;. İşte bundan dolayıdır ki mutluyum. hayatımdaki eksiklikleri bazı acılarla kapatmak hem tasarruf oluyor insanın hayatında hem "acı"yı "acı" olmaktan çıkartıyor.. Hepiniz görmüşsünüzdür çocukluğunuzda annelerimizin yağ bittiğinde yağ kutularını saksı yaptığını.. Bu öyle birşey işte "acı"yı bir yerde kullandığın zaman artık o "acı" olmuyor.. tıpkı saksı olan yağ kutuları gibi yeni birşeye dönüşüyor. Annenizin saksı yapmasından sonra nasıl artık o yağ kutusunu "yağ kutusu" olarak değilde "saksı" olarak adlandırıyorsanız bu da öyle .. Bi nevi somut şeylerde olduğu gibi alabildiğine soyut olan değerlerde de tasarruf yolunu benimsemek gerekiyor.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Mesela "acı" yı yaygın olarak yapılan ve benimde zaman zaman yaptığım gibi bir "motive" aracı olarak kullanabilirsiniz. ve artık o bir zaman sonra sizin "acı"nız değil, sizi hedefe götüren bir "araç" olur. Buda hayatınızda olumsuz yer tutan bir şeyi olumluya çevirmek demektir. "Soyut tasarruf" bir manada da..&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;"Acı"yı motive için en iyi nasıl kullanırım diyorsanız mesela bi "Monte Kristo Kontu" , bi "Esaretin Bedeli" yada bi "Prestige" filmlerini izlemenizi tavsiye ederim. Hoş şu aralar TV'lerde Monte Kristo Kontu'nun çakması olarak Ezel diye bir dizi arzı endam ediyormuş onuda izleseniz aynı sonuca varırmısınız bilemem :)&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Yaradılış gereği herkesin bir yarası vardır. Kimisi güzel değilim der kendinde bu yarayı bulur. Kimisi zengin değilim der bunu görür.. ama herkesin bir yarası vardır.. İşte bu yaraları deşenlerin ortaya çıkardığı pervasız acıyı, siz acının kaynağını ortadan kaldırmak için kullanın. bi nevi acınızı acınızla vurun ki. Bir daha çıkmasın.. Acıyı deşenede sağlam bir kapak olsun..&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;ve kapaklarınızı biriktirin.. Belki bir kampanya olur 3 kapak getirene bir mutluluk verilir.. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Kader müthiş büyüklükte kusursuz bir örümcek ağı gibi.. elinizin değdiği hangi ipin hangi ilmeğin geleceğinizde neyi değiştireceğini bilememek o kadar düşündürücü ki, bu işin ciddi ciddi hakkını verecek olsak nefes dahi almakta zorlanmamız gerekiyor.. İşte bilerek yada bilmeyerek yürüdüğümüz hayat yolunda dokunduğumuz bir ip yada ilmek öyle bir kördüğüm olabiliyor ki her elinize geldiğinde canınızı yakıyor. yada öyle bir perde açıyor ki önünüzde size sefasını sürmek kalabiliyor.. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Çok duymuşsunuzdur insanların şükrederken "Allahım verdiğin nimetlere hamdolsun" dediğini..&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bence bunun doğrusu şöyle olmalı ,&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;"Allahım verdiğin &lt;strong&gt;ve vermediğin&lt;/strong&gt; nimetlere hamdolsun" ..&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Zira dünyalık adına öyle nimetlere boğulursunuz ki malınızın hesabını bilmezsiniz önünüzü göremezsiniz.. Gün gelir , &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;a href="http://www.haber7.com/haber/20100131/Halis-Toprak-Kendimi-rezil-ettim-bitirdim.php"&gt;Halis Toprak gibi "keşke" eşek sırtında mal sattığım günlerde kalsaydımda böyle olmasaydım! dersiniz.&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;İşte bu açıdan bakıldığında "verilmeyenlere"de şükretmek gerekir ki.. kaldıramayacağımız "acı"ların altında kalmayarak derin "keşke"lere mahkum olmayalım..&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-5108119766572788479?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/5108119766572788479/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=5108119766572788479' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5108119766572788479'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5108119766572788479'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2010/01/hayatmda-eksik-kalan-birseylermi-var.html' title='Hayatımda eksik kalan birşeyler(mi) var !?'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-3267853189611454884</id><published>2010-01-25T01:32:00.000-08:00</published><updated>2010-01-24T15:32:45.436-08:00</updated><title type='text'>Taraf-sızmıyız- ?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ben,&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Terörle , Törelerle , Tabularla , Tabutlarla , Taburlarla , tanınmış,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm tarafları, Tankla, Topla, Tüfekle, Taranmış..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuzaklar, Taaruzlar, Trajedilerle, Tahriklerle, Travmalarla, Tehditlerle, Tavizler, Tacizler, Tuhaf Tezgahlarla, Tüketilmiş, Tıkanmış, Terslenmiş, Terkedilmiş, Terkettirilmiş, Tepkisizleştirilmiş,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm Tahammülü Tükenmiş,&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt; TÜRKİYE&lt;/span&gt;'nin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tavrı, Tepkisi, Tepkilisi, Tetiği, Teşebbüsü, Tecellisi, Tercümesi, Tabiri, Tarifi, &lt;span style="color: rgb(0, 51, 51); font-weight: bold;"&gt;T&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(0, 51, 51); font-weight: bold;"&gt;ara&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 51, 51); font-weight: bold;"&gt;f&lt;/span&gt;ıyım.&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 51, 51);"&gt;T&lt;/span&gt;&lt;em style="font-weight: bold; color: rgb(0, 51, 51);"&gt;ara&lt;/em&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 51, 51);"&gt;f&lt;/span&gt;'ım&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img246.imageshack.us/img246/8247/tarafuserbarcopyfp4.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 350px; height: 19px;" src="http://img246.imageshack.us/img246/8247/tarafuserbarcopyfp4.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-3267853189611454884?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/3267853189611454884/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=3267853189611454884' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/3267853189611454884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/3267853189611454884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/12/taraf-szmyz.html' title='Taraf-sızmıyız- ?'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-2345046595390890922</id><published>2010-01-06T03:30:00.000-08:00</published><updated>2010-01-06T04:46:02.109-08:00</updated><title type='text'>Hayatım Benim..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/S0R0lsUc_zI/AAAAAAAAAHY/gVdwVsNDEjI/s1600-h/Life+is+good.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 152px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/S0R0lsUc_zI/AAAAAAAAAHY/gVdwVsNDEjI/s200/Life+is+good.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423588042161848114" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bundan bir müddet önce Başarılı insan diye bir yazı yazmıştım. Orada batılı bir düşünür olan Alfred de Vigny'in bir sözünden yola çıkarak kendi mini sentezimi yapmıştım. Alfred de Vigny şunu söylemişti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;"Başa&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;strong&gt;rılı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt; insan, Ergin yaşa geldiğinde çocukluk hayallerini gerçekleştirebilmiş olandır"&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ben yapmış olduğum sentezin sonunda başarılımısın diye bana sorulursa başarısız değilim derim ancak b&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;aşarılımısın sorusunun bana sorulma vakti henüz gelmedi demiştim. Zaman çabuk geçti ve şu anda o yazının üzerinden nereden baksanız 5 ay aktı gitti şimdi o sorunun bana sorulma zamanı geldi.. Başarılımıyım ?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Evet Başarılıyım. Ama kime göre neye göre. Kalkıpta kendimi Rahmi Koç'a göre başarılı buluyorum demedim zaten :) kendime göre başarılıyım. Çünkü çocukluk hayallerimin %80'ini hemen hemen hayata geçirmeyi başarmış bir adam görüyorum kendime baktığımda.. ve bu adam mutlu..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu adamın Çocukluk hayallerinden geriye gerçekleşmek için bekleyen tek nesne kaldı. Geri kalanları tamamladı. Sağlam bir işe sahip oldu, Güzel bir evlilik yaptı, Herkesin yarıştan düğtüğü ve artık tamam dediği anda gerilerden geldi ve yola devam etti. Bu yolun ismi eğitimdi.. ilkokul öğretmeni onu severdi oda ilkokul öğretmenini severdi. Ama öğretmenin ondan umudu yoktu. Belkide onun haylazlıklarıydı öğretmenini umutsuz kılan, öğretmenin elbette umutlu olduğu öğrencileride vardı, ve Fen lisesi sınavları için öğretmen onları hazırlarken umutsuz olduğu öğrencilerini "top oynamak" için bahçeye salıyordu. Çocuk aklı oyunu daha tatlı bulduğu için hiç dert etmiyordu "acaba biz neden diğerleri ders yaparken &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;top oynuyoruz" diye dertlenmiyordu.. Çünkü çocuk kalbi o ayrımı anlayamamıştı.. bahçedekiler aslında siyah civcivlerdi.. Hoş olanda şuydu. Öğretmenin özel olarak üstüne eğildiği ve eğittiği beklenti içinde olduğu başarılı olacağını öngördüğü öğrencilerin tamamı o sınavda.. onlarında içinden büyük bir kısmı hayat sınavında başarısız gördüklerinin gerisinde kaldı..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Yıllar sonra bir gün bu adam bir belediye otobüsünde karşılaştı öğretmeniyle.. hasbihal hoş beş derken öğretmen önce neler yaptığını nerelerde olduğunu fln sordu.. ve daha sonra aldığı cevaplar karşısında yüzünde bir tebessüm oluştu.. takdir eden bir bakışla ve başını öne doğru bir kaç kez sallayarak &lt;em&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;"afferim evladım. geçte olsa anladım ki biz ne kadar su versekte, herkes kendi içinde kendi tohumunu saklıyor. Çınar ağacının tohumu çimene göre geç çatlasada onu zaman büyütüyor. biz ise tohumdan her erken çıkanı başarılı, geç kalanı başarısız addetmişiz"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; dedi.. Bu adam o gün otobüsten indiğinde kendisi için geç gelen bu zafere sevinmişti.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Üniversite, iş derken evden çıkalı 8-9 sene olmuştu ki bu adamın evlilik çaldı kapısını. Beklediğinden daha erken gelmişti. Ama güzel bir evlilik yaptı. Kendisi için güzel bir zafer daha kazanmıştı. Çünkü evlilik konusunda hassastı ve yaptığı evlilik tamda istediği gibiydi.. Kısacası bu adam mutluluğuda bulmuştu..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu adam daha 6-7 yaşlarındayken, bazen mahallenin top sahahısına giderdi. ve top sahasının yanında "çatısında penceresi ve balkonu olan bir ev" vardı kocaman.. Büyüyünce kendisininde böyle bir eve sahip olacağı hayalini kurar ve buna dalıp gittiğide olurdu. Bu adam o eve hep imrenerek ve gıpta ile &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;bakardı. yanından geçerken her detayını çocuk kriterlerine göre inceler ve sıradışı bulurdu.. Yıllar çabuk geçti bu hayaller belkide 2o yıl geride kalmıştı. Bu adam o hayali çoktan unutmuştu.. Ama geçtiğimiz günlerde kurduğu hayaller yakaladı onu ve hayalindeki "çatısında penceresi ve balkonu olan ev" çıkageldi karşısına, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Öyle ya hatırladı o unuttuğu hayali.. Bu sefer gerçekleştirmesi için hayali bulmuştu onu.. Ama artık bu adam büyümüştü. Kriterler değişmişti çocuk kriterlerin yerine ev'in yeni binamı eski binamı olduğu, depreme dayanıklılığı, ulaşıma yakınlığı gibi istanbuk kriterleri ağır basmıştı.. ama içinde atıp durmakta olan çocuk kalbinin hayalleri kaldırmıştı ağır basan bütün kriterleri. ve bu adam karıncadan ibret almıştı.. boyundan çok büyük yükün altına girmeyi.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Önce bi araştırma yoluna gitti. Etrafına bakındı. Çevresindeki insanların çoğunun 40 yaşına geldiğinde evi yoksa daha sonra ev sahibi olamadığını gördü. Eve baktı ev güzeldi. hemen sokağın başında kocaman devasa bir park vardı. Burada ileride olacağını umud ettiği çocuğu ile oyun oynayabileceğini ve çocuğu için oyun alanı olduğunu gördü. Az ileriside zaten okuldu. Çocuk okula giderken en fazla 5 dk ya yürüyecek ya yürümeyecekti. Evin 1 km ilerisinde çok büyük bir hastane yapılıyordu ki buda büyük bir artıydı.. asıl önemli olan ise sokağın diğer başı ile caddenin kesiştiği yere metro yapılıyordu. Bu sefer çocuk kriterleri, yerine ekonomist/yatırımcı kriterleri ile düşünmüştü ve yaptığı değerlendirme neticesinde şunu gördü daha borcu bitmeden ev kendi değerini 3 yada 4'e katlayacaktı. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Her ne kadar Al/sat amacıyla bir yatırım olmasada mülkün değerlenmesi elbette güzeldi. Düşündü. Terası büyütmeyi.. Terası cam balkon yapmayı.. Yağmur damlaları o cama vururken başını kaldırdığında &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;bütün bulutları görerek o balkonda sıcak çay yudumlamak çok güzel olacaktı. Terasın bir köşesine orta ölçekli bir teleskop koymayı düşündü.. Sıcak yaz akşamlarında yıldızları izlemek güzeldi.. ancak yakından görmek daha tatlı olabilirdi.. Hem ileride çocuğu içinde güzel bir meşgale olabilirdi bu teleskop.. tabi kendisinden çocuğuna zaman kalırsa :) Sonra terasın bir kısmınıda mini bir atölye yapmayı düşündü. Eli birazda olsa yatkındı bişeyler yapmaya.. Ev için aksesuar bişeyler yapabilirim yada ne bileyim biraz zorlarsam kendime göre birşeyler çıkartabilirim diye düşündü..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;ve yarın inşallah bir aksilik olmazsa, bu adam bütün bu hayallerin tapusunu almaya gidecek.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Hem kimbilir belki ev aldık diye çocuk gelir, yada çocuk gelirken ev getirir :) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Geriye sadece 1 tane hayalim kaldı gerçekleşmeyi bekleyen.. ama onu sizde çok seveceksiniz.. resmi aşağıda..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;Tanıştırayım,  &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Harley Davidson ~ Night Rod Special &lt;span style="color: rgb(153, 153, 153);"&gt;VRSCDX&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://static.squidoo.com/resize/squidoo_images/-1/draft_lens4779432module34835802photo_1242841328harley-davidson_vrscdx_night_rod_special2007.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 474px; height: 378px;" src="http://static.squidoo.com/resize/squidoo_images/-1/draft_lens4779432module34835802photo_1242841328harley-davidson_vrscdx_night_rod_special2007.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-2345046595390890922?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/2345046595390890922/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=2345046595390890922' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/2345046595390890922'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/2345046595390890922'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2010/01/hayatm-benim.html' title='Hayatım Benim..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/S0R0lsUc_zI/AAAAAAAAAHY/gVdwVsNDEjI/s72-c/Life+is+good.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-5783936373491243955</id><published>2009-12-14T13:55:00.001-08:00</published><updated>2009-12-20T08:07:15.671-08:00</updated><title type='text'>Beşiktaşk!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/Sy5Ln_c6h6I/AAAAAAAAAHQ/9EI3oV0Wt9I/s1600-h/Besiktas-Typography.png"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 125px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/Sy5Ln_c6h6I/AAAAAAAAAHQ/9EI3oV0Wt9I/s200/Besiktas-Typography.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417350552192976802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/Sya8r8DG2bI/AAAAAAAAAHI/A1YzOJ_4gpA/s1600-h/Beşiktaş-4-.png"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 149px; height: 93px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/Sya8r8DG2bI/AAAAAAAAAHI/A1YzOJ_4gpA/s200/Beşiktaş-4-.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415223064999156146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/Sya17DnsUsI/AAAAAAAAAG4/dXD_4R5AU08/s1600-h/Beşiktaş-2-.png"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 151px; height: 94px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/Sya17DnsUsI/AAAAAAAAAG4/dXD_4R5AU08/s200/Beşiktaş-2-.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415215628148298434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/Sya1lYaO_qI/AAAAAAAAAGw/jNfxTz7-3p0/s1600-h/Beşiktaş-1-.png"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 152px; height: 95px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/Sya1lYaO_qI/AAAAAAAAAGw/jNfxTz7-3p0/s200/Beşiktaş-1-.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415215255771872930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El emeği göz nuru..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-5783936373491243955?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/5783936373491243955/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=5783936373491243955' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5783936373491243955'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5783936373491243955'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/12/besiktask.html' title='Beşiktaşk!'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/Sy5Ln_c6h6I/AAAAAAAAAHQ/9EI3oV0Wt9I/s72-c/Besiktas-Typography.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-3662964957329507649</id><published>2009-12-07T22:33:00.000-08:00</published><updated>2009-12-08T03:10:25.543-08:00</updated><title type='text'>Karpuz Kabuğundan Gemiler'in "Kaptan"ına</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/Sx4mjGF9ZNI/AAAAAAAAAGo/IglRAsn1b_k/s1600-h/AU.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412806186518799570" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; CURSOR: hand; HEIGHT: 154px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/Sx4mjGF9ZNI/AAAAAAAAAGo/IglRAsn1b_k/s200/AU.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;Ege bölgesinde olup da kutup iklimi göstermekte olan güzide küçük şehir Kütahya... Ve yakınında yamacında ne denizi var, ne de öyle büyük bir göl'ü. Kütahya'dan 15-20 km uzakta en büyük ilçesi Tavşanlı. Daha hiç görmedim , Tavşanlıda ikamet edip "nerelisin" diye sorulduğunda Kütahyalı'yım diyeni. Rivayet o ki, Kütahya ile Tavşanlı il olmak yolunda başabaş giderken, Kütahya atmış son çalımı kapmış valiliği. Kaymakamlık makamı kesmemiş tabi Tavşanlılılar'ı ki onlar da koymuşlar mesafeyi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;Tavşanlı’nın İnsanı cana yakın, misafirperver ve bir o kadar da içten. Kaptan da oralı. Tavşanlı, topraklarının bir kısmında maden bulunan ve kömür çıkartılan, bir diğer kısmında uçsuz bucaksız tarlaları ve bozkırları olan; tarlaların arasında bir şiir, bir türkü gibi akan tren yollarında ara sıra şiirin nakaratıymışcasına görünen trenlerin dumanları ve efkarlı çalan sirenleri ile çınlayan bu sıcak anadolu topraklarında insanın aklına belki en son gelebilecek şeydi gemi yapmak. Hem de karpuz kabuklarından...Ve bir çocukluk hayalini yerine getirmenin belki de gönül rahatlığı ile gitti Ahmet Uluçay ebediyete. Kim bilir bundan sonra belki de gemilerini Kevser ırmağında yüzdürecek bir ızdıraptan kurtulmuşcasına neşeyle el sallayarak gemilerinin güvertesinden.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;Bu yazı benim için belki bir vefa borcunu ödemek sayılabilir. Hayatının bir kısmında Kütahya'da bulunmuş ekmeğini yemiş suyunu içmiş birisi olarak tahmin ediyorum ki hemen herkes üzülmüş olmalı. Zira Ahmet Uluçay ölümüne üzülünmeyecek birisi değildi. Ekranda çok insan görürsünüz aslını, neslini inkar eden. Anasına darılmış babasına yol vermiş, memleketinden utanan, buldumcuk olan ve kendini sanki bulunduğu yere gökten inmiş gibi addeden...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;Uluçay, bu açıdan bakıldığında nankör değildi. Google'de bile görsellerde arattığınızda ismini, sistemin size vereceği resimlere bakın. Sizin benim hepimizin fotoğraf çekinebileceği sıradan ortamlarda yansımış objektiflere bir odada sırtını sıradan bir çekyata yaslamış yerde oturarak çay içerken ya da bir bahçede ot ayıklarken... Kasmamış hiç başkası olmak ya da başkası gibi görünmek , başkalaşmak için neyse o olmuş yani. Mevlana’nın dediği gibi “olduğu gibi görünmek”ten de utanmamış. Emsalleri ya da çakma bir kısa film çevirenler bile bulutlarda gezerken sanki Steven Spielberg’le yumurta ikiziymişcesine, kaptan karpuz kabuğundan gemilerin bulutlarda yüzmeyeceğini bilmenin ağırbaşlılığı ile basıyordu yere. ve birçoğunun bulutlardan düştüğünde canının nasıl yandığını çoğumuz gördük. Ama kaptan düşecek adam değildi; çünkü zaten yerdeydi ve yine birçoğunun yaptığı hatayı yapmıyordu. Sanat’ı cinsellikte, sapkınlıkta aramıyor ve belki onun içinde diğer yönetmenler onu anlamıyordu. Öyle ya o anadolu insanıydı “öpüş, koklaş, oynaş reytingi kap” onun ve anadolunun felsefesi değildi. Yürek insanı olmak başkaydı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;Memleketinden ve kendi insanından utanmamış her 10 ünlüden 7-8'inin yaptığı gibi sırtını çevirmemiş ve yine belki de doğduğu evde ömrünün geçtiği o mahallede yaşamaya devam etmiş ve şöhret şımartamamıştı onu. Hatırlıyorum bundan çok uzun süre önce yanılmıyorsam 5-6 sene öncesi 8-10 yönetmenle birlikte "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" filmi hakkında düzenlenen bir söyleşi programına katılmıştı. Amaç "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" filmini ya da Uluçay'ın performansını değerlendirmekti. Ekran'da 2-3 saat kaldılar. Program maksadını aştı. Her yönetmen amaçtan sapıp kendini övmeye ve hatta bu övgüyü başkasını eleştirerek ve küçük görerek yapmaya çalışırken ve bu konuda yarışırken, içlerinde en mütevazisi Ahmet Uluçay'dı kendisine yapılan her salvo'yu, her saldırıyı büyük insanların yaptığı gibi metanet, dirayet ve tevazu ile göğüslemiş ve bir kere olsun içlerinden birine bunu diyemezsin sende kim oluyorsun vs. gibi çıkış göstermemiş efendiliğin son noktasında iyi bir temsil sergilemişti. ondandır ki. program bittiğinde salon program boyunca konuşanları atıp tutan, kendini öven, başkasını küçük gören ama kendisi küçük olanları değil onu alkışlıyordu o ise yine başı önce tevazu ile şımarmadan efendiliğin bir başka yönünü ortaya koymuştu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;Kaptan uzun bir yolculuğa çıktı... Ve biliyoruz ki Allah, kendisinden olup insanlara da bahşettiği güzel sıfatları taşıyanları, kibirlenmeyenleri sever. Kaptan tüm dünya denizlerinden ve sinema perdesinden, bulunabilecek bütün yanık buğday kokulu ve turuncu tonlarında envai çeşit tarlalardan , tarlaların arasında dolaşan nakaratımsı tren katarlarından ve karpuz kabuklarından artık uzaklarda...Uzun bir yolda...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;Cenazenin arkasından alkış patlatılmaz. Ama bir Fatiha'yı da çok görmeyin, gün gelir size de çıkacağınız uzun yolculukta lazım olur. Kaptan’a okuyacağınız fatiha zamanı geldiğinde sizi de bulur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;Not : Bu yazıyı redakte eden arkadaşım Ömer Demir'e teşekkürler&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-3662964957329507649?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/3662964957329507649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=3662964957329507649' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/3662964957329507649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/3662964957329507649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/12/karpuz-kabugundan-gemilerin-kaptanna.html' title='Karpuz Kabuğundan Gemiler&apos;in &quot;Kaptan&quot;ına'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/Sx4mjGF9ZNI/AAAAAAAAAGo/IglRAsn1b_k/s72-c/AU.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-7123285719664528459</id><published>2009-11-09T04:15:00.000-08:00</published><updated>2009-11-09T05:05:12.302-08:00</updated><title type='text'>Borsa La borsaa.. Bursa değil.. :)</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bugün öğle tatilinde arkadaşlarla konuşuyorum.. şöyle temizinden fazlaca bi 5 bin'im olsa karartır gözümü borsaya girerim dedim. Arkadaş'ın birisi bunu "Bursaya giderim" diye anlamış ve tepkisi şu oldu.. "ne bursası bee beşbinim olsa parise giderim!" o arkadaşıma yolun açık olsun diyoruz ve mini bir gözden geçirme yapiyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;BJKAS hissesi uçacak demedi demeyin.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SvgLkGdIntI/AAAAAAAAAGY/Qh7Ip6CZUFI/s1600-h/BJK-Borsa.gif"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402080467866918610" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 90px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SvgLkGdIntI/AAAAAAAAAGY/Qh7Ip6CZUFI/s200/BJK-Borsa.gif" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;10/11/2008 tarihinde cebimizde 1500 TL paramız olsa ve 1.50'den 1000 adet BJKAS (Beşiktaş A.Ş) hissesi alsak , ve ardından bu 1000 adet hisseyi 22/05/2009 tarihinde 12.50 TL'den satsak , 6 ay içerisinde 1500 liramızı 12500 TL yapmış olurduk. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Hep söylediğim gibi futboldan anlayan adam , iddaa oynamaz Borsaya girer. Borsa ile iddaa'yı karşılaştıracak değilim. ama iddaa'da 3 maç tuttur 5 maç yatır derken 1500 lira harcar 12500 lira kazanamazsınız yada bunu çok nadiren yaparsınız. Ancak borsayı ve futbolu okumayı biliyorsanız bunu her an yapabilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bugün BJKAS hisseleri 4,50 civarlarında seyrediyor. Şu an 5000 TL param olsa hiç bakmaz girerim ve tüm paramla BJKAS hissesi alırım. Nedenmi ? takım Türkcell Süper Lig'de son 5 maçtır puan kaybetmiyor. Tekrar ilk 3 içerisine girdi. Haftaya FB derbisi var. ve İnönü'de oynanacak maç Beşiktaş'ın maçı kazanması daha muhtemel.. kazandığı takdirde hisseler en azından 7.00 yada 7.20 TL seviyelerine zıplar ki bugün Beşiktaş'a 5000 TL ile küçük ortak olan hisse sahibi Beşiktaş'ın kazanacağı FB maçından sonra, yatırmış olduğu 5000 Lirasını 8000 TL yapmış olur. ne kadar sürede 1,5 haftada .. bunada kısa günün kârı diyebiliriz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Beşiktaş'ın geçen hafta içerisinde Trabzon maçından önce ve sonraki hisse tablosuna baktığımızda 3,70'den 4,50'ye çıktığını görürüz ki bu'da en azından hisselerinde takımın çıkışa geçmesi ile tırmanma şeridine geçtiğini gösterir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Akıllı ve riski seven adamın arayıpta bulamayacağı hisse bu hissedir diyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;-------------------------------------------------------------------------------------------------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Alınmayacak hisse&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Transtürk Holding A.Ş -&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SvgTMN6yfxI/AAAAAAAAAGg/BUC7CkcHFSg/s1600-h/TRANS.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402088853646507794" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 90px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SvgTMN6yfxI/AAAAAAAAAGg/BUC7CkcHFSg/s200/TRANS.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hisse takriben 6 ay süreyle 0,18 TL civarında dolaşırken , nasıl oluyorsa ne oluyorsa birden bire 25 gün içerisinde 0,88 TL'ye zıplıyor.. Ben bunun spekülasyon olabileceğini düşünüyorum. Yoksa bu adamlar &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;altın madenimi bulmuşlar ki %488 fiyat zıplaması olmuş ? Hissenin dünü ve bugünü aynı lot başına 0,88 TL'de kuruş sapma yok. Şimdi bu hisseyi 0,18 TL oldugu zamanda bir duyumla gaza gelerek almış olsanız satmanın tam zamanıydı. 1000 TL'ye 5555 hisse alırdınız ve şimdi bugün bu hisseleri 0,88 TL'den satarak 4888 TL yapardınız. Ancak gaza gelip sakın hisseyi şimdi almayın.. Aksi takdirde balon patlar.. sizin parada balonun havasıyla beraber atmosfere karışır :)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-7123285719664528459?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/7123285719664528459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=7123285719664528459' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/7123285719664528459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/7123285719664528459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/11/borsa-la-borsaa-bursa-degil.html' title='Borsa La borsaa.. Bursa değil.. :)'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SvgLkGdIntI/AAAAAAAAAGY/Qh7Ip6CZUFI/s72-c/BJK-Borsa.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-5769109022882189168</id><published>2009-10-21T05:50:00.000-07:00</published><updated>2009-10-21T03:49:36.631-07:00</updated><title type='text'>Oltaya takılanlar</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Çevrelerine uymak icin kendilerini yontanlar, tükenip giderler &lt;strong&gt;R.HULL&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"Yalakalara kapak olsun"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Erkekte gelecek kadında geçmiş ararım. &lt;strong&gt;OSCAR WILDE&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#990000;"&gt;"Amca kısaca kaşarlarla takılmam demiş"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Boş zaman yoktur boşa geçen zaman vardır. &lt;strong&gt;Tagore&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"10"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Kötümser yanlız tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ışığı görür, gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür. &lt;strong&gt;J.Harris&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;"Zeki Müren'ide görecekmiyiz ?"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;En büyük zafer, hiç düşmemek değil, her düşüşte kalkabilmektir. &lt;strong&gt;Robert Frost&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;&lt;em&gt;"Yıkılmaaadım Ayaktaaayım" :p&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Dünyanın en kötü ordusu avustralyadır,fakat onlarında kazanmayı tatması için tanrı italyan ordusunu yaratmıştır. &lt;strong&gt;Napolyon&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Düşmana iltifatmı? dosta hakaretmi?"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ölmek birşey değilde , yalnız kalacak dünya. &lt;strong&gt;Aziz Nesin&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;&lt;em&gt;"Yusuf! Yusuf!"&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu dünyaya istediğimiz gibi gelmedik, bu dünyadanda istediğimiz gibi gitmeyeceğiz. &lt;strong&gt;Ömer Hayyam&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;"Gideceğini bilmekte güzel birşey"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Batı yalanların üzerinde yaşar,doğu doğruların üzerinde uyur. &lt;strong&gt;Hüseyin Nâsr&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;&lt;em&gt;"ve bu uykudan elbet birgün uyanılır"&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Yaşam, siz başka planlar yaparken başınıza gelenlerdir. &lt;strong&gt;John Lennon&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"Demekki yaşam ölümden öncesi değil.. ölümden sonrası"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İnsan güldüğü kadar insandır. &lt;strong&gt;Moliere&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;&lt;em&gt;"Günü geldiğinde ise öldüğü kadar insandır"&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Anı yazmak, ölümün elinden birşey kurtarmaktır. &lt;strong&gt;Andre Gide&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;&lt;em&gt;"Sevgili günlük.. ben bu mısraları yazarken.."&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Düşlemek bilmekten daha önemlidir. &lt;strong&gt;Albert Einstain&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"Çünkü bilginin sınırı var, hayal gücü sınırsızlık demek"&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Para açlığı giderir, mutsuzluğu değil. Yemek mideyi doyurur, ruhu değil. &lt;strong&gt;Bernard Shaw&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;&lt;em&gt;"Şekerim para ile saadet olmaz" :)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Zayıf daima adalet ve eşitlik ister, ancak bu kuvvetlinin umrunda bile değildir. &lt;strong&gt;Aristoteles&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#990000;"&gt;"Günümüzde bunu zaten her alanda görüyoruz"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İnsanları niçin öldürüyorsunuz, biraz bekleyin zaten ölecekler. &lt;strong&gt;Konfüçyüs&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"Sabırsızlar"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bir şeyin haklı olduğunu bildiğin halde, o şeyden yana çıkmazsan, korkaksın demektir. &lt;strong&gt;Konfüçyüs&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;&lt;em&gt;"Konfüçyüs iyiki bu çağda yaşamamış yoksa çıldırırmış"&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Akıl Padişahı kafesi kırdığı zaman, kuşların her biri başka bir yöne uçar. &lt;strong&gt;Mevlana&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#990000;"&gt;"Ya padişahı dellendirme, ya kuşları ürkütme!"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.&lt;strong&gt; Mevlana&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"Nerede olduğun değil ne ile olduğundur önemli olan"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar. &lt;strong&gt;Mevlana&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"10"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kadınların cehennemi yaşlılıktır. &lt;strong&gt;Laroçhef Oucauld&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#990000;"&gt;&lt;em&gt;"Hangisine yaşlanıyorsun desem aksini iddia etmiştir" :)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İnsanın iyisi, talihin kötüsünde belli olur. &lt;strong&gt;Shakespeare&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;&lt;em&gt;"O zaman iyi insan piyangodan çıkan büyük ikramiyedir"&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kadınla müziğin yaşı olmaz. &lt;strong&gt;Oliver Goldsmith&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"kadınına ve müziğine göre değişir o"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kadını yedir, giydir, mücevherlerle ve başka güzel şeylerle süsle, fakat sakın ona akıl danışma. &lt;strong&gt;Pançatantra&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"Bu amcayı atacaksın 2-3 tane cadının önüne seyreyle sonra faaliyeti"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Yasalar ölür, kitaplar kalır. &lt;strong&gt;Bulwer-Lytton&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#990000;"&gt;"100 yıl önceki yasaları bugün bilen yok.. kitaplar ise hala ölümsüz"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Büyük işler başarmak isteyen kimse ölüm yokmuş gibi yaşamalıdır. &lt;strong&gt;Vauvenargues&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"Ölüm geldiğinde de mort olup kalacak o zaman"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bugün dünün öğrencisidir. &lt;strong&gt;Publilius Syrus &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#990000;"&gt;"Yarında bugün'ün öğrencisi ise, 2 öncesi prof. olur"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ana rahminden geldik pazara bir kefen aldık döndük mezara. &lt;strong&gt;Yunus Emre&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"Oradanda yolculuk, ebedi hayata"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bugüne güvenme yarının varmı? Gençliğine güvenme ölenler hep ihtiyar mı? &lt;strong&gt;Hallac-ı Mansur&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"10"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kadın, insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız kovalar. &lt;strong&gt;Chamfort&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"En iyisi pek tınlamamak, bırak kendi haline" :)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kadın ilk öpücükte neler kazanacağını bilemez,ama son öpücükte neler kaybettiğini bilir. &lt;strong&gt;Balzac&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#990000;"&gt;"öpüşmek yada öpüşmemek işte bütün mesele bu"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Doğru ile eğri arasında bir taraf olan, bertaraf olur. &lt;strong&gt;Anonim&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"Sen doğrudan taraf ol, bertaraf olacak nasılsa bulunur"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Maddi hayata tapanlar, deniz suyu içenlere benzerler, içtikçe, susuzlukları artar. &lt;strong&gt;Bediüzzaman&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#990000;"&gt;"10"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bir akşam güneşi gibi bu fani dünyayı terk eden insan,Bitmeyen bir sabah güneşi gibi,ebediyyet ufuklarında doğar. &lt;strong&gt;Muhammed İKBAL&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;&lt;em&gt;"10"&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ey yolcu uyan! Yoksa çıkarsın ki sabâha, Bir kupkuru çöl var, Ne ışık var,ne de vâha! &lt;strong&gt;Mehmet Akif ERSOY&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"10"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Hangi tohum,toprağa gömüldü de tekrar çıkmadı,Niçin,insan denen tohum hakkında şüphe ediyorsun.&lt;strong&gt;Mevlana&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;"10"&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İnsan ölmek için doğar, ölümü unutmak için değil. &lt;strong&gt;Anonim&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#990000;"&gt;&lt;em&gt;"İnsan Nisyan'la malül ne de olsa"&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-5769109022882189168?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/5769109022882189168/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=5769109022882189168' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5769109022882189168'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5769109022882189168'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/10/oltaya-taklanlar.html' title='Oltaya takılanlar'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-63570593989251733</id><published>2009-10-16T04:14:00.000-07:00</published><updated>2009-10-16T04:42:55.118-07:00</updated><title type='text'>Bulutlu bir gün ve hüzün..</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bugün hava bulutlu.. İstanbulun bu kısmında sanki kasvetli bir hava var.. ya herşeyden yorulmuş bir köşede dinlenen , yada derinden akan sular misali görünürde durgun dipten dibe kaynayan görenlere kendisini durgun gösteren bir insan gibi.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Hüzün vurmuş bugün şehrin bu yakasına, yağmur hafif hafif, ara ara çiseliyor.. Günlerden Cuma ve Beşiktaş sessizliği , gri bulutlarla birlikte çekmiş üzerine , önünden yürüdüğüm dolmabahçe sarayının kapısından sanki heran Abdülhamit han çıkacakmış gibi bir ruh hali var üzerimde.. Dolmabahçe caddesinin her iki yanında cadde boyunca uzanan büyük devasa ağaçlar sanki ayrı bir hüzün veriyor kaldırımlara öyleki , kaldırımda yürürken caddedeki araçların seslerini dahi duymuyor kulaklar.. sesleri emiyor sanki ağaçlar ve kaldırımda yürürken bir sukunetin içerisinde gidiyorsunuz..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Cuma namazını Asariye camii'nde kılıyoruz.. Küçük ve eski mimarisi olan dogal dokuya uyan ve muhtemelen ecdaddan kalan bir mahalle camisi.. içeriye girdiğimizde burada da hüzün karşılıyor bizi , duvarlarda geziniyor gözlerim ve tarihin dokularına dokunuyor usul usul.. süslemeleri , mimarisi sanki beni bu çağdan dışarı çıkartıyor.. mihrabı ile minber'i ile mütevazi ve tarih kokan bir yer burası.. sanki burnumda yıllardır kapısı açılmamış bir odaya girince insanı kuşatan tarih ve kitap kokusu var ve ben dalıyorum aklımdan geçenlere.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Düşünüyorum :&lt;/strong&gt; Çocukluğumda camii'de arkadaşlarla yaptığımız su savaşlarını , yaz kuran kurslarını, kursu kırıp yüzmeye balık tutmaya kaçtığımız günleri.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Hatırlıyorum :&lt;/strong&gt; Üniversitede her yerde öğrenciler laga luga ederken gürültüden bunalarak ders calişmak için camii'nin içine girip sonuna kadar sessizliği hissettiğim vize-final sınavını,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Anıyorum :&lt;/strong&gt; Yaramazlıklarımla bezdirdiğim , rahmetli dedemi..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Seviyorum :&lt;/strong&gt; Sessizliği ..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Nefret ediyorum :&lt;/strong&gt; Gürültüden..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Arıyorum :&lt;/strong&gt; Eski Günleri..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-63570593989251733?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/63570593989251733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=63570593989251733' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/63570593989251733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/63570593989251733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/10/bulutlu-bir-gun-ve-huzun.html' title='Bulutlu bir gün ve hüzün..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-509595058147908450</id><published>2009-10-12T01:30:00.000-07:00</published><updated>2009-10-12T01:42:32.342-07:00</updated><title type='text'>Dalgalar vuruyor ayaklarımın ucuna..</title><content type='html'>Birazdan öğle tatili başlayacak.. 20 dk kadar bir sürede yemeği yiyeceğiz ve elimize bir kaç dilim ekmek alıp arka bahceye cıkacağız.. denize sıfır.. Bahçenin bittiği yerde deniz başlıyor.. Çardak, güller bahçe görmeye değer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz bugün biraz hırçın dalgalı.. Bahçe tam bizlik bir yer.. Arkadaşlarla yemekhaneden aldığımız ekmekleri bölüp bölüp denize atıyoruz.. Balıklar üşüşüyor ekmeklere ve nadirende martılar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada bir martı var bizim bahçeyi parsellmiş gibi.. başka martılar asla konamıyor hemen bizimkisi atlıyor tepesine.. denizin her dalgası ayaklarımızın dibinde. hemen yan tarafımız feribot iskelesi.. feribotların sesi sanki dalgalara karışıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi arkadaşlar yemekten sonra terasa çıkıyorlar.. oradan manzara daha yüksek ve geniş , ben daha hiç çıkmadım terasa bahçenin tadı daha bi güzel sanki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim bahçe tam slow şarkıların, deniz sesinin kuş sesine karıştığı yerde yüzümüze güneş vururken dinlenileceği yer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ki işin bi güzel tarafıda mabed(Beşiktaş İnönü Stadyumu) az ileride.. yürüyerek 5 dk..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhalde tam yerimi buldum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu Beşiktaş tam yaşanacak yer ..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-509595058147908450?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/509595058147908450/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=509595058147908450' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/509595058147908450'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/509595058147908450'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/10/dalgalar-vuruyor-ayaklarmn-ucuna.html' title='Dalgalar vuruyor ayaklarımın ucuna..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-230709947433204466</id><published>2009-07-21T18:16:00.000-07:00</published><updated>2009-07-21T19:35:33.433-07:00</updated><title type='text'>Hoşgeldin</title><content type='html'>Bazı insanların hayatları bir yerden sonra monotonlaşır ve sürekli aynı şeylerin tekrarı gibidir. Şahsen son seneler benim içinde aynı, işe git, işten gel, yorgunluğu at, yemek ye, izlersen film izle izlemezsen internetti blogdu zamanı geçir ve tekrar uyu, açıkcası eşim içinde durum benzer.. Birbirimizi sadece akşamları görebiliyoruz :) iş çıkışı eve geldiğimizde yorgun yorgun yığılıp kalmak ve serin bir uyku vazgeçilmez tek keyfimiz bu monotonlukta..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bugün tarihi gün..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat şu anda gece 04:20 , beni uyku tutmuyor.. ve son 6 saattir yüzümde sürekli bir tebessüm var. İçimde heyecan var. Monotonluk artık ebediyyen bitiyor desem yeridir. Zira hayatımıza büyük bir yenilik girmek üzere,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yenilik sayesinde artık hergünümüz başka bir macera olacak.. kah güleceğiz, kah eğleneceğiz, kah üzüleceğiz ama fark olacak.. günün sonunda monotonluğa neden olan şey yorgunluğumuzdu bu yenilik gün bitmeden daha o yorgunluğuda alacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahsettiğim yenilik hayatımda ilk kez tadacağım bir his,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;«« Baba olmak »»&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img469.imageshack.us/img469/9279/40251021oc3.png"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 253px; height: 181px;" src="http://img469.imageshack.us/img469/9279/40251021oc3.png" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Top oynayacağız, parka gideceğiz oğlum yada kızım'la evi dağıtacağız, anneyi kızdıracağız, salonun orta yerinde maç yapacağız :) aklıma ilk gelen en tatlı hayaller tabi birde işin ceremesini çekeceğimiz günler var. babaaaaa korkuyorum! geeel! , gece ağlamaları zırlamaları, lan bi yerine birşeymi oldu diye sağına soluna bakalım diye çocuğa dokuz takla attıracağız, gecenin bi yarısı bir sesle zıplayacaksın sabaha kadar onu uyutayım derken uykusuz işe gideceksin daha nice ev maceralarımız olacak muhtemelen.. Sıpa kendisini şimdiden sevdirdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Macera nasıl başladı :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün içinde eşim telefon etti işyerine, akşam hastaneye gidelim diye. Tabi ben telefonla konuşurken arkadaşlar anlamışlar mevzuyu "hayırdır babamı oluyorsun" fln diye sordular. Eşim sakın kimseye birşey söyleme daha erken demiş olsada ben söylemeden zaten anladılar mevzuyu :) İş arkadaşım Eda "ben dayanamam akşam arar sorarım sana" dedi. Dedim arama bak hatun kimseye söyleme dedi ararsan ben söyledim sanacak , Eda akıllısı diyor ki ben sana sanki bir "dosyayı" soruyormuş gibi sorarım sende ona göre bir cevap ver ben anlarım !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"O dosyayı yazıcıya verdim :) çıktı almayı bekliyorum"&lt;/span&gt; Al sana cevap Eda!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır işin komiği merak ederim dayanamam ararım diyen arkadaşa ben telefon ediyorum haber vereyim diye.. telefon kapalı! bu kız harbi leyla, yok ama şaka bir yana bazen iş yerinde onu kızdırsamda yada takılsamda moralini bozsamda ve her ne kadar 1 yaş kadar benden büyükte olsa ben onun birçok vasfını öz kızkardeşimin birçok vasfına o kadar benzetiyorum ki onun için o da benim bir kız kardeşim yerinedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Eda&amp;amp;Sedat darısı başınıza arkadaşlar :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhtemelen çocuk doğana kadar bana sorulacak belli başlı sorulara da burada cevap vereyim. sorulduğunda uzun uzun uğraşmam link verir geçerim :p&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Baba olmak nasıl bir his :&lt;/span&gt; İnsanın olağan şekilde çarpan kalbinin içinde daha küçük bir kalbin daha hızlı çarpması gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çocuğun ismi ne olacak :&lt;/span&gt; Erkek olursa Erkam Said , kız olursa Ecrin Visal..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Erkek ismi&lt;/span&gt; , Erkam , en zor dayanılmaz zulm günlerinde peygamberimiz (s.a.s)'e evini açarak İslam'ın tebliğinde hayatını riske ederek vazife almış ashab-ı kiram'dan Erkam bin Ebu'l Erkam (r.a)'dan geliyor. Eğer insan dünyadayken makbul amel işlemiş ve Allahın hoşnutluğunu kazanmış ise Allah katında Said'lerden yazılır. şayet şer niteliklerinden dolayı bunu kazanamamışsa şaki'lerden yazılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kız ismi&lt;/span&gt; , Ecrin , Allahın hediyesi demek, Visal ise kavuşmak , kavuşma günü demek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Niçin bu isimleri tercih ediyoruz :&lt;/span&gt; Eğer bir oğlumuz olursa canı gönülden diliyoruz ki ismini aldığı Erkam bin Ebul Erkam gibi din-i mubin'i İslâm için gerektiğinde her fedakarlığa gözü kapalı girsin ve hanesini İslam ile doldursun , İslam onun hanesinden taşsın oda ismini taşıdığı Erkam bin Ebul Erkam gibi kendi çağının "Erkam"ı olsun. ve ikinci ismi olarak taşıdığı Said ismini taşıyan bu asrın alimi gibi dinine,diyanetine,vatanına,milletine hizmet etsin ve bu iyi hasletleri hürmetine Allah katında ismi "Said" olanlarla bir yazılsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir kızımız olursa biz bunun "Allah'ın bir hediyesi" olduğunu biliyoruz ve bu nimetin farkında olduğumuz bilinsin diye bu ismi düşünüyoruz. Visal ise bahsettiğim gibi "kavuşmak" demek ki biz bu hediyeye kavuştuğumuz için ve günün birinde o hediyeyi bize verene de kavuşacağımız için bununda farkında olduğumuz bilinsin diye bu isimleri uygun görüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İsim tercihleri neye göre yapıldı :&lt;/span&gt; Öncelikle evladına güzel isim koymak ve dinini öğretmek anne baba üzerinde çocuğun en büyük hakkı, Öyleki her beden ölümü tadacak ve mahşerde diriltilecek, işte herkes bu ikinci yaşama uyanırken isminin manası ne ise o iş ile iştigal eder halde diriltilecek. Bunun içindir ki isim önemli, bir diğer hususda kıyamet gününde kişinin günahları sevaplarından fazla geldiğinde "Allah kulunun sevap hanesine yazılacak bir güzel işi varmı diye bakacak" ve o zaman ilk bakılacak "Kişi çocuğuna Allahın sevdiği kişilerin isimlerini vermişmi vermemişmi" bu husus olacak. Eğer vermiş ise Allah buyuracak ki "Benim sevdiğim kişileri sevip, çocuğuna onun ismini verene mağfiret ettim" diyecek ve o kişi cehennem yerine cennetle mükafat bulacak. İşin dünyalık boyutunda bir sebepte çocuğa konulacak ismin, çocuğun karakterine ve kişiliğine etki ediyor olması. bu 3 sebepten dolayı isim tercihlerimiz bu yönde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Muhtemel doğum günü :&lt;/span&gt; 1-10 Nisan 2010 ± 1 hafta&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Temennimiz :&lt;/span&gt; Sağlıklı sıhhatli aklı başında vatanına dinine milletine bağlı hayırlı bir evlat inşallah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Küçüğüm memleketin çeşitli dağdağalı günler geçirdiği, çalkalandığı, ferdi bazda ise maddi manevi çeşitli sıkıntılarla uğraştığımız şu günlerde hiç beklemediğimiz bir anda geliyorsun. Belki birçok kişiye göre ideal şartlar oluşmadı ama biz biliyoruz ki şartlar hiçbir zaman ideal olmaz. Zaten ideal denilen şey gerçekleşebilse ismi ideal olmaz. Onun için sen takdir olunan ve gelmen gereken zamanda geliyorsun. içimiz ve gönlümüz rahat biliyoruz ki senin rızkın bizden değildir. Seni bize gönderen seninle beraber rızkınıda gönderiyor işte onun için tam bir teslimiyet içerisindeyiz. Kim bilir belki sen ormanların yağmuru çekmesi gibi rahmeti, ferahlığı, esenliği Allah katından çekecek ve bu haneye getireceksin ve biz bileceğiz.. seni climax*'ın sonunda kollarımızı açmış bekliyor olacağız."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Climax : &lt;/span&gt;Yaşama giden yol&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-230709947433204466?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/230709947433204466/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=230709947433204466' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/230709947433204466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/230709947433204466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/07/bambaska-bir-hisse-kaplmak.html' title='Hoşgeldin'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-1525721921228207821</id><published>2009-07-03T14:29:00.000-07:00</published><updated>2009-07-03T14:50:42.968-07:00</updated><title type='text'>Başarılı insan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/4/4f/Alfred_de_Vigny.jpg/200px-Alfred_de_Vigny.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 249px;" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/4/4f/Alfred_de_Vigny.jpg/200px-Alfred_de_Vigny.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Malumunuz yaz aylarının akşamları bir başkadır.. Diğer mevsimlerde sokaklardan el etek çekildiği vakitler, yaz akşamları dinlendirici bir sessizliğin içindedir ancak her evden kendi başına mamur sokağa dökülen sesler şenlendirir etrafı.. ve bazı sokaklarda çocuklar halen dışarıdadır. Çocuk cıvıltıları kaplar kararmakta olan gökyüzünü.. gelmekte olan akşamı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok seviyorum çocuk seslerini, çocukların çocukça maceralarını .. aklıma kendi çocukluğum geliyor.. ve düşünüyorum resmini yanda gördüğünüz Alfred de Vigny amcanın söylediği o sözü " Başarılı insan, Ergin yaşa geldiğinde çocukluk hayallerini gerçekleştirebilmiş olandır" bu söz bana hayatın neresinde olduğum hususunda bir yol haritası gibi geliyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz günün birinde büyük bir şirketede sahip olsanız, hayaliniz bir zamanlar küçük bir çiftliğinizin olmasıysa siz herkese göre başarılıda olsanız içinizde bir uhde olarak kalan o küçük çiftlik size kendinizi başarısız hissettirecektir. yani günün birinde her ne olursanız olun başbakan dahi olsanız şayet bu değilse hayaliniz. Siz başarısız sayılırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herkesin başarı kıstası kendisine göre farklıdır. Ancak ben bu konuda Alfred amcaya katılıyorum. Kendi hesabına hayatta başarılımıyım bunu sorgulamaya gelince.. kendimi pek başarılı bulduğum ve bugüne kadar başarılı olduğum söylenemez, ortalarda bir yerdeyim isteyip elde ettiğim şeylerde var. isteyip henüz ulaşamadıklarımda var. Güzel bir evlilik istemiştim ve tamda istediğim gibi bir eş bulmak nasip oldu. Evlilik konusunda başarıya erdim. Ancak bir o kadar önemli iş mevzu'unda henüz istenileni veremedim. işimi sevmiyorum.. açıkcası iş kavramı canlı bir varlık olsa onunda beni seveceğini sanmam :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçükken akşamın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar arkadaşlarla ya bahçe duvarında yada balkonun altında oturur uzun uzun yıldızları izlerdik. Küçük ayı, büyük ayı vs. gibi bilindik takım yıldızları hemen bulurduk. Herkesin bir hayali vardı ben astronot olma peşindeydim. (hoş ki bir astronot okulu yok) şimdilerde ise bu hayalin çok uzağındayım ve eğer günün birinde dünyayı sadece ve sadece benim kurtarabileceğim bir hadise vukuu bulmazsa NASA'nın beni hatırım kırılmasın diye uzaya saatte bilmem kaçbin kilometre tazyikle fırlatacağınıda sanmıyorum. Ancak hedef şaşmadı sadece biraz değişti bunun yanında yanına yeni hedeflerde eklendi. Şayet bir beş sene sonra yada on sene sonra günün birinde bu yazıyı okursam ve bunun devamını yazmak ihtiyacı duyarsam ve o yazıda Alfred de Vigny'e göre başarılı bir insan olmuşsam anlayın ki akademisyen olmuşum , finans, iktisat yada ekonomi konusunda kariyer yapmışım yada kariyer basamaklarını hızla tırmanıyor olacağım demektir. Bunun yanında çocukluk hayallerininde peşinde koşan ve çift anadal hesabı yaparak Uzay Mühendisliği alanındada yol almaya başlamışım demektir. bir üçüncü kol daha var ki oda bir başarı sayılır aslında ancak o konuda çocukluktan bir hayalim yoktu son bir kaç yıl içinde vizyonumda yer etti. onun için onu şimdilik askıda bekletmek ve sözünü etmemek en doğrusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılımıyım ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarısız değilim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak başarılımısın sorusunun bana sorulma vakti henüz gelmedi.. bu soru için henüz erken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bilir belki 3-4 farklı kulvarda başarıya koşmaya çalışırken.. dileğimiz gerçekleşir bir kapı açılır ve kısa yolda amaca ulaşırız..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-1525721921228207821?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/1525721921228207821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=1525721921228207821' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/1525721921228207821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/1525721921228207821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/07/basarl-insan.html' title='Başarılı insan'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-5634896448339691499</id><published>2009-06-03T10:01:00.000-07:00</published><updated>2009-06-03T10:26:36.426-07:00</updated><title type='text'>Geçen Zaman'a dair..</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.arimanshop.com/modules/catalog/products/pr_01_2894_max.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 289px; CURSOR: hand; HEIGHT: 196px" alt="" src="http://www.arimanshop.com/modules/catalog/products/pr_01_2894_max.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Malumunuz memleketteyim. iki haftalık tatilin son demlerindeyim.. Tembellik hakkımı sonuna kadar sömürme modundayım. Yatıyorum kalkıyorum. NTV Spor'da ne kadar maç varsa izliyorum. Kardeşimle iki çılgın bekar modunda geziyoruz tozuyoruz yiyiyoruz içiyoruz , velhasıl eskişehirin tadını çıkarttığımı düşünüyorum..&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bugünlerde aklımı meşgul eden hadiseler arasında hiç ama hiç lise günlerim yokken birden bire lise günlerini anımsayıverdim buruk bir özlem gibi , deli dolu geçen zaman gibi ve sanki bir hüzün gibiydi..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bilmiyorum hangi nedenle çıkartmış annem bilemiyorum ama bugün sabah uyandığımda oda'da masanın üstünde lise yıllarında kullandığım o malzeme çantasını gördüm "vay dedim bir zamanlarki malzeme çantam" lisede elektronik okumuştum. ve Atölye diye tabir edilen bir dersimiz vardı. genelde uygulamaya yönelik elektronik çalışmaların yapıldığı ve normal ders düzeninde olmayan kendi has kural ve kaideleri olan günün tamamını kapsayan yarı serbest bir stilde geçerdi. Hocanın sabah vermiş olduğu devreyi yapmayı başardıktan sonra tüm zamanınız lak lak'la geçerdi. Lise 1'de atölye 1 gündü. Lise 2'de ise atölye dersi 16 saate çıkmıştı toplamda 2 gün atölye'den çıkmazdık. Dijital , analog , laboratuar olmak üzere 3 gruba ayrılır. ve her grup kendine has işlerle uğraşırdı. Dijital grubu entegrelerle ve , veya , değil kapılarıyla encoder , decoder vs. gibi tasarımlarla uğraşırken , analog grubu ise elektroniğin analog boyutuna haiz işler çıkartırdı. Labaratuar grubu ise genelde işin teorisi ile ilgilenir ve dalga boyu , osilaskop ölçümleri gibi işlere bakardı. ve bizler dönüşümlü olarak o her üç gruptada gerekli çalışmaları yapardık. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Atölye normal bir sınıf düzeni değildi gün bitiminde nöbetçiler kovalarla su dökerek süpürerek paspaslayarak atölyeyi temizlerdi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Size önce atölyeyi anladım ki "atölye çantası"nın beni nasıl bir ortama götürdüğünü anlayınız istedim. Doktor önlüğü gibi açık mavi önlükleri giyer o şekilde çalışırdık atölyede.. ve benim tüm çalışmalarımı yaptığım eşyalarımı taşıdığım emektar atölye çantası tam karşımdaydı.. içimde garip bir hüzünle açtım kapağını ve kaydırdım sürgüsünü böylece 3 bölümden oluşan çantanın her 3 bölümüde gözlerimin önüne serildi. Geçmişe dair buruk bir buluşma gibiydi.. ilk bölümde diotlar, dirençler , kondansatörler , transistörler kendilerine ait bölmelerde bekliyorlardı uzun süre el değmemiş olmanın dinginliği ile , çantanın orta bölümünde ise falçata, tornavida takımı, yaptığım ufak tefek devreler lehim telleri, breakboard vardı. en nihayet alt bölmede o sarı rengi ile en son yıllarca önce elime aldığım avometre gözüme çarptı elime sanki eski bir dostla yıllar sonra karşılaşmış gibi aldım avometreyi ve bir kaç küçük ölçüm yaptım halen taş gibiydi. ve nihayet paranın para olduğu zamanda 10 milyon'a aldığım weller marka havyayı gördüm.. weller bizim zamanımızda alınabilecek en iyi havya markasıydı ve ben daha birinci sınıfın başında almıştım weller havyamı , diğer arkadaşlar yaptıkları işlerden lehimlerin kötü olması nedeniyle düşük not aldıklarında anlamıştım ben iyi bir havyanın önemini.. neler yapmadık ki biz o havyayla , yaptığım her devreyi saklamış olsam şimdi herhalde en az 300-400 tane devre olurdu çalışan çalışmayan.. sahi ne günlerdi be dijital saat yapmiştik envai çeşit alarmlar equalyzer'lar cidden elektronik zamanlardı bunlar.. lehim , perhidrol, tuzruhu ve biraz lehim yanığı kokan.. &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Özlemişim...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-5634896448339691499?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/5634896448339691499/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=5634896448339691499' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5634896448339691499'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5634896448339691499'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/06/gecen-zamana-dair.html' title='Geçen Zaman&apos;a dair..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-4854520427289011884</id><published>2009-05-26T01:24:00.001-07:00</published><updated>2009-05-26T02:41:26.586-07:00</updated><title type='text'>Elmina Kalesi</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 239px; CURSOR: hand; HEIGHT: 196px" alt="" src="http://farm1.static.flickr.com/220/454296611_f24f1521ec.jpg" border="0" /&gt;Bu resimde görmüş olduğunuz yer başlıktan da anlayacağınız üzere Elmina kalesi , Portekizliler tarafından 1481 yılında inşa edildi ve bu kale sandığınız üzere Portekizde değil, Afrika ülkesi olan Gana'da. Elmina kalesini inşa eden Portekizliler önceleri bu kaleyi sadece ticaret amaçlı kullandılar. Afrika yerlilerinden değerli madenler ve diğer zenginliklerden aldılar yerine silah ve barut vererek ticaret yaptılar. Yerlilerden alınan malzemeler bu kalenin odalarında muhafaza ediliyordu. Ancak bir zaman sonra "beyaz adam" ticaretin konusunu değiştirdi. Artık ticaret emtiası köle pazarlarına sunulmak üzere "siyah insan"dı.. ve Elmina'nın odaları artık malzeme değil insan deposuydu. Pekte insani şartlardı diyemezsiniz. Yakalanan insanlar gemi gelene dek 3-4 ay ışık görmeyen odalarda yıkanmalarına izin verilmeksizin günde 2 kez sadece yaşayabilecekleri kadar gıda verilerek üst üste yığılıyordu.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu resimde ise görmüş olduğunuz yer az önce bahsettiğimiz o zindanlar. Öğrendiğime göre şu anda bile içeri girildiğinde &lt;a href="http://www.bbc.co.uk/religion/galleries/ghana50/images/6.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 235px; CURSOR: hand; HEIGHT: 190px" alt="" src="http://www.bbc.co.uk/religion/galleries/ghana50/images/6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;kokudan durulamıyor. Bunun içindir ki ziyeret eden turistler ya girdikleri gibi çıkıyorlar. Ya da burunlarını tıkayarak zorla da olsa katlanıyorlar o kokuya.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu zindanlar aslında Elmina kalesinde esirlerin görebileceği en iyi yerler. Zira bundan daha beteride var. Eğer bir esirin ayaklanma başlatacağından şüpheleniliyorsa yada taşkınlık yapılıyorsa , 2-3 esir ışık görmeyen karanlık bir hücreye konuluyor ve orada aç susuz ölüme terk ediliyor. hücrenin kapısı son esir'de ölünceye kadar açılmıyor. Öyleki karı koca olan ve esir düşmüş olanlar belkide bir daha birbirlerini hiç mi hiç göremiyor. Çünkü zulmün adaleti yok. En azından merhamet kırıntısı umuyor olabilirsiniz ki o da yok.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu resimde ise son noktayı görüyorsunuz. Çaresizliğin , hüznün ve bir daha doğduğunuz topraklara geri dönememek üzere gözleriniz arkada bıraktıklarınızda kalarak vatanınızdan koparılmanın acı burukluğunu yaşayacağınız , memleketinizde bırakacağınız son ayak izinin kalacağı yer burası. Bu kapının ismi "Geri dönüşü olmayan kapı" buradan çıkanların hiçbirisi ne sağ ne &lt;a href="http://www.recoveredhistories.org/images/capture-02.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 233px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://www.recoveredhistories.org/images/capture-02.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;de ölü olarak bir daha memleketlerine dönemediler. Bu kapıdan çıktıktan sonra insanlar gemilere istiflendiler. istiflendiler diyorum çünkü bu sandığınız gibi konforlu bir gemi yolculuğu değildi. Tabut benzeri üstü açık ancak geminin tabanında 40'ar cm ara ile dizilmiş tahtalar üzerinde zincirlenmiş olarak ve yatarak, bir kere doğrulamadan yada oturamadan 4-5 ay yolculuk neticesinde yeni dünyaya gelebilenler köle pazarlarına çıkartıldılar. Gelemeyenler gemide ölenler denize atıldı. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Buraya kadar anlatılanlar gidenlerin hikayesiydi. Geri kalanlar ise pekte şanslı sayılmazdı. Öyle ki bu sefer Portekizin sömürge alanı olan Gana'ya Hollandalılar dadanmıştı. "Siyah adam" belki bu gelenler öncekiler gibi kötü değildir iyidir diyerek Hollandalılara , portekiz ile olan savaşta yardım etmiş ve Hollanda savaşı kazanmıştı. Ancak ne var ki heyhat! değişen birşey olmadı ticaret devam etti. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bir zaman sonra da buradan istediği verimi alamadığını düşünen Hollanda burayı İngiltere ile takas etti. Artık yeni beyaz adam ingilizlerdi. İngilizler daha kurnazdı siyah adamı birbirine kırdırmayı tercih ettiler. Öyleki zaten ülkede müslümanlık, katolizm, protestanlık, yerel dinler olmak üzere 4 din vardı. bunun yanında akan, mole dagbon, ewe, ga dangme gibi farklı etnik kökenlerda vardı. ingiltere zaman zaman araya dinsel ayrılığı sokuşturarak , zaman zaman ise etnik ayrılık serpiştirerek kardeşi kardeşe kırdırdı. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Öyleki portekiz-hollanda savaşında dahi savaşan portekiz ile hollandaydı. Savaş ne portekizde ne hollandadaydı. ancak her iki taraftan ölenlerde ne portekizli ne de hollandalıydı. Ölenlerin tamamı gana'lıydı.. ve savaş ganada yaşanmıştı.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kara kıta'nın bu kara kaderi 2.dünya savaşına kadar sürmüştü. 2. dünya savaşından sonra özgürlüğünü kazanan Gana şimdi artık özgür bir devlet ve özgür bir millet. Ancak gana'ya özgürlüğünü kazanmasından sonra giden "beyaz adam"larda var. ancak bu sefer gidenler öncekilerden tamamen farklı. sömürmek için değil iyiliği yaymak için kardeşliği pekiştirmek için ayrılıkları dindirip sevgiyi yeşertmek için , kara kıtayı aydınlığa çıkartmak için gidenler.. Bu sefer yer altı kaynaklarını sömürmek için değil. Her ülkenin yer üstü kaynakları olan çocuklarını eğitmek için oradalar. Bu beyaz adamlar ne hollandadan geldiler ne portekizden ne ingiltereden nede başka bir avrupa ülkesinden , bu sefer oralara giden beyaz adamlar Ankaradan , izmirden , Urfadan , Niğde'den ve Türkiyenin her şehrinden gittiler. Okullar açtılar.. yavaş yavaş dünyayı değiştiriyorlar..&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ben belkide dün akşam Fatih koleji'nde düzenlenen etkinliğe katılmasaydım. Elmina kalesinin hikayesini bilemeyecektim. 7.Türkçe Olimpiyatları için Türkiye'ye gelen Gana grubu ve Amerika grubu dün akşam bize küçük bir sunum yaptı. Türkiyeye 10-15 saatlik yolculuktan sonra hemen kendisini sahnede bulan Gana'lı kardeşimiz Abd'ulvaris bize kendi lehçesi , kendi türkçesi ve milletinden getirdiği sevgi ve muhabbetle anlattı tüm bunları. Sadece Abdulvaris yoktu elbette , Amerika'dan Noah bize tüm sempatikliği ve tatlılığı ile Sevda sokağı'nı okudu. San Antonio ekibinden Ankara misket havası oyununu izledik. Dallas grubundan Silifke halkoyunlarını izledik. Benjamin Vega ise bize Bedirhan Gökçe'nin "Sokak Çocuğu" şiirini okudu desem az olur. Okumadı Benjamin şiiri resmen gözlerimizin önünde yaşadı. Yine San Antonio ekibinden Aly bize Karahisar kalesi'ni seslendirdi ve son olarak Fatih koleji öğrencileri ile misafir öğrencilerin Barış korosu ümitlerimizi tazeledi.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Programın kapanış konuşmasını ise iki müstesna insan gerçekleştirdi. ikisinide yakından ilk kez gördüm. şahsen tanışma fırsatım olmadı. Açıkcası o fırsat belki vardı ama değerlendirme cesaretini kendimde bulamadım. Zira tanışmak için yanlarına gideceğim kişilerden birisi Zaman Gazetesinde'ki yazılarından takip ettiğim şahsen ilk kez gördüğüm Abdülhamit Bilici'ydi. O kadar naif, beyefendi ve nezaket ehli bir portresi vardı ki şimdi giderim istemedem bi kabalık ederim ayıp olur dedim ve gitmedim. Bir diğer konuşmacı ise Rüşdü Kalyoncu büyüğümüz idi. İsmini çok kez duymuş onuda ilk kez görmüştüm. çok duygusaldı ve gözyaşlarını tutamamıştı kürsüde tüm salonuda kendisi ile beraber bir duygu fırtınasına almış götürmüştü..&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Heyhat! oysa ki ben bugün Üstad Necip Fazıl'ı yazacaktım. Vefat gününde rahmetle anacak. doğum günü olan bir sonraki gün ise doğum gününü kutlayacaktım. Fakat Elmina kalesinin hikayesi ağır bastı. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Üstad yüreklerimizdeki yerin müstesna.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-4854520427289011884?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/4854520427289011884/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=4854520427289011884' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4854520427289011884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4854520427289011884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/05/elmina-kalesi.html' title='Elmina Kalesi'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm1.static.flickr.com/220/454296611_f24f1521ec_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-8899062491452644247</id><published>2009-05-23T02:57:00.000-07:00</published><updated>2009-05-23T03:48:28.115-07:00</updated><title type='text'>Bu Kimin Kavgası</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;İnsanlar görürsünüz bir sebepten bir diğeri ile atışır , bir diğerine sataşır yada bir diğeri ile her anlamda kavga eder.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Şüphesiz ki kavga kavramı hayatın içinde keşke olmasa denilebilecek bir kavram.. Herşey güllük gülistanlık olsaydı ortak akıl ve hoşgörü olsaydıda kavga olmasaydı diyebiliriz. ama bu mümkün değil. zira kainat yaratıldığı günden beri bir sınav gereği iyi ile kötünün mücadelesine şahidiz. Bunu her devirde gördük. kısa vadede herkes kendi tarafının kazandığını ve iyi olduğunu düşünsede asıl gerçek ortaya uzun vadede çıkar. Tarih bunun örnekleriyle doludur..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Kötülüğü ilk yayan , Hz.Adem'e (a.s) secde etmeme kibriyle kendisini üstün gören ve kovulan Şeytandır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Ondan sonra Hz.Adem'in(a.s) iki çocuğu arasında görürüz mücadeleyi, Habil iyi huylu ve gerek kardeşlerine gerek hayvanlara gerekse yaratılana iyi davranan birisi , Kabil ise hırslı , inatçı ve asidir. Habil'in iyi nitelikleri onu yüceltirken , kabil bunu çekememiş ve o uyurken başına bir kaya parçası atarak onu katletmiştir. İşte o günden sonra insanlar kısmen birbirinden ayrılmaya başlamış ve Habil'in soyundan gelenler , Kabilin soyundan gelenler olarak birbirlerinden ayrılmışlardır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Günümüze biraz daha yaklaştığımızda iyi ile kötünün mücadelesine olan örneklerimizi çoğaltabiliriz. Bir Bediüzzaman'ı düşünün iyiği yayan birde onu engellemeye çalışanları düşünün onu defaetle zehirleyip öldürmeye çalışan , Bir Hz.İbrahim'i düşünün hakkı tanıtan bir nemrudu düşünün kendi hak sayıp Hz.İbrahim'e katlanamayıp onu yok etmeye çalışan , Bir Hz.Musa'yı düşünün hakkı tanıtan birde Nemrut gibi ilahlık iddia edipte firavunu düşünün ona zulmeden, Bir Nuh a.s'ı bir Lüt a.s.'ı düşünün kavmine hakkı haykıran , birde onlara uymayıp kötülükte diretip kavimlerini düşünün helak olan. Bir Hz.Muhammed (s.a.s)'i düşünün dini İslam'ı mubini anlatan birde ona zulmetmekte yarışan Ebu cehili ebu lehebi düşünün.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;şimdi gelin kısa bir analiz yapalım.. kısa vadede hep zulmeden kârlı görünse de uzun vadede hep kaybeden olmuştur aslında zulmedenler. Çünkü Allah &lt;em&gt;"mühlet verir ama ihmal etmez"&lt;/em&gt; bir düzelme bir kendine gelme için verilen mühleti ya degerlendirirsin ya o fırsatı kaçırır baş aşağı gidersin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;İslamın ilk zamanlarında Ebu Cehil ve Ebu leheb zenginken , inanlar fakirken , 3 yıl çöllerde tecrit görürken Ebu leheb ve ebu cehil kısa vadede kazanmış gibi görünse de , sonuçta kaybettiler bugün ebu lehebin ve ebu cehil'in inandıklarına inanan yok. onları hayırla yad eden yok. arkalarında bıraktıkları sadece zavallılıkları.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;peki ya kendilerini değişik zamanlarda ilah ilan edip kendilerine tapmayanları öldüren nemrut ve firavun şimdi neredeler ? bugün nemruda ya da firavun'a tapan varmı ? oysa onlar kendi zamanlarında kendilerini ilah ilan etmişlerdi.. nemrudu bilemem ama kendini azametli gören , kızıl denizde boğulan ve Kur'anda söylendiği gibi ibret olsun diye bir zaman sonra bozulmadan cesedi denizden çıkartılan şimdilerde ise müzelerde bir nesne olarak ibret vesikası gibi sergilenen firavun'a kimseden fayda yok.. nerede kaldı ilahlığın ey firavun ? madem ilahtın neden bu haldesin ? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Günümüze geldiğimizde ise Bediüzzaman'ı görüyoruz islamın bir neferi olarak asrın alimi olarak. Ancak onada katlanamayan şer odakları vardı. Uzun tutmayacağım sadece kısa bir hadise anlatayım. Bediüzzaman ankaraya geldiğinde ankara valisi Nevzat Tandoğan onu istasyondan aldırarak makamına getirtti. maksadı başındaki sarığını çıkarttırıp başına fötr şapka giydirmek ve onu maskara etmekti.. ancak başaramadı ne yaptıysa Bediüzzaman sarığını çıkarmadı. en sonunda Nevzat Tandoğan'a &lt;em&gt;"bu sarık bu baştan ancak baş ile beraber çıkar , başımla çok uğraştın başından bulasın"&lt;/em&gt; diyerek makamdan ayrılır Bediüzzaman.. bu hadise üzerinden yıllar geçer Bediüzzaman son demlerini yaşamaktadır. Rüyasında Hz.İbrahim'i görür , Hz.İbrahim ona &lt;em&gt;"bizi ziyaret etmeyecekmisin"&lt;/em&gt; demektedir. Bunun üzerine Bediüzzaman ölüm döşeğindeyken Ispartadan Urfaya gider. Bediüzzaman'ın Urfa'ya gittiğini duyan Nevzat Tandoğan çıldırmış şekilde şunu söyler &lt;em&gt;"Gerekirse onu çöp arabası ile çıkartın ama o şehirden çıkartın"&lt;/em&gt; yani son yolculuğunda dahi huzur yoktur Hak davanın neferine. Ancak Urfa halkı buna müsade etmez. Şehirlerine intikal etmiş Bediüzzaman'ı vermezler ve Bediüzzaman urfa'da hakka yürür.. Yıllar geçer memleket karışmıştır. Sağ sol olayları ile çalkalanan memlekette bir gün bir haber duyulur. Ankara valisi Nevzat Tandoğan bir grup anarşist öğrenci tarafından &lt;strong&gt;"baş"&lt;/strong&gt;ından vurulmuştur. ve &lt;strong&gt;"çöp arabası"&lt;/strong&gt; ile ankara dışında bir çöplüğe atılmıştır. yani yapmak istediği ne varsa kendisine yapılmıştır. Oysa kısa vadede oda kazandığını sanmıştı. Ancak kaybetti.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bu kadar şeyi neden anlattım. Sözü nereye getireceğim ? hemen söyleyeyim daha fazla bekletmeden geçen gün bir haber sitesinde bir başlık vardı.&lt;strong&gt;"Bu kavga saylan'ın çocukları ile gülen'in çocukları arasında" &lt;/strong&gt;diye, Hayır bu kavga'da Saylan'da , Gülen'de bu zamanın bayrak kişileridir. Bu Kavga aslında Habil'in nesli ile Kabil'in nesli arasındadır ve kimin kazanacağını siz biliyorsunuz yukarıda başınızı işte bunun için bu kadar ağrıttım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Davanız ne olursa olsun. Adınız ne olursa olsun. Ne kadar güçlü olursanız olun farketmez. eğer davanız Hakka savaş açmışsa , Hak size değişmeniz ve düzelmeniz için mühlet verir.. Ama asla ihmal etmez. Kimisi bunu değerlendirir kimisi ise mühleti farketmez kazanıyorum zanneder ve baş aşağı gider. Bu savaşı kazanmanın şartı hakkın tarafında olmaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Nazım Hikmet bir şiirinde , &lt;em&gt;"akın var akın , güneşe akın , güneşin zaptı yakın"&lt;/em&gt; demektedir.. Üstad Necip Fazıl ise &lt;strong&gt;"Zindandan Mehmet'e Mektup"&lt;/strong&gt; şiirinde Nazım'a atıfta bulunarak &lt;strong&gt;"Güneşe akın vardı da, bizmiydik kalan"&lt;/strong&gt; demektedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Dikkat edin.. güneşe akın edip zaptedeceğinizi sanarken , ateşe koştuğunun farkında olmayan pervaneler gibi yanmayın.. zira sonunuz bunu gösteriyor.. Tarih tekerrürden ibaret ise ve hiç ibret alan yoksa söyleyeyim.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Bu kavga Habil'in nesli ile Kabil'in nesli arasındadır..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Kısa vadede hep Kabil'in torunları kazanmış görünsede..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Uzun vadede gülen, kazanan hep Habil'in torunları olmuştur..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Tarihin ilk ve son aynı zamanda hep süregelen  kavgasında sona yaklaşıyoruz.. Bir yerden sonra artık kötülüğün sancağı yere düşecek ve iyilik hüküm sürecek.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Tarafınızı doğru seçin.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Hz.Ömer'in ifadesiyle.. &lt;strong&gt;"Hizaya çekin kendinizi , Hesaba çekilmeden"&lt;/strong&gt; ki..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Kaybedenlerden olmayın..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-8899062491452644247?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/8899062491452644247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=8899062491452644247' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/8899062491452644247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/8899062491452644247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/05/bu-kimin-kavgas.html' title='Bu Kimin Kavgası'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-6597216641049680840</id><published>2009-05-19T08:04:00.000-07:00</published><updated>2009-05-19T09:18:29.483-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkan Saylan'/><title type='text'>Türkan Saylan Knockout!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hepimizin bildiği yakından tanımak zorunda kaldığı bir isim.. Türkan Saylan.. Kendi davası adına yol almış ve kendisi gibi düşünen insanlar tarafından cenazesinde oldukça fazlasıyla kutsanmış birisi. Kimine göre tam bir eğitim gönüllüsü kimine göre ise misyoner ve inanç düşmanı.. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Optimist yanım Türkan Saylan'ı her ne kadar bir eğitim gönüllüsü olarak addetmek istesede, içimdeki realist çoçuk buna hiç ama hiç yanaşmıyor. Kaldı ki bu hususta realist tarafım haklıdır , optimist tarafım adı üzerinde optimisttir. ve daima bardağın dolu yanını görme telaşındadır. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Türkan Saylan'ın adını Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı olarak duyduk ve kendisini bu sıfat ile derneğin faaliyetleri, çalkantıları ile tanıdık. Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındığında cümle alem ayağa kalktı. "Bir aydın gözaltına nasıl alınabilirmiş" , anayasanın 10. maddesi gereği her ferd yargı karşısında eşitse ve kimseye ayrıcalık yok ise bal gibi alınabilir. ve alınmıştırda. Eğer bir suçu yok ise zaten yargılama süreci neticelendiğinde ak sakal kara sakal düşecektir kişinin önüne.. Neden bu feveran ? o dokunulmazmı ? eğer öyleyse bakınız ölüm geldi ona dokundu. ölümden önce 17 yıl boyunca meme kanseri dokundu.. ve bilmediğimiz kendisinin bildiği daha neler neler kimbilir dokundu.. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kamuoyuna iyi işler yapıyor diye lanse edilmiş birisi ne zaman göz altına alınsa.. bir takım mihraklar bu kişi nasıl gözaltına alınır diye çırpınmaya başlıyor.. Sanki o gözaltına alınan kişinin tüm hayatını her yaptığı işi takip ediyorlarda kötü iş yapmayacağından eminler. ya gözler önündeki iyi işleri sadece bir göz boyamaysa ya o işin arkasında pis işler çeviriyorsa ? bu kadarmı safsınız.. bu kadarmı salaksınız.. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şimdiki moda ise "devlet ricali" türkan saylan'dan (ki artık kendisi knockout olmuştur bu durumda yakınlarından) özür dilesinmiş ? Devlet neden özür dileyecek ? Gözaltına aldığı ve sorguladığı için ? Ne münasebet ya ? insanlar gözaltına alınır. suçluysa tutuklanır değilse serbest bırakılır. olağan süreç budur türkan saylan'ın göz altına alınmasında ne gibi bi olağandışı olmaması gereken herhangi bi durum cereyan etmişte devlet özür dileyecek.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Özür bekleyenler veya bizden özür dilensin diyenlerin derdi Türkan Saylan değil , onun sıfatında özür dilendiği takdirde bakınız devlet özür diledi hatasını kabul etti aymazlığına bağlayarak konuyu ergenekon'u boşa çıkarma çabası. Kimse bunu beklemesin . Devlet özür dilenecek bir iş yapmamıştır. olması gereken ne ise o vukuu bulmuştur.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Türkan Saylan ömrü hayatı boyunca hakaret ettiği ve yok etmek için mücadele verdiği inançlı gençlikten , imamhatipli talebelerden, başörtüsünden özür dilemişmidir ki son nefesine kadar , öldükten sonra devlet ondan özür dilesin.. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Benim gözümde gerçek aydın "özür bekleyen" değil. kendisinden özür dilenmesi gerekecek durumda dahi olgunluk ve vakar ile o duruma göğüs gerip gün gelipte kendisinden özür dilenmek istendiğinde "özre gerek yok" deme erdemini gösterendir. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir insan parmagını kapıya kıstırdığında suçu "elim ne geziyor" diye kendinde aramak yerine kapı fabrikasını dava etmekle kapı fabrikasına yıkmaya çalışırsa . bir ömür boyu özür bekleyerek gezer ki bundan özür beklediklerinin haberi bile olmaz. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kaldı ki Türkan Saylan ölmüştür. " Her nefis gibi ölümü tatmıştır " . Artık dünya ringinden sonsuza kadar ayrılmıştır. bu cenahta olan hiçbirşey ona varmayacaktır. Devlet değil özür dilemek Türkiye Cumhuriyetinin tapusunu Türkan Saylan'a devretse ruhu bile duymaz. dolayısı ile devlet özür dilesin demenin ne devlete ne millete nede meftaya faydası yoktur. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;ve Ergenekon severler herzamanki gibi faydasız işlerle iştigal etmeye devam etmekteler ki bu faydasız işte onlardan birisidir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu aralar Saylan hakkında bir diğer rivayette 1983 yılında yani 26 yıl önce bir sempozyum nedeniyle Cidde'ye gittiğinde kabeyi tavaf etip hacı olduğu buna dair fotoğraflar çekindiği ve bu fotoğrafları kitabında yayınlayarak müslümanlığıda kimseye bırakmadığı şeklindedir. bir kısım sevenleride bunu insanın gözüne sokarak "rahmetli hacıydı" demek suretiyle Saylan'ı uçurmaya kalkmalarıdır. yakında evini yada mezarını türbeye çevirip "Hz.Türkan Saylan türbe-i şerifi" falan yazarlarsa sağına soluna çaput bağlarlarsa mum yakıp kendisinden medet umarlarsa hiç şaşırmam. Zira 26 yıl önce 3 günlüğüne gidilen bir gezide ne niyetle yapıldığı bilinmeyen bir kabe ziyaretini , (kaldı ki bunu söyleyen yine kendisi farklı bir kaynaktan duymuyoruz) bugün pişirip önümüze koyup rahmetli dini bütündü demeye getirenler şunu bilmeliler. Biz siz kadar safdil değiliz. 26 yılda köprülerin altından akan suları toplasanız büyük okyanusu iki defa doldurur. 26 yılda fikirler , şehirler , insanlar , medeniyetler değişir, herşey değişir. Değişmeyen bir Türkan Saylan'mı ? 26 yıl önce neyse bugünde odur öylemi ? ne kadar safsınız. olayların iç yüzünü okuyamamak bu olsa gerek. 26 yıldan bugüne neler değişti görmek istiyorsanız bir bakın. Sanki Türkan saylan hiç değişmemiş gibi 26 yıl önce neyse şimdi oymuş gibi davranmak çoluk çocuk mantığından başka birşey değil. Kaldı ki 26 yıl önce tamamen halisane ve iyi niyetle bir hac yapmış dahi olsa bu 26 yıl zarfında onun çizgisinin değişmeyeceği anlamına gelmez. ve Ayrıca esas olan 26 yıl önceki inancı yada dünya düşüncesi değil. bugünki düşünce yapısı , icraatları ve fikirleridir. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İşte bu hususu görmezden gelipte. 26 yıl önce hacca gitmiş demek ki iyi biriymiş düz mantığıyla düşünenler ancak safdiller olabilir. Zira "Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz" demiş büyüklerimiz. biz kendisinin "güneş ufuktan şimdi doğar" kitabında kendisinin söylediği hacca gittim buda fotografı şeklindeki beyanına değil yaptığı işe bakıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Son söz olarak kendisine "Allah rahmet eylesin" diyorum.. çok sevdiğimden değil. Kabe-i muazzamayı görmüş , tavaf etmiş olmasının hatırına.. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-6597216641049680840?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/6597216641049680840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=6597216641049680840' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/6597216641049680840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/6597216641049680840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/05/turkan-saylan-knockout.html' title='Türkan Saylan Knockout!'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-1719931629988570263</id><published>2009-05-11T12:55:00.000-07:00</published><updated>2009-05-11T14:43:31.345-07:00</updated><title type='text'>Bilimsel düşler</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bugünlerde aklım fikrim yaşamış gitmiş olan alimlerin keşiflerinde izledikleri mantıkları anlamaya çalışmak, mesela bir edwin hubble (ismi vefatından sonra hubble teleskobuna verildi) evrenin genişlemesini keşfettiğinde , evrim teorisini içlerine sindirmiş bir bilim camiasına bunu açıklamakta ne kadar zorluk çekti zira bu onun kariyerinin sonu demek te olabilirdi. Camia 3 maymunu oynayabilir ve onun sesini duymayabilir üstüne üstlük onu susturabilirdi de. Ama o bunu göze olarak evrenin genişlediğini haykırdı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;1924 yılında Hubble kendisini dünyaya duyuracak olan ve o güne kadar evrende sadece puslu küçük lekeler olarak tanımlanan "nebulalar" üzerine çalışmaya başlayacaktı. Öyleki yıllar sonra evrenin genişlediğini ispat ettiğinde , Albert Einstain onu bizzat tebrik etmek üzere çalışmalarını yaptığı wilson dağının tepesine kadar çıktığında takvim yılı 1934'tü. Hubble yasası şunu diyordu "Uzayda herhangi bir nesne dünyadan ne kadar uzaksa , aynı miktarda sabit bir hızla dünyadan uzaklaşmaktadır" &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Einstain Hubble'dan 10 yıl önce kadar genel görecelik kavramı üzerinde çalışırken evrenin ya genişlediğini, ya da daraldığını düşündü. Ancak gökbilimciler Einstain'a her iki durumunda geçerli olmadığını söylediklerinde, Einstain yanıldığını düşünerek teorisini mevcut duruma uyarlama uygun hal getirme gereği hissederek "kozmolojik terim" teorisini geliştirmekteydi. Ancak Edwin Hubble'in keşfiyle kozmolojik terim tarih oldu.. Einstain işte bunun için wilson dağının zirvesine kadar bizzat çıktı ve hubble'a bizzat teşekkür etti. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Aslında Edwin hubble yeni bir şeyi keşfetmemişti. sadece varolan durumun ispatını yapmıştı. ancak kendiside bunu bilmiyor ve evrenin genişlemesini keşfettiğini düşünüyordu. Zira kendisi 1924-1934 arası çalışmalarında evrenin genişlediğini ispat etmişti. Einstain kendisinden 10 yıl kadar önce bu konuyu ele almış ancak zamanın şartlarında gök bilimcilerin yanlış yönlendirmesi ile bunu haykıramamıştı. Şayet Einstain bir şekilde hubble'dan 10 yıl önceki çalışmalarında sonuca kesin olarak varmış olsa yine o da birşeyi keşfetmiş değil ispat etmiş olacaktı. bildiğiniz gibi ispat varolan birşeyin varlığını numuneler ya da teorilerle gözler önüne sermektir. keşfetmek ise birşeyin var olduğunu ilk kez bildirmektir. aradaki ince fark aslında çok derin bir uçurumun ta kendisi . Eğer Edwin Hubble ve Albert Einstain keşfetmeyerek "ispat etmiş oluyorlarsa" kimin keşfinin ispat tutanaklarını tutmuşlardı ? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Sıkı durunuz , her ikiside yeni bir şeyi keşfetmeyen bu alimler , doğunun kamet-i Bâla'sı , Bediüzzaman Said Nursi tarafından 1909 yılında kaleme alınan "İşaretül İcaz" isimli eserinde uzayın genişlemesinin bir güzel anlatıldığından habersizdi. Hatta öyle ki "İşaretül İcaz"da "zamanın bükülmesi" hususunada üstad bir güzel değinmiş. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;O yıllarda gazeteler günümüz şartlarında değildi. Televizyon ha keza, internet ki adı bile yoktu. dolayısı ile haberleşme ve iletişim imkanları kısıtlı ve kıttı. Dolayısı ile Einstain ya da Hubble kendilerinden çok uzakta anadoluda sürgünden sürgüne koşturulan bir islam aliminden habersizlerdi. Acaba bilselerdi anadoluda kendilerinin üzerinde çalıştıkları hususları ele almış ve anlatmış bir alimin olduğunu çıkıp gelirlermiydi bilemiyoruz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Aslında Bediüzzaman kapasitesinde bir alim. Hak cephesinde değilde şer cephesinde olsaydı. o devirde kendisine etmedik eza cefa bırakmayanlar onun ismini akademik çevrelere 100 kere bildirirdi. şayet Bediüzzaman hakkı değilde evrimi haykırıyor olsa bırakın sürgünü , önünde el pençe olurlardı. Lakin Bediüzzaman'ın haykırdığı hak ve hakikat işlerine gelmediği için sindiremediler ve eza cefa yoluna gittiler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Edwin Hubble ve Albert Einstain büyük alimler. branşlarında sivrilmiş şahsiyetler öyle ki Edwin hubble ile birlikte Wilson dağının tepesinde araştırma yapan bir diğer bilim adamı ve Hubble'in rakibi Harlow Shapley , bir seferinde hubble ile karşılaştığında ona başaramayacağını nebulaların sadece sema da lekeler olarak kalacağını ve uzayın'ın samanyolundan ibaret olduğunu söylemişti. Hubble teorisini ispat ettiğinde , Hubble'a ilk ulaşan yine Shapley'di. " Kendi adıma üzülsemmi , yoksa bilim adına sevinsemmi bilemiyorum" diyor ve rakibini tebrik ediyordu. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SgiOAqwM1nI/AAAAAAAAAEY/k2tbPRSu3QI/s1600-h/Planets1.png"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334669900747953778" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 112px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SgiOAqwM1nI/AAAAAAAAAEY/k2tbPRSu3QI/s200/Planets1.png" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Aslında yandaki resime bakarak Hubble'in işinin o kadar kolayda olmadığını şöyle anlayabiliriz. 1924 yılında Güneş sisteminde bulunan gezegenlerin bile bazıları bilinmiyor , Yandaki resimde dünyayı ve dünyadan daha küçük gezegenleri görüyorsunuz. Dünyanın çevresi yaklaşık olarak 36 bin kilometre, Dünya tüm insanlara yetecek kadar büyük gördüğünüz gibi ,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ancak bildiğiniz gibi güneş sisteminde ki gezegenler dünya venüs mars merkür ve plüton'dan ibaret değil. Hani bunun uranüsü neptünü satürnü Jüpiter'i..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SgiOA9CpWbI/AAAAAAAAAEg/JB13Tky0ydU/s1600-h/Planets2.png"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334669905657158066" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 113px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SgiOA9CpWbI/AAAAAAAAAEg/JB13Tky0ydU/s200/Planets2.png" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bu görmüş olduğunuz resimde ise Güneş sisteminin tüm gezegenlerini görüyorsunuz. Jüpiter'in çapı yaklaşık olarak dünyanın çapının 10.21 katına tekabül ediyor. yani Jüpiter'in çevresi 367 bin 560 kilometre kadar. Aradaki fark zaten resimde de gördüğünüz üzere bariz olarak ortada , ancak takdir edersiniz ki Güneş sistemi dediğimiz sistemin en nadide elemanı olan güneş henüz sahne almadı.. ve şimdi sıra onda.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ve karşınızda Güneş, ta ta ta tam.. Bu resimleri ilk gördüğümde nutkum&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SgiOBNw8NCI/AAAAAAAAAEo/jqDVEMWicZo/s1600-h/Planets3.png"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334669910146298914" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 112px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SgiOBNw8NCI/AAAAAAAAAEo/jqDVEMWicZo/s200/Planets3.png" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; tutulmuş ve yüce yaratıcının sanatı karşısında tüm varlığımla acizliğimi hissetmiştim. oysa ki nutkumun tutulmasından daha da fazlası olacağını bilemiyordum. Bu resimde güneşin , kendi sisteminin en büyük gezegeni jüpiter'in 10,32 katı kadar büyük olduğunu görüyoruz. Jüpiter'in çevresi 367.560 km kadardı. Güneş'inkini hesaplamaya ne dersiniz ?! bence yuh dersiniz ki güneşin çevresi 3 milyon 870 bin 406 kilometreye tekabül ediyor. Yani dünyanın yaklaşık olarak 108 katı diyebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bu resimde ise diğer yıldızlar arasında güneşin mukayese edilmesini görüyoruz. şaşırdığınızı biliyorum. &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SgiOBbbkySI/AAAAAAAAAEw/4UFPUl8Djqs/s1600-h/Planets4.png"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334669913814780194" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 140px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SgiOBbbkySI/AAAAAAAAAEw/4UFPUl8Djqs/s200/Planets4.png" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;Arcturus ne kadar büyük değilmi. Arcturus yıldızı güneşimizin yaklaşık olarak 18,89 katına tekabül ediyor. Yani Arcturus'un çevresi 73 milyon 111 bin 969 km demektir. Resimde de gördüğünüz gibi güneş sisteminin en büyük gezegeni Jüpiter :) burada kendisine ancak 1 pixel yer bulabiliyor. Ancak Arcturus bilinen en büyük yıldız değil kendisinden daha büyükleride var. ve son olarak işte en büyük ölçüde yıldızlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bu resimde gördüğünüz en büyük gezegen Antares, Arcturus'un 16,53 katı büyüklüğünde &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SgiOBrXJq9I/AAAAAAAAAE4/9IYWUvEPjtg/s1600-h/Planets5.png"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334669918091193298" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 140px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SgiOBrXJq9I/AAAAAAAAAE4/9IYWUvEPjtg/s200/Planets5.png" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;, güneşi bu resimde göremiyorsunuz bile 1 pixel ya var ya yok.. Antares'in çevresi 1 milyar 208 milyon 540 bin 847 kilometre , Bir insan 100 km hızla giden bir araba ile dünyanın etrafını dönmeyi 360 günde tamamlar. Aynı insan aynı arabayla ve aynı hızla Antares'in çevresini dolanmaya kalksa bu iş 12 milyon 85 bin 408 gün sürer. Yani yaklaşık olarak 33110 yıl demektir bu süre. Antares dünyanın 33570 katı büyüklüğünde bir yıldız. Dünyamızın Antares büyüklüğünde olduğunu düşünün bir an. Sizce mevcut teknoloji ile bu büyüklükte bir gezegende yaşıyor olsaydık insanların bırakın bir biri ile iletişime geçmesini , acaba birbirlerini bulabileceğinden emin olabilirmiydik. dünya çevresi 36000 km olan bir gezegen ve üzerinde 7 milyar'a yakın insan yaşıyor. eğer insanlar ekvator çizgisi üzerinde el ele tutuşacak olsalar 5,14 cm'ye bir insan düşer. aynı şekilde Antares'in tam ortasından ekvator benzeri bir çizginin geçtiğini varsayarsak 17 metreye bir insan düşer. nerde 5 cm nerede 17 metre. Eğer siz dünyayı Antares'e fırlatacak olsanız 20 katlı bir apartmana çakıl taşı atmaktan farkı olmazdı , İşin daha ilgincini söylemek gerekirse , Şu anda uzay konusunda görebildiklerimiz dünyanın çevresi etrafında Uzayın bir an için genişlemediği varsayımı ile düşündüğümüzde uzay'ın milyarda 4'ü kadarı , yani belki öyle gezegenler ya da yıldızlar var ki Antares onların yanında mikrop kadar kalıyor. ama henüz keşfedilmediler keşfedilmeyi bekliyorlar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;İşte Edwin Hubble resimlerle anlatmaya çalıştığımız bu çıldırtan büyüklüğü içine alan ve bu büyüklüklerin içerisinde toz tanesi kadar bile yer tutmadığı Uzay'ın genişlemesini ispat etti.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-1719931629988570263?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/1719931629988570263/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=1719931629988570263' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/1719931629988570263'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/1719931629988570263'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/05/bilimsel-dusler.html' title='Bilimsel düşler'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SgiOAqwM1nI/AAAAAAAAAEY/k2tbPRSu3QI/s72-c/Planets1.png' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-2305002058457335999</id><published>2009-04-25T15:59:00.000-07:00</published><updated>2009-04-25T16:46:03.431-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ölüm'/><title type='text'>Ölüm Bize Nasıl Gelir ?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Şu günlerde kafamı iyiden iyiye meşgul eden bir konuydu. Ölüm ve ölüm ötesi hayat. Elbette ki ölümü tadmamıştım. Ancak ölümü tadan çok kişiyi gerek mesleğimle gerekse insani ilişkilerimle alakalı olarak çokça görmüştüm.. Kimisi elim ve feci bir trafik kazası sonucu zerreleri asfalta preslenerek ve belki o asfalttan kazınamayarak can verirken kimilerinide gördüm ki son nefeslerinde huzur içinde yataklarındalar ve sevdikleri son yolculuklarında yanı başlarında..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Siz hiç düşündünüzmü nasıl öleceğinizi demeyeceğim. Zira biliyorum ki her insan mutlaka nasıl öleceğini , öleceği zamanı merak eder. Bunu öğrenmenin kesin doğru olan bir yolu olsa hiç şüphem yokki insan bu merakı için türlü fedakarlıklarada girecektir. Ancak bu aslında o kadarda gerekli değil.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Zira &lt;em&gt;"ölümü sıkça hatırlayınız"&lt;/em&gt; düstüruna binaen hatırladığımız ölüm bir fiil olarak hatırlanması gereken ölüm değil. Zira o fiil olarak hatırlanacak olan ölüm kuvve-i maneviyesi olmayan ve hayatı maddi emtiadan ibaret sananların aldanış şeklidir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Öyleki ölüm fiil olarak belki aslen bir saniye yahut bir salisedir. Öncesi hayat sonrası inanmayan için yokluk ve hiçlik inanan için ise yeni bir yaşamdır. İnanmayan için ölüm henüz gelmeden önce yokluğa açılan kapı hezeyanı , geldikten sonra ise geç kalınmış bir feryadü figandır. Fakat biz duyamayız çünkü ölenin frakansı değişmiştir. Bizim alıcılarımız o yeni frekansı alacak kadar da gelişmiş değildir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ben bu düşünceleri beynimde harman ederken elime bir kitap geçti. Belki bildiğiniz okuduğunuz belkide hiç duymadığınız bir kitap , &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;kitabın ismi : Meşhurların Son Anları&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;, Yazarı Burhan Bozgeyik , Kitap Cihan yayınları marifetiyle neşredilmiş. Kitap bana yıllar öncesinde yanılmıyorsam 2004 yılı yazında okuduğum Halit Ertuğrul'un Dünyayı Ağlatanlar kitabını anımsattı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ancak şu an elime aldığım kitap Dünyayı ağlatanları değil aynı zamanda Dünyada mazlumların yüzünü güldüren, bahtını şenlendiren nice alim, yönetici, sanatçı, şair, mütefekkir ve askeri deha'nında son anlarına ışık tutuyordu. Kitap yaklaşık olarak Mussolini'den Lenin'e İmamı Azam'dan Mehmet Akif'e , Yavuz Sultan Selim'den Ebu Cehil'e , Kemal Sunal'dan Turgut Özal'a , Adnan Menderes'e , Mevlana'dan Bediüzzaman'a yaklaşık olarak 110'a yakın kişinin son anlarını bize anlatıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Gerçi Ölüm hususunda kim ki ölümü sanki yaşıyormuşçasına gerçekçi ve doğru şekilde öğrenmek istiyor ise bence &lt;span style="color:#666666;"&gt;«Hüccet-ül İslam»&lt;/span&gt; &lt;strong&gt;İmam Gazali'nin(r.a)&lt;/strong&gt; &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Ölüm ve Ötesi&lt;/span&gt; kitabını mutlak surette okumalı , insanı o kadar derinden kuşatıyor ki gerek anlatımı ve gerekse safha safha ölümü anlatışı insana şunu düşündürüyor " Bir insan ölüp, tekrar dirilmeden ölümü bu kadar etkileyici anlatamaz" etkisini varın siz düşünün artık..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Meşhurların Son Anları kitabını şöyle bir evirdim çevirdim. Gözüme çarpan ve merak ettiklerimi okudum. ve şunu gördüm. &lt;em&gt;"Su testisi su yolunda kırılmış"&lt;/em&gt; her kim ki ne dava gütmüş ve neye nefer olmuşsa o kapının önünde can teslim etmiş , her kim batıl bir davayı gütmüş ve o davanın neferi olmuş ise ölümü korkunç olmuş, kim ki hak ve adalet ile hakka nefer olmuşsa ölümü sanki dar sıkıntılı bir odadan geniş ferah bir odaya geçiş gibi rahat ve huzurlu olmuş, her kim ki batıl bir davanın atıl bir neferi olarak ölmüş insanların onun ne canlısına ne ölüsüne teveccühü olmamış, her kimde hak davanın neferi olarak yaşamış ve ölmüş işte o kişi hem madden insanlar nazarında diri ve ölüyken el üstünde tutulmuş , naaşı yerine göre milyonlarca seveni tarafından uğurlanmış , kim ki batıl bir davada kalmış cesedi ya bir çukura atılmış , ya yakılmış yahut bir çöplükte macerası nihayete ermiş..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Gördüm ki , Sevenide , sevmeyenide , inananı ve tabii olanıda inanmayıp asi olanı da gerek kendisinden önce yaşamış ve ölmüş olsun gerekse kendisinden sonra yaşamış ve ölmüş olsun hepsi ama hepsi istisnasız İslam Peygamberi Hz.Muhammed (S.a.s)'i gerek yaşam ve gerek ölümüyle tasdik etmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Zira buyurmuştu İslam Peygamberi ;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;«Nasıl Yaşarsanız , Öyle ölürsünüz , Nasıl Ölürseniz , Öyle Diritilirsiniz»&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Buradan yola çıkacak olursak diyebiliriz ki, Nasıl öleceğini merak eden.. &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Nasıl yaşadığına baksın&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#000000;"&gt;Bundan sonraki yazılarda ara ara kitapta bahsi geçen meşhurların son anlarını buradan aktarmayıda düşünüyorum. Kitabı temin edip okuma şansı olmayan ancak merak edenlerinde belki bir nebze işini görür.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-2305002058457335999?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/2305002058457335999/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=2305002058457335999' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/2305002058457335999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/2305002058457335999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/04/olum-bize-nasl-gelir.html' title='Ölüm Bize Nasıl Gelir ?'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-4274666746710412211</id><published>2009-04-18T07:29:00.000-07:00</published><updated>2009-04-18T14:43:18.112-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cemaat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İslam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayşe Arman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fethullah Gülen'/><title type='text'>Kocayı Fethullahçılara kaptırmak !</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Malum , sosyal yaralara parmak basmak gibi ulvi bir vazifeyi ifa ettiğini düşünen , malum zihniyetin en afişe ve aşifte gazetesinin röportajcısı Ayşe Arman geçtiğimiz haftalarda bir yazı kaleme aldı.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Olayın özeti şu minvaldeydi :&lt;/strong&gt; kadının birisi bir ressama aşık olur. onunla evlenir. barların tozunu attırır içerler gezerler tozarlar yani bu dünya adına geçici haz ve hevesat olarak ne varsa yaparlar. Hattı zatında bir zaman sonra adam olgunlaşır. islami eserleri okumaya başlar. hakikate uyanır. ve kadın bunu sindiremez bunun sorumlusu olarakta kocasının arkadaşı olan ve Fethullahçılar diye nitelendirdiği insanları gösterir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Fethullahçılar denilen bu insanların ortak özelliklerini sayarken : kibar olmaları , sosyal olmaları , dini yaşamalarını gösteriyor kocasını Fethullahçılara kaptıran arkadaş ve devamında şunu diyor. bunlara karşı organize olalım ? durdurmanın bir yolunu bulalım. yurt dışında Türk demek eşittir Fethullahçı demek gibi bir izlenim var diyor ve dernekmi ne kursak diye danışıyor.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Gelelim kişisel fikrime..&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Efenim değil dernek, sabancı koç gibi büyük bir Holding kursanızda kâr etmeyecek zira sizin sevmediğiniz ve Fethullahçılar diye etiketlediğiniz insanlar yine sizinde söylediğiniz gibi nezaket sınırları içerisindeler kaldı ki sizi birşeye zorlamıyorlar size tebliğ yapıyorlar kararı size bırakıyorlar. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hatırlayınız 28 şubat süreci bu karalamak istediğiniz insanları durdurmak için yapıldı. Ne oldu ? dal kırıldı yerinden koca bir çınar yükseldi.. bin kişi oldu on bin kişi yüz bin kişi.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ayrıca malum röportajda kadın diyorki kocam dini gidip bi cami imamından öğrense bunu makul karşılardım. Bende diyorum ki , yalan ve hatta yalanın önde gideni.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;söz konusu zaatı muhterem röportajda bu sözü söylediği noktaya gelene dek dine diyanete vermiş veriştirmiş olmakla birlikte bir yerden sonra kafa dank etti elbette lan beni din düşmanı olarak görecekler diye bir u dönüşü ile durumu kotardı.. Merak ediyorum New york'ta kaç tane cami var biliyormu acaba.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kaldı ki , işin şu boyutuda var. Diyanetin islam modeli cami tipi islam yani.. Camiye gelen gelir gelmeyen kendisi bilir demek ve kişi camiye geliyorsa 5 vakit namaz kadar islamiyeti yaşıyorsa diyanete bu kâfidir. Diyanet günümüzün sorunlarına ve yaralarına aktif çözüm sunamaz çünkü kurumsal ve kamusal yapısı buna müsait değildir. ancak Fethullah Gülen hareketi diyanetten daha etkindir ve aktiftir. zira diyanetin amerikada yaşayan insanlara dini tebliğ edelim diye bir kaygısı yokken Cemaat avustralyanın dibindeki Aborjinlere afrikanın dibindeki pigmelere bile elini uzatmıştır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Cemaate yüklenirken diyanete sahip çıkmak işte bu rahatsızlığın maskelenmesi çabasıdır. Zira diyanet sana bir oto kontrol sunmaz ancak cemaat fikri bazda sana derin ve tatmin edici bilgiler sunar. gel yap demez. niçin yapman gerektiğini öğretir. diyanetin kıl dediği namazı cemaat niçin kılman gerektiğini ve kılarsan ne kazanacağını sana bir milyon kaynaktan öğretir. dolayısı ile daha tatmin edici ve tatbiki kolay bilgiyi cemaat sana sağlar. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kaldı ki diyanetin içinde her telden insan vardır. kurumun konumu bunu gerektirir. bu zenginliktir belki ama bir yerden sonrada ayrımsallaşma nedenidir. öyleki bir imama sordugun cevaba başka bir imam başka bir cevap verir. kurum içerisinde bir uyumsuzluk olabilir. ki şahidiyim olmuşturda.. ancak cemaatte bu yoktur. cemaatin içinde olup birbirini hiç tanımayan bir japonla bir etiyopyalının beslendiği kaynak bir olduğu için bu iki insana kendi memleketlerinde aynı soruyu sordugunuzda size farklı dillerde aynı cevabı verirler. neden çünkü ülküde birlik, inançta birlik, uygarlıkta birlik gibi binlerce yolda bir birliktelikleri.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Dolayısı ile bu inanç birliğinin önüne hiçbir gücü geçiremezsiniz , hiçbir dernek kurum kuruluş ve hattı zatında hatta holding bile kursanız bu oluşumu durduramazsınız zira bu oluşum iki kişi arasındaki dialog , arkadaşlık ve karşılıklı saygı sevgi gibi soyut ama hayatın her an içinde olan kendini ispatlamış bir harekettir ki dernek fln gibi somut değerlerle durduramazsınız..&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Birde işin şu boyutu var. tutunki bir güç çıktı karşınıza ve tamam bana mantıklı bir gerekçe belirtin ben bu cemaati durduracağım dedi. Ne diyeceksiniz ?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;içki içmiyorlar , güleryüzlüler , insanlara islamı tanıtıyorlar ve bunu çağın gereklerine uygun olan yol yöntem araç ve gereçlerle yapıyorlar mı diyeceksiniz ?&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şu bir gerçekki her doğan insan islam dini üzerine doğar ne zamanki anne ve babası onu başka bir dine yönlendirirse o zamana kadarda islam dini üzerinedir. bu minvalde düşünecek olduğumuzda zaten özünde herkes bir islam nüvesi ile doğuyor ve ya nüveyi yetiştiriyor fidan ve ağaç haline getiriyor.. ya da kalbinin derinliklerinde ışıksız susuz bırakarak çürümeye terk ediyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;O nüve çürümediği sürece, ilk ışık gördüğünde filiz verir. kaç yaşında olursanız olun. ne işle meşgul olursanız olun.. fırsat karşınıza geldiğinde nüve ışığı aldığında içinizde o inkişafı bulursunuz ve bulduğunuzda hissettiğiniz ferahlık ve rahatlık o kadar alenidir ki bundan bir daha vazgeçmez ve o güne kadar olan hayat düzeninizi bir çizgi ile çizersiniz geride bırakırsınız. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;O nüveyi sizin içinize koyan ve sizi bir sınav ile sınav etmek için dünyaya gönderen Allah, birgün o nüvenin ihtiyacı olan ışığı size bir insan vasıtası ile gönderdiğinde siz o insanı etiketleyeceksiniz şuncu buncu şöyleci böyleci diye.. siz nüve ihtiyacı olan ışığı almasın diye perdelerinizi sım sıkı kapatırken bir başka kalp bu ışığı aldığında bu seferde feryad edeceksiniz biz karanlıkta rahattık. kocamı kim aydınlattı diye.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Allah, yüce kitabında bir yerde &lt;em&gt;"din olarak sizin için islamı uygun gördüm"&lt;/em&gt; buyuruyor. başka bir yerde &lt;em&gt;"islamı tamama erdirdiğini"&lt;/em&gt; söylüyor.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Peygamberimiz ise bir hadisi şerifinde &lt;em&gt;"Benim ismim güneşin doğuğ battığı her yere ulaşacaktır"&lt;/em&gt; buyuruyor.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şunu unutmayın. İslami kronolojiye bakıldığında &lt;em&gt;"emri bil maruf , nehyi anil münker"&lt;/em&gt; namazdan önce farz kılınmıştır. bu namaz önemsizdir demek değil. yada daha az önemlidir demek değil. &lt;em&gt;"iyiliği yaymak , kötülükten alıkoymak"&lt;/em&gt; en az namaz kadar önemlidir demek. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Zira şu dünya iyilikle kötülüğün mücadele mecrası ise ve herkes kendisine bir saf seçiyorsa , islamın dışında seçtiğiniz hiçbir saffı iyi görerek kendinizi kandırmayın. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Zira İslam güneşi doğmaya önce kalplerden başlar..&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Muhtereme zât Ayşe Arman , kendi hayatından bir örnek vererek kızımın sorduğu her soruya babası "peygamberimiz şöyle buyuruyor" vs. şeklinde cevap verse herhalde sindiremezdim diyor.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu çok normal , İslamı yüzeysel kaynaklardan öğrenip , Zekeriya Beyaz kalitesindeki insanların hayatını islam sanıp bu layt ve yüzeysel dünyanın argümanı olan , gerçek islamı elbette anlayamaz zira kapasitesi buna yetmeyecek o yaşam tarzını hafsalası alamayacaktır. bunu normal karşılamadığımızda da suçlu biz değiliz. zira o güne kadar size islam diye öğretilenleri siz öğrenmeniz gereken kaynaktan araştırmayıp hazlarınız ve hevesleriniz doğrultusunda yaşamışsanız sizin sorumsuzluğunuzun suçlusu gerçek islam olamaz. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kaldı ki Allaha inanıyorum diyen insan. Barda gezmek tozmak ve içmenin nesi kötü olabilirki barda içenler dinsizmi diyerek üste çıkma telaşına kapıldığında benim gibi insanlar o kişiye şunu der. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Arkadaş, Allahı seviyorum ve varlığına inanıyorum diyeceksin. Ama Allah'ın iyi bir insan olman için sana indirdiği rehberi yani Kuran'ı ve içerisinde iyi bir insan olmak için buyurulanları görmezden geleceksin, Allah'ın şu dünyanın en zorda olduğu zaman zarfında rehber olarak gönderdiği peygamberi rehber edinmeyeceksin. çocuğuna öğretmeyeceksin. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Allahın yap dediklerinden bir haber olacaksın. Yapma dediklerinin tamamına yakınını yapacaksın , rehberine kulak vermeyeceksin sonrada inanıyorum ki Allahta beni seviyor diyerek kendini avutacaksın. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;birisi sana gelip bak İslam budur şöyledir. bunun nedeni budur. bunun doğrusu budur diyecek sana doğrusunu anlatmak isteyecek onuda kendini sütten çıkma ak kaşık zannedip Fethullahçı diye etiketleyecek karalayacaksın.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Elbette ki kimsenin imanına islamına ve Allah'la olan münasebetine karışamaz ve Allah adına hüküm veremeyiz , zira inanıyoruz ki bağışlamasıda mağfiretide boldur rahmet edendir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ancak bu hikmetler dairesinde Allahın takdiridir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Olaya sebepler dairesinde bakacak olursak her sebep bir sonucu doğurur ve her sonuç bir sonraki eylemin sebebidir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sen şimdi yaptıklarına bir bak.. barlarda discolarda gezmişsin.. içmişsin dağıtmışsın. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sevdiğin Allah sana kitabında içme demiş. Rehber olarak gönderdiği peygamber bunu sana asırlar öncesinden uygulamalı bir şekilde göstermiş. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sonra sen bunları görmezden gelmişsin.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Laf gelmiş bir noktaya sen yine bir yazında Allah'a inanmaktan bahsetmişsin.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;laf başka.. iş başka.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz&lt;/strong&gt; demiş eskiler.. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şimdi sen söyle Ayşe Arman..&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;lafın başka diyor yaptığın iş başka diyor sana neden itibar edelim ? &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-4274666746710412211?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/4274666746710412211/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=4274666746710412211' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4274666746710412211'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4274666746710412211'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/04/kocay-fethullahclara-kaptrmak.html' title='Kocayı Fethullahçılara kaptırmak !'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-6044316124985608185</id><published>2009-04-11T09:30:00.000-07:00</published><updated>2009-04-11T17:40:34.431-07:00</updated><title type='text'>oltaya takilanlar..</title><content type='html'>&lt;div&gt;Kendi kaderini değiştirememişsen , o zaman kiralık bir daire olabilmişsindir yalnızca.. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;Henri Michaux&lt;/span&gt; , &lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;Açı direkleri&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;Ne anladım :&lt;/span&gt; Kendi hayatının başrolünde değilsen.. başkasının hayatında en fazla figuransın..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çay Tiryakisi akşamcı nerede görülmüş mon cher?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal;"&gt;Attila İlhan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;, Dersaadet'te sabah ezanları&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0); font-style: normal; font-weight: bold; "&gt;Ne anladım : &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0); font-style: normal; "&gt;Birileri hayatında ya hiç çay içmemiş , yada çayı akşam dışında günün diğer dilimlerinde içilir zannediyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Felaketlerimizi başka  biri ile taksim etmek saadettir. fakat annelerle değil, annelerle değil. Annelere anlatılan kederler taksim değil zarbedilmiş olur. Çocuklarının felaketini iki kat şiddetle hisseder anneler, bu ıstıraplarını çocuklarına fazlasıyla iade ederler; böylece keder anadan çocuğa, çocuktan anaya her intikal edişinde büyür.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal;"&gt;Peyami Safa&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0); font-style: normal; font-weight: bold; "&gt;Ne anladım : &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0); font-style: normal; "&gt;Derdini açma anne babaya, derdin üstüne birde dünyayı dar eder sana.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fakat bizim memlekette aranan kaybolur. Şark oturup beklemenin yeridir. Biraz sabırla herşey ayağınıza gelir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;Ahmet Hamdi Tanpınar&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;, Huzur&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0); font-style: normal; font-weight: bold; "&gt;Ne anladım : &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal;"&gt;Şarkta yıllardır arananlar bulunamadı. Beklendi.. ve şimdi asit kuyularından çıkartılıyor kemikleri.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir huzur düşüncesi düşüyor.. Enseme bir giyotin gibi..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;Şevket Akıncı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0); "&gt;Ne anladım : &lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Huzurunda var bir bedeli..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Büyük şehir insanını büyülen aşktır. Ama ilk bakışta değil, son bakışta aşk..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;Walter Benjamin&lt;/span&gt;, &lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;Son bakışta aşk&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0); font-style: normal; font-weight: bold; "&gt;Ne anladım : &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0); font-style: normal; "&gt;Aşık olmak için bakmak önemlidir.. Bakışın ne ilk nede son olması değil..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dünyayı daha iyi yapamayan erkek, erkek değildir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;Balian&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;, Cennetin Krallığı filminden&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0); font-style: normal; font-weight: bold; "&gt;Ne anladım : &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0); font-style: normal; "&gt;Beklentiler daima erkeğin üzerine bina edilir. Beklentiler yerine gelmediğinde hayat başından aşağı boca edilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ölüm Van kalesi kartpostalları biriktiriyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;Gökçenur Ç.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 0, 0); "&gt;Ne anladım : &lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Ölüm yakında bu ablamıza pul koleksiyonunu da gösterecek sanırım&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-6044316124985608185?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/6044316124985608185/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=6044316124985608185' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/6044316124985608185'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/6044316124985608185'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/04/oltaya-takilanlar.html' title='oltaya takilanlar..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-6239073613787770396</id><published>2009-04-05T02:28:00.001-07:00</published><updated>2009-04-05T11:45:52.648-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fizik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Phanomenta'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Espark'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir'/><title type='text'>Stiftung Phanomenta</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://phaenomenta.de/Luedenscheid/bilder/logo.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 250px; CURSOR: hand; HEIGHT: 62px" alt="" src="http://phaenomenta.de/Luedenscheid/bilder/logo.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt; Dün ilk sınavlarımdan çıktıktan sonra erkek kardeşimle şöyle bir mini eskişehir turuna çıktık :) Önce İstanbula dönüş biletimi aldım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Sonrada kardeşimin tabiri ile "Ortamlara akmaya" başladık :) Dedikki Espark'a gidelim şöyle bir sinema yaparız sonrada duruma göre takılırız. Gittik Hızlı ve Öfkeliye bilet alacağız film +15 bizim ufaklık 11 yaşında.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Geçtik sıraya sıra bize geldi görevli bayan sordu bizimkine kaç yaşındasın bizimkisi aaauu yaparken ben onbeş dedim :) kimliğin varmı yanında dedi. Bende yanında abisi var dedim. kusura bakmayın denetmenlerimiz nedeniyle alamayız kimliğiniz olmadan dedi. ( ki ben bayanın bizim ufaklıgın 15 yaşında olduguna inandıgınıda sanmıyorum ama müşteri memnuniyet hesabına ses çıkarmadı)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Kardeşim diyorki abi şimdi nabıcaz :) dedim sen 15 yaşına girene kadar beklememiz lazım :) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Espark'ta kapıdan içeri girer girmez ilginizi değişik değişik aletler çekiyor. Bunlar &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.phaenomenta.com/"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Phänomenta&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt; tarafından imal edilen ve insanlarda bilimsel araştırmaları teşvik eden. Soyut olarak okullarda öğrenilen fizik kimya gibi dersleri gerçek uygulama ortamında görmenizi sağlayan düzenekler. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Mesela Espark'da büyük resmi ilk gören Einstain'in izafiyet teorisini , çekim yasasının deneysel olarak bir madeni para ile denenmesini sağlayan bir koni deneyine şahit olduk :) bozuk parayı bırakıyorsunuz yuvarlana yuvarlana merkeze dogru yavaş yavaş ilerliyor ve en sonunda merkezdeki delikten düşüyor :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Hemen yanında torichelli deneyine atıfta bulunan bir deney düzeneği görüyorsunuz 2 metre uzunlugunda bir cam boru sıvı ile dolu , ayrıca bu cam borunun içerisinde de içi bir sıvı ile dolu olan şişe bulunuyor. şişe normalde borunun en üst noktasında ama altta bulunan pedala bastıgınızda şişe birden bire yer çekimini hatırlıyor ve batmaya başlıyor :) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Soru şu : mantığı ne olabilir ? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bunlar kadar etkileyici olmasada Esparkta ayrıca Sürtünme ve yatay hareket düzenekleride vardı. 2 tane topu aynı anda metal bir rampadan bırakıyorsunuz aynı anda iniyorlar fln. Tabi birde hani şu lunaparkta alışık olduğumuz dev cüce aynaları vardı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Az önce internette Phänomenta'nın internet sitesine göz attım. Daha yüzlerce bu şekilde deney düzenekleri var. çok ilgimi çekti ve takdir ettim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Şu açıdan , içerisinde yaşadığımız dünya sebepler ve hikmetler çerçevesinde ele alınacak olursa. Bu Phänomenta deneyleri insanlara sebepler dairesini sadece teorik olarak değil uygulamalı olarakta öğrenme ve işin pratiğini kavrama imkanı sunmuş olacak. Eğer kişi işin hikmetler dairesinide hakkınca idrak edebilirse. Şu kainatta ilmi açıdan yenilmesi ve galebe çalınması mümkün olmayan bir alim olur çıkar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Zira Medresetüzzehra'yı kurmayı amaçlayan Bediüzzaman'ında amacı buydu. Din ilmini tahsil etmenin yanında Riyaziye , Tabia , Hendese ve Kozmoğrafya gibi ilimlerinde tahsil edileceği bir mektep ile aydınlık bir nesil amaçlanıyor ve hem maddi hemde manevi anlamda ilerleme amaçlanıyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;--- &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Eskpark'da kardeşimle Phänomenta düzeneklerini incelerken ve işin mantığı hakkında fikir fırtınası yaşarken yanımıza bir kız ve bir erkek geldi. hal hareket ve tavırlarından liseli ve sevgili oldukları fikrine haiz oldum. kız gayet laubali bir biçimde "şunlara baksana yhaa" fln gibi bir hayret nidası ile çocuğu uyardı. Çocuğun verdi tepki ise asıl bende hayret uyandırdı "Çok malca bunlar yhaa" , Şöyle baktım .&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;"Sayın üstad madem bunlar size göre o kadar malca bu durumda siz einstain'in vakıf olduklarını bile aşmış olmalısınız ki bunlar size hitap etmiyor. o durumdada bunların mantığını bize anlatmak size düşer" diyecektim ki &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bunu demedim , düşündüm dedim tipik bir liseli ve kız arkadaşına ben herşeyi aştım hayatın sırrına erdim , bunlar ne ki sen benim düşündüklerimi bir bilsen triplerine girmiş çömez bir liseli olduğunu ve kız arkadaşına kendini beğendirmek ve kendini birşeyler sanma modunda olduğunu farkettim ve adam yerine koymadım :) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Eğer aklı başında birisi olsa orada 5 kere yerin dibine sokup sokup çıkaracaktım da işte.. son anda yırttı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Keşke Eskişehirde Phanomenta böyle alışveriş merkezlerinin girişlerinde 2-3 deneysel düzenekle halka sunulmak yerine , güzel bir yerde Bilim müzesi kurulsa ve 2-3 düzenek yerine 300-400 farklı düzenekle insanlara bilim tanıtılsa..&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;İşte o zaman bu şehrin çocukları okullarda dersanelerde öğrendikleri optik, atışlar, vektörler, sürtünme, ivme gibi konuları akıllarına çok daha sağlam yerleştirirler . Zira üniversite çağında birçoğumuzun sıkıntısı soyut olarak öğrendiğimiz formülleri ve kainat kanunlarını birebir müşahade edememenin verdiği sıkıntı ile tam kavrayamamaktı.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Stiftung Phanomenta..&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-6239073613787770396?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/6239073613787770396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=6239073613787770396' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/6239073613787770396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/6239073613787770396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/04/stiftung-phanomenta.html' title='Stiftung Phanomenta'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-5825179468110455691</id><published>2009-04-02T14:26:00.000-07:00</published><updated>2009-04-02T15:25:22.112-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog Etigi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hafif Meşrep'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahlak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dava'/><title type='text'>Blog Etigi, insanlık ve mucadele</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Son zamanlarda nete girmeye fazla zaman bulamıyorum. Ancak buldugumda da ensonhaber, aktifhaber gibi haber sitelerine bir göz atıp, facebook'ada bakıp çıkıyorum. Malum sınavlar yaklaştı. Aslında ben bu yazıyı yazmak yerine şu anda Finansal Yönetim , Pazarlama Stratejisi ve Türk Vergi Sisteminin altından girip üstünden çıkıyor olmam lazımdı. ancak bugün umursamazlığım üstümde olsa gerekki sınavlara 1 gün kala ben pekte takmıyorum sınavları :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Dedim ya fazla zaman bulamıyorum onun içinde öyle şu blogda ne var bu ne demiş obürü ne cevap vermiş falan fazla karıştırma şansım olmuyor. Ancak son günlerde duyduğum ve kötü şöhretleri neticesinde bir göz atmak zorunda olduğum bazı blogları ve yazarlarının mantelitesini görünce dumur oldum desem yeridir. Zira bu bloglar kendilerini hafif meşrep olarak değerlendiriyorlar ve kendi aralarında "Hangi blog sahibi ile yatmak isterdiniz" gibi mim dağıtmak suretiyle barut fıçısının yanında kibriti çakıyorlar. eşeğin aklında yonca yokken dahi kulağına karsuyunu kaçırıp huzuru bozdukları kanısındayım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;zira içeriklerinde işte ben şununla mercimeği fırına vermek isterdim. Sevgilim şundan hoşlanıyor gibi ezik muhabbetler çevirmek suretiyle türk aile yapısını zedeleyici içerikleri yayınladıklarını düşünüyorum. blogger/blogspot'un +18 bloglarıda var ancak bloga girmek istediğinizde bir uyarı çıkıyor ve bu blog 18 yaşından büyüklere yöneliktir girmek istiyormusunuz gibi bir uyarı veriyor ancak bunlarda öyle birşey yok. yani bu tür içerik blog sahiplerine göre o derece normal ki o blogların sahipleri bloglarını +18 yapma gereği bile hissetmemişler. Ben merak ediyorum 10-15 yaşlarında yada 18 yaşından küçük herhangi bir öğrenci ödev ararken yada farklı bir sebeple bilgisayar başında bulunurken o sitelere girse ruh sağlığı ve psikolojisi etkilense bunun vebalini verebileceklermi ? yada sorumluluğu ailelere atıp çocuklarına sahip olsalarmış demek bayağılığı ile kendilerini aklamayamı çalışacaklar. Fuhşiyata özendirici ve bir nevi teşvik edici bile sayılabilecek bu yayınlar konusunda ben blogspot'a şikayette bulunmayı ve gerekli işlemlerin yapılmaması durumunda savcılığa suç duyurusunda bulunmayı düşünüyorum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;O blog sahipleri muhtemelen bu yazıyı okuma zahmetine katlanmayacaklar, katlanmalarıda katlanmamalarıda umrumda değil , beni ilgilendiren tamamen işin ahlaki ve toplumsal yönü. Yoksa kişisel fikirleri ve hayat tarzlarına karışacak yada neden böyle yapiyorsunuz diyecek değilim her fert hayatını özgürce yaşamalıdır ve sorumluluğu kendisine aittir. ancak kendi hayat biçiminde yanlış olduğu fikrine haiz olduğumuz noktaları kalkıpta toplumun diğer fertlerine teşvik edici biçimde ifşa edecek olurlarsa bu ferdi insiyatiften çıkar ve toplumsal insiyatif noktasında değerlendirilir kanısındayım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Hemen hemen her milletin değerleri ve belli bir ahlak yapısı vardır. Ahlaki çöküntüde olan yada ahlak sistemi çatırdamaya başlayan hiç bir ülkede , ülkenin hiçbir birimi gerek soyut gerek somut olsun bundan etkilenmeden ayakta kalamaz. Ahlak bir milleti millet yapan değerler zincirinin en sağlam halkası olmalıdır. Zira o halka koparsa zincirin hiçbir hükmü kalmayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Dünyada gelmiş ve geçmiş nice kişiler vardır ki ister takdir edin ister etmeyin ister destekleyin ister desteklemeyin belli bir ahlak çerçevesinde hareket ederek yol aldıkları aşikardır. Ahlaktan hemen sonra dava gelir ki eğer kişi bir davası var ise insandır. aksi halde müsveddeden ibarettir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Örneğin Braveheart filmine konu olmuş İskoçyanın özgürlüğünün mimarı William Wallace , Kübada baskı rejimini deviren Ernesto Che Guavera, Türkiye'de ise Atatürk gibi nice kişiler vardır ki bir davanın adamı olmak yolunu seçmişler kişisel heva ve heveslerinden sıyrılmışlar önce milletlerinin sonra insanlığın faydasına hareket etmişlerdir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Seversiniz yada sevmezsiniz, takdir edersiniz yada etmezsiniz ancak örnek olarak verdiğimiz kişilerin bir davası vardır. ve bu dava o kişileri kendileri yapmıştır. Tarihin her devresinde ve bugünde davası olmadan hedonizm çevresinde şehvet ve uçkur ekseninde hayat sürenler sodom gomorre ve pompei'de olanlara bir göz atsalar yollarının sonu nereye çıkıyor görebilirler. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Dedidiğim gibi insanı insan yapan davasıdır. Davası olmayan , silinip gider. işte onun içindir ki bir mücadelesi olan davası olan herhangi bir insanı inandığım davanın düşmanı dahi olsa davası olmayan ve hafif meşrep yaşıyoruz demek lightliği içerisinde olan topluma katkısı hiçlik ile gereksizlik arasında olan her ferde tercih ederim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Zira insanı insan yapan davasıdır. Gerisi müsveddeden ibarettir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;bu konuda imam Şafiî (r.a)'ın şu sözünü hatırlatmakta fayda var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;"İnsanlığa katkısı mide'sine giren kadar olan kişinin değeride mide'sinden çıkan kadardır"&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;aslında imam şafiî'den aktardığımız bu söz tek başına bütün yazının öz'üdür. söz aklıma yazının sonunda geldiği için bütün bir yazıyı yazmak zorunda kaldım , aslında bu bile bir dava insanının çapını gösterir. Ben derdimi anlatmak için bin dereden su getirdim İmam Şafiî hazretleri asırlar öncesinden bize miras olarak bıraktığı bir cümlesi ile konuyu nihayete erdirmiş anlayana mesajı vermiş ve hükmü bağlamış.. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-5825179468110455691?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/5825179468110455691/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=5825179468110455691' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5825179468110455691'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5825179468110455691'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/04/blog-etigi-insanlk-ve-mucadele.html' title='Blog Etigi, insanlık ve mucadele'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-9136027366881022781</id><published>2009-03-21T18:38:00.000-07:00</published><updated>2009-03-21T19:56:35.424-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='halı saha'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ticaret'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='network marketing'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ali sürmeli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='franchising'/><title type='text'>Herseyden Biraz -2-</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Uzun bir sürenin ardından halı sahalara dönmek aslında güzeldi.. ama müthiş bir hamlamanın ardından bütün bir hafta sonunu bütün kaslarımı tek tek hissederek geçirmek ve ciddi manada hamlamış olduğumu hissetmek biraz kastı diyebiliriz :) yinede güzeldi.. her yeni maç sezonu açılışında ilk maçtan sonra olan reaksiyonu yaşıyoruz :) bundan sonra haftalık olarak devam edeceği için bu gelenek sanırım bundan sonra bu hamlamaya maruz kalmayacağım :) üzerinize afiyet attığım 5 golüde artı haneme yazıyorum :)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;-------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;İş yerinin gereksiz ritüellerinden, kurallarından, kaidelerinden, şartlarından falan acayip sıkılmış durumdayım.. anlatamam artık boğuluyormuş gibi hissediyorum kendimi bir çıkış bulduğum anda voltayı alıcıyım. ve şunu iyice anladım ki ben ticaret adamı olmalıyım. Ticaret ki risk ve cesaret gösterdiğin oranda büyürsün.. yada çıkarsın , "her insan en fazla bir kez batar" sloganıyla gözümü karartmış durumdayım kriz ortamı falan umurumda değil. Ben Küresel krize inanmıyorum zira herkes kendi krizini kendisi meydana getirir. Eğer kişi rahat zamanda har vurup harman savurursa.. dar zamanda kıvrım kıvrım kıvranır.. Dünyada şu anda kriz var borusunu en çok öttürenlere bakarsanız görürsünüz ki hesapsız iş yapan dünya devleridir. ve batmışlardır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Kaldı ki kriz işi bilmeyene krizdir. Zira kriz ortamları daima iki ucu açıktır. ya iyi değerlendirir büyürsün ya değerlendiremez çökersin. Kriz dalgasının ilk şokları Türkiyeye vurduğu zamanlarda dolar müthiş bir iniş gösterdi. 1100'ü görmüştü yanlış hatırlamıyorsam.. Obama'nın seçilmesinden sonra amerikanın dünyadaki prestij düzeltme girişimlerinden sonra ve amerikan borsasının toparlanma eğiliminde olmasınında etkisiyle dolar kaybettiği imajını toplamaya başladı ve Türkiyede geçtiğimiz hafta 2000'i görmesine ramak kaldı diyebiliriz. şimdi düşünün krizin ilk çıktığı zaman dolar 1100 lere düştüğünde herkes elinden dolar çıkartıyorken akıllı bir adam 1000 dolar alsaydı. geçen hafta 2000 dolaylarında bir fiyattan sattığı anda 900 TL temiz bir kazancı olacaktı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;İşte krizde çok basit bir kâr yolu.. Sadece sermayeniz bir miktar para ki bu tamamen sizin kendi büyüklüğünüz yada almak istediğiniz risk miktarı ile sınırlı , zaman ve sabır.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;--------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Eveet nihayet allclip.net sitesi için aradığım bileşenleri verebilen ve benden fahiş fiyatlar talep etmeyen bir hosting firması bulmuş gibiyim. şu anda inceleme irdeleme ve hesap kitapla ugraşır durumdayım. bakıyorum eğer aklıma yatarsa güzel bir proje olacağını düşündüğüm ve şu anda bilgisayarımda kayıtlı vaziyette hayata geçeceği günü bekleyen clip sitesi çok yakında yayında olabilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;--------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Mart ayının ilk günlerinde, Braveheart filmini izledim. Aslında bilindik ve kült olmuş eski bile sayılabilecek bir film, acımasız ve baskıcı bir otorite rejimine hayatı pahasına başkaldıran william wallace'in hikayesinin anlatıldığı film. kahramanımız filmin sonunda hayatını kaybediyor belki ama aslında büyük bir zaferi haykırıyor. ülkesi onun inancı sayesinde o görememiş olsada bağımsızlığına ulaşıyor. Braveheart verdiği mesaj ve dahi özü itibariyle ruhuma bam telime dokunan başlıca filmlerden , insanda bazı hislerin coşmasına neden olabiliyor. tarihimizde belki konusu ve özü itibariyle braveheart'tan çok daha güzel örnekler vardır ancak beyazperdeye yansımadığı için ya kitap aralarında ya da kitaba bile yansımamışsa tarihin bilinmezleri arasında kalmıştır diyebiliriz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Asıl meseleye dönecek olursak şu aralar tam bir ikilem arasındayım. Hakkımda bir soruşturma açıldı iş yerinde ve bana savunmamı vermem için 7 günlük süre verildi.. ve ben şu anda herşeyi göze alıp ya "KRAL ÇIPLAK" diye bağıracağım ve şu ana kadar yalakalığa, kıyakçılığa alışmış şımartılmış kralların yada kendini kral sananların yüzlerine yaptıkları haksızlıkları bir bir haykırmak ve yüzlerine vurmak için bu savunma hakkını bir fırsat olarak değerlendireceğim ya da klasik bir savunma yaparak "bilmiyordum bilseydim yapmazdım" edebiyatı üzerine bir savunma oturtarak soruşturmayı savuşturacağım.. ilk ihtimal gerçek olursa kırk katırmı kırk satırmı hesabı sürgünden sürgüne , pislikten daha pisliğe sürüleceğim bu cürretimin karşılığı bana yol su elektrik olarak olmasada eziyet eza cefa olarak geri dönecek sanmıyorum ki doğruları söylediğim için mükafatlandırılayım.. ikinci ihtimalde ise en fazla hakkında soruşturmaya yer olmadığına denilecek ve bu konu kapanacak ama bu seferde benim içim rahat etmeyecek. gerçeklere gözlerimi kapattığım kafayı kuma gömdüğüm gerçekleri söyleyememiş olmanın ağırlığını ve eziciliğini uzun bir süre içimde taşıyacağım.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;iki arada kaldım ve %90 birinci seçeneği seçeceğim.. kaybedecek neyim var ki.. zaten rezil bir çalışma ortamı ve rezil çalışma şartlarının ortasında eza cefa çekiyorum.. kaldı ki bu yaşa gelene kadar zaten gerek okulda gerek özel hayatta gerek özel sektörde iş hayatında bugüne kadar "KRAL ÇIPLAK" demekten korkmadım bugün neden korkayım. kaldı ki kişisel menfaatim icabı ikinci seçeneği seçecek olsam bile bile yalan söylemiş olacağım ve bu hususta içim asla rahat olmayacak. Yarın hakkın karşısına çıktığımda doğruları şunlardan korktuğum için söyleyemedim diyebilecekmiyim?, kaldı ki bu asrın alimi "Hakiki imanı elde etmiş kimse kainata bile meydan okuyabiliyor" derken ve ben cesarete sahip olduğumu düşünüyorken neden susayım.. Haksızdan hak istemek hakka haksızlıktır. bu haksızlığın vebalindense her sürgüne ve her eza cefaya razıyım. Bize hoş gelmiş sefa gelmiş.. içim rahat olsun bedenimin görebileceği sürgün ve cefa vız gelir.. içim rahat olmadıktan sonra vücut afiyette olmuş bana yararı ne.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Sanırım bonsai ağacım öldü artık.. eğer mevsimsel bir durum değilde her mevsimde her şart altında yeşil olabilen bir ağaç ise kesin öldü.. ancak kışın kuruyan yazın yeşeren bir yapıdaysa hala yaşıyor olabilir yazı beklemek lazım :) bir umut var..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Şu anda elimin altında bir iş fırsatı var gibi , bir nevi Network marketing biraz hatır gönül işine, biraz da denemek adına içimde çok fazla başarılı olunacağına dair bir umut olmasada gireceğim bir iş. Eğer tutarsa çok iyi parası var.. eğer bu iş tutarsa bir vakitten sonra artık bu bloga her yazı eklediğimde farklı bir memleketten ekliyor olabilirim :) ve muhtemelen yazılar şöyle başlar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;" Barcelonada beni en çok etkileyen şey şu oldu" bir sonraki yazıda "Nepal çok etkileyici bir yer olarak gözüme çarptı" , "Japonyada şunu gördüm" , "meğer o çok merak ettiğim güney afrika böyle biryermiş" , falan gibi kelimeler ve cümlelerden tekevvün eden yazılar yazabilirim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;E o zamanda blogun adını Çılgın Fikirler Enstitüsü değil Evliya Çelebi yapmak gerekir herhalde :)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ali Sürmeli diye bir adam var. Tiyatro , dizi , sinema oyuncusu , ben kendisinin akıl ve ruh sağlığının pek yerinde olmadığı kanaatindeyim. haberlere konu olduğunda her defasında saçmaladığı ve dikkat çekmeye çalıştığı kanaatindeyim. Bundan 1-2 ay önce artık AKP'ye oy vermeyeceğim. AKP bunu bildiği için belediye eliyle benim duvarımı yıktı gibi bi iddia savurmuş ortaya ve duygusallık serpiştirilmiş bir üslupla "ellerimle büyüttüğüm, solarken dirilttiğim duvarımı yıktılar" edebiyatı yapmıştı. Zira iddiasına göre kendisi "sanatçı" olduğu için bu gibi bir durumda duvarı yıkılamazmış (zira kendisi sadrazamın sol mekanizması olduğu için, görevlilerden kendisine halktan ayrı muamele göstermelerini beklemesi normal)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Neyse efenim "yürek harmanı" projesi kapsamında bu zevata söz hakkı doğduğunda maksadını aşan sözlerle anadolu birleşik devletlerini kuralım tek bayrak tek ülke fln gibi şeylerden geçelim deme gafletinde bulunmuştur. ben gerek sanata gerekse vatana millete fazla birşey kattığına inanmadığım bu kişinin akıl sağlığından şüpheliyim zira bana gördüğüm röportaj söyleşi yada video içerikli magazinsel yayınlarda pek dengeli birisiymiş gibi gelmedi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;ikinci bir atilla olgaç vakasıdır. yakında bu da çıkar ben askerde 10 rum öldürdüm diye.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;-------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Şampiyonluk Sivas ile Beşiktaş arasında kalacakmış gibi bir hisse haiz oldum diyebilirim. Ama %90 ipi Beşiktaş göğüsleyecek gibi , istikrarlı oyun , futbolcuların performansı , yeni transfer Ernst'in tamda ihtiyaç duyulan mevkide aranan kan olması, kartalın oyundan kopmaması , Tello'nun muhteşem performansı , ilk geldiği günlerde ölü transfer olarak gördüğüm ancak son 3 haftadır oyunuyla beni yanıltan Yusuf'un takıma katkısı yadsınamaz. Hele bugün Yusuf resmen Sivas ceza sahası içerisinde 3 kişiyi yürüye yürüye çalımlamıştır ya daha ne olsun , kısacası takım bence rayına oturdu gibi eğer sezon sonu şampiyon olurda iyi futbolcularımızıda dışarıya kaptırmazsak, önümüzdeki sezon da yine şampiyon oluruz kanaatindeyim.. Yeterki ASİ RUHUNLA OYNA SEN KARTALIM...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;-------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Franchising bilindiği üzere büyük şirketlerin marka olmuş değerlerini size kiralamaları sonucu sizi işinizin patronu yaparak ve bundan bi miktar para kazanarak hem şube açmaları, hem size kazandırmaları hemde kendileri kazanmaları ve gerekse istihdam gücüde sağlayarak ekonomiye katkıda da bulunan bir distribitörlük yada şubecilik sistemi diyebiliriz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Mesela dünyada bilinen en yaygın Franchising ağına sahip şirket Dominos pizza, belli şartları sağlayanlar Dominos Pizza franchis'i olabiliyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Geçtiğimiz günlerde çiğköfte almak üzere evimin yakınlarındaki çiğköfteciye uğradığımda dumur oldum. Adamlar işi Franchisinge bağlamışlar. şaştım kaldım. lan dedim bu çiğköfte denilen hububat daha 2 sene evveline kadar öyle çılgın bi ihtiyaçda değildi. ama şimdi her köşebaşında bir çiğköfteci var. daha biz sokak aralarında tabelalarda işte "meşhur falanca usta" , "bilmem nerenin meşhur çiğköftesi" gibi içten içe kendini öven bu işi kendine mâl eden tabelalara yeni alışıyorduk ki adamlar işi franchising'e bile dökmüşler.. ne diyeyim her arz kendi talebinden doğar temel iktisat varsayımından yola çıkacak olursak ve çiğköftecilerin mantar gibi çoğaldığınıda göz ardı etmezsek parasını bu işe yatıran az sermaye ile kârını maksimize bile edebilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;--------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bugecelikte bu kadar ;) sağlıcakla..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-9136027366881022781?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/9136027366881022781/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=9136027366881022781' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/9136027366881022781'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/9136027366881022781'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/03/herseyden-biraz-2.html' title='Herseyden Biraz -2-'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-4450952040695566171</id><published>2009-03-17T09:27:00.000-07:00</published><updated>2009-03-17T10:40:35.558-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yerel seçimler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kılıçdaroğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CHP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Seçim'/><title type='text'>Kilicdaroglu'nun organize durustlugu</title><content type='html'>Dün akşam (16/03/2009) sinemadaydık. maksat çok ses getiren Güneşi Gördüm filmini izlemek tetkik etmekti. Bilirsiniz sinemalarda film başlamadan önce bi yarım saat kadar reklamlar, gelecek program, fragmanlar vs. gösterilir. ve ağırlıklı olarakta televizyonda reklamının yapılması yasak olan emtiaların reklamını görürsünüz (Miller, Binboa,Yeni Rakı, Efe rakı, Carlsberg vs.) ama dün şaşırtan birşey oldu! ilk defa siyasi reklam gördük sinema perdesinde , ilk önce sanırım bi 50 saniye kadar DSP reklamı gösterildi. Ardından biraz zaman geçti bu sefer CHP reklamı başladı. Reklamın teması şuydu. İstanbul manzarasını arkasına alarak bay kılıçdaroğlu "dürüstlükten, bahsediyor istanbulda organize işler olduğu iddiasını savunuyor. Belediyelerin şeffaf olmadığını söylüyor ve seçimlerde bize oy verin dürüstlüğü organize edelim diyordu."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki bu yerel seçimlerde bu CHP'nin ana taktiği halini aldı. zira öncesinde genel seçimlerde türban açılımı yapmışlar kâr etmemişti. bu seçimlerde çarşaf açılımı dediler kâr etmedi, kuran kursu açılımı dediler bu dahi kar etmedi.. CHP bu sefer "dürüstlük, adalet, sosyal eşitlik" gibi sosyalist damarı kabartan ve insanların özlem duyduğu metaları vâd ederek oy almayı planlıyor. Öyleki Kılıçdaroğlu kendisini bu deli dumrulluğa öyle bir kaptırmış olsa gerek ki , bana gelipte işlem yapmadığım tek bir yolsuzluk gösterin ben bu yarıştan çekileceğim deme bönlüğünü dahi sergiledi.. Kaldı ki bu yarıştan çekilmeyeceğini sizlerde benim kadar iyi biliyorsunuz , hani bilirsiniz imam - cemaat muhabbeti , vakti zamanında dürüstlük tüccarı kılıçdaroğlunun en az kendisi kadar dürüst ve gururlu başkanıda "seçimleri kaybedersem rodosa kadar yüzerim" demişti. nooldu yüzdümü ? yok, - şaka yapmıştım dedi geçiştirdi. sonrada demekki siyasi hayatımızın espriye ihtiyacı varmış diyerek zeytinyağlık yapmaya kalktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani CHP'nin imamı(baykal) bir dert, müezzini(kılıçdaroğlu) başka bir dert.Neyse biz konumuza dönecek olursak kılıçdaroğlu , hakkında yolsuzluk şikayeti olupta işlem yapmadığım tek bir dosya çıkarsa çekilirim demişti ya.. İşte Star gazetesinin yakaladığı bu haberi ben az önce aktifhaber.com sitesinden okudum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vaay be sinema perdesinde dün gece bacak kadar boyuyla dürüstlükten dem vuran kılıçdaroğlu şimdi ne yapacak diye geçirdim aklımdan haberi ilk okuduğumda ve cidden merak ediyorum acaba o da başkanı gibi şakaydı canıııım deyip geçiştirecekmi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte Size Kılıçdaroğlu'nu yarışın dışına itecek 3 dosya.. Ben size bu haberi Aktifhaber.com sitesinden alıntılıyorum. isteyen verdiğim linke tıklamak suretiyle haberi birebir sitenin kendisindende okuyabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=213053"&gt;http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=213053&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;İşte Kılıçdaroğlu’nun yok dediği üç dosya... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SSK Genel&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Müdürlüğü dönemiyle ilgili yolsuzluk ve usulsüzlük iddaları karşısında söylediği ‘Bana şikayet gelip de işleme koymadığım bir yolsuzluk dosyası varsa, söz veriyorum bu yarışı hemen bırakacağım’ diyen Kemal Kılıçdaroğlu’na kötü haber. star, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kılıçdaroğlu’nun önüne gelen üç dosyayı işleme almadığını ispatlayan Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu raporuna ulaştı.&lt;br /&gt;YDK raporlarında Kılıçdaroğlu’nun yolsuzluk suçlamaları nedeniyle hakkında müfettiş raporu olan ve görevden alınması istenen bir daire başkanını görevden almadığı ve usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle yargılanan iki personeli görevden almak yerine daire başkanlığına atadığı yer aldı. &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;KILIÇDAROĞLU NE YAPACAK&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HATTA Kılıçdaroğlu’nun bu personellerden birini de soruşturmanın yürütüldüğü daireye başkan yapmasına dikkat çekildi. ‘İşlem yapmadığım yolsuzluk dosyası varsa yarışı hemen bırakacağım’ diyen Kılıçdaroğlu’nun ‘tam söylediği gibi bir uygulamasını’ ortaya çıkaran YDK’nın 1997’de hazırladığı yolsuzluk yapan personelle ilgili işlem yapmadığına dair rapor karşısında ne yapacağı merak ediliyor.&lt;br /&gt;YDK’nın 1997’deki SSK raporunda SSK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurum teftiş kurulunca haklarında yolsuzluk tespit edilen ve görevden alınması istenen daire başkanını görevden almadığı belirtiliyor. 06.12.1996 tarih ve 2 sayılı soruşturma raporu ve makam onayında, kurum zararına sebebiyet verdiği belirtilen bir daire başkanı hakkında görevi ihmal ve görevi kötüye kullanmak suçlarından savcılığa suç duyurusunda bulunulması, kurumun zararının istirdadı (geri alınması), ‘aylık kesme’ disiplin cezası ile tecziyesi, daire başkanlığı görevinden alınması gerekli görüldüğü belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;BİR DE TERFİ ETTİRMİŞ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YDK raporunda şöyle dendi: ‘Disiplin kurulu kararı ile verilen aylıktan kesme cezasına ilişkin olarak ilgili tarafından kurum aleyhine açılan davada mahkemece 13.11.1997 tarihli iptal kararı verilmekle birlikte davanın temyizde devam ettiği, suç duyurusu sonucu Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan kamu davası ile kurum zararının tahsili için Ankara 1. Asliye Ticaret ve 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davaların derdest olduğu, görevden alınma önerisinin 28.10.1997 ve 02.04.1998 tarihli SSK Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu kararıyla kabul edilmediği ve anılan personelin daire başkanlığı görevine devam ettiği belirlenmiştir.’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İnsan kaynağı tek mezkezden! &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu’nun 1992 ile 1999 yılları arasında SSK Genel Müdürlüğü yaptığı döneme ait yanıt bekleyen sorular:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-) SSK telsizleri PKK’da çıktı&lt;br /&gt;G. A. YÖK tarafından aşırı sol kuruluşlara üye olduğu yazısına rağme 1300 yataklı ve uzman hekim yetiştiren SSK Ankara Eğitim Hastanesi’ne Kemal Kılıçdaroğlu tarafından başhekim olarak atandı. G. A. döneminde hastaneden çalınan 10 telsiz bir yıl sonra polis tarafından bölücü örgüt mensuplarında ele geçirildi. G. A’ya Kılıçdaroğlu tarafından başarı ödülü verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-) Valilik talebine hülle yaptı&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu Van Valiliği’nin bölücü örgüte para yardımı yaptığı, örgüt mensuplarını evinde barındırdığını bildirdiği ve başka bir ile atanmasını istediği baştabip M. I.’yı ‘ona ihtiyacımız var’ diyerek atamasını üç ay oyaladı. Valiliğin ısrarı üzerine M. I., Manisa’ya atanmış gibi işlem yapılarak birkaç ay sonra Kars Hastanesi Baştabibi yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-) Başhekim atadı, tutuklandı&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu, valilikçe ideolojik amaçla yürüş yaptığı, bildiri dağıttığı, kanunsuz toplantı yaptığı, ırkçılık ve bölücülük yaptığı bildirilen S. K. adlı hekimi SSK Bölge Hastanesi’ne baştabip yaptı. S. K.’nın baştabiplik yaptığı sırada evi aranmış, yasadışı bölücü örgüte ait dökümanlar, değişik çap ve markada silah, patlayıcı maddeler ele geçmiş ve tutuklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-) Örgüt kuryesi müdür oldu&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu, İçişleri Emniyet Genel Müdürlüğü’nce verilen Dev-Yol Örgütü ile ilişkisinin olduğu ve bu örgüte kuryelik yaptığı, askeri mahkemece tutuklandığı, gizlilik dereceli işlerde çalıştırılmaması gerektiği bildirilen M. G.’yi SSK bölge müdürü yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;‘Organize dürüstlük’ hakkındaki iddialar &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu bölücü örgütle işbirliğinden yargılanan bir memuru, sınavsız olarak Personel Daire Başkanlığı Şube Müdürlüğü’ne atadı. Sicil dosyaları ve gizli yazışmalar bu kişiye teslim edildi.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu eski hükümlü kadrolarına neden sadece bölücü örgüt mensuplarını atadı? Kader kurbanı olup taksirli suçlara mahkum olmuş eski hükümlüleri hiç bir şekilde göreve atamadı.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu, başka kuruluşlarda memur olarak çalışan, çalıştıkları yerlerde anarşik olaylara karışan, yargılanan, çeşitli disiplin cezaları alan kişilerden bazılarını SSK’ya alarak 2-3 ay içinde sınavsız olarak müdür kadrosuna atadı.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu, SSK Kartal Hastanesi’ne 1993 yılında 17 hemşerisini işe aldı. Tüm Türkiye geneline bakıldığında ise Kılıçdaroğlu’nun bini aşkın hemşerisini işe aldığı ortaya çıktı.&lt;br /&gt;SSK Genel Müdürlük müfettişlerinin gizli tezkiyelerini Teftiş Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Kaderli’nin eşine yazdırdığı gerekçesiyle Ankara 8. Ağır Ceza Mahmesi’nde yargılandı. Milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle dava dosyası TBMM’ye gönderildi.&lt;br /&gt;SSK Bomonti’deki ilaç fabrikasına 1992 yılında 10 hemşerisini işe aldı.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu, 4 yıl önce yapılan bir sınavı esas alarak 37 kişiyi hastane müdürlüğüne atadı.&lt;br /&gt;1998 yılında sınavsız olarak 444 kişiyi açıktan atadı.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu, 1992 yılında göreve başlar başlamaz kurumun Finansman Dairesi Başkanlığı’nın olmadığını söyleyerek daire başkanlığını 1993 yılında kurdu. Memuru dahi olmayan Finansman Dairesi’ne emekliliğine kısa bir süre kalan hemşerisini başkan olarak atayarak yüksek maaşla emekli olmasını sağladı.&lt;br /&gt;1998 yılında ÖSYM ve Milli Eğitim Bakanlığı’na yaptırılan sınavlarda ne gibi yolsuzluklar yaptı.&lt;br /&gt;Müfettiş soruşturma raporlarında yolsuzlukları tespit edilen daire başkanlarını görevden almadı. Usülsüzlük ve ihmal suçlarından yargılanan iki personeli ise daire başkanlığı görevine atadı.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu, SSK’da göreve başladığında işveren prim borçları 8.76 trilyon TL iken görevden ayrıldığı 1999 yılında 25 kat artarak 220 trilyon TL’ye ulaştı.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu bir yıl süreli olarak devlet tarafından görevli gönderildiği Fransa’da yasadışı örgüte ait olan bir enstitüye gittiği iddia edildi.&lt;br /&gt;SSK Kartal Hastanesi onarımı ihalesi yolsuzluk yaparak hemşerisi Şahin Güven’in hastane onarımında bir deneyimi olmayan şirketine verdiği iddiası.&lt;br /&gt;CHP’den önce DSP’den aday olan Kılıçdaroğlu eski bakan Nami Çağan’ın milletvekili adayı ilan etmesine rağmen listeye alınmadı. Bunda dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in en çok hassasiyet gösterdiği konuların neden olduğu iddia edildi.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;CHP Genel Başkanlığı’nı düşünmüyorum&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nı (İSMMMO) ziyaretinde gazetecilerin ‘CHP Genel Başkanlığı’nı düşünüp düşünmediği’ sorusuyla karşılaştı. Kılıçdaroğlu ‘Hayır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını düşünüyorum’ dedi. Kılıçdaroğlu, o yönde bir talep geldi mi sorusuna da ‘Onu bilmiyorum. Zaman zaman arkadaşlar dillendiriyorlar ama...’ cevabını verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kendisini soruşturan daireye başkan atandı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAŞBAKANLIK YDK’nın SSK raporunda yine görevi suistimal ve ihmal suçlamasıyla yargılanan iki personelin Kılıçdaroğlu tarafından görevden almak yerine daire başkanlığına atandıkları belirtildi. Soruşturma yapılan bir personelinde hakkındaki soruşturmayı yürüten daireye başkan atanması dikkat çekiyor. YDK raporunda Kılıçdaroğlu’nun işleme almadığı iki ‘dosya’ için şunları kaydedildi:&lt;br /&gt;‘Bakanlık Teftiş Kurulu’nun 04.04.1997 tarihli ve 1 sayılı kurum teftiş kurulunun da 09.05.1997 tarih ve 4 sayılı soruşturma raporunda haklarında görevi ihmal ve görevi suistimal suçlarından savcılıklara suç duyurusunda bulunulan ve yargılanmaları devam eden personelden biri soruşturma ve dava konusu olan işlemlerin yürütüldüğü daire başkanlığına 20.08.1997 tarih ve 13.11.1997 tarihli, bir diğeri başka bir daire başkanlığına 04.09.1997 ve 22.01.1998 tarihli SSK Yönetim Kurulu kararı ile önce vekil daha sonra asil olarak atanmıştır.’&lt;br /&gt;Raporda ayrıca ‘Kurumda daire başkanlığı ve şube müdürlüğü gibi üst görevlere asaleten ya da vekaleten atanacakların, haklarında disiplin kurullarınca veya yargı mercilerince soruşturma yapılmakta olmayan ve olumlu sicil almış bulunan kişiler arasından seçilmelerine özellikle önem ve özen gösterilmesi temenni olunur’ dendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;(Star)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-4450952040695566171?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/4450952040695566171/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=4450952040695566171' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4450952040695566171'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4450952040695566171'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/03/kilicdaroglunun-organize-durustlugu.html' title='Kilicdaroglu&apos;nun organize durustlugu'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-203450160208368154</id><published>2009-03-13T09:34:00.000-07:00</published><updated>2009-03-13T11:37:52.120-07:00</updated><title type='text'>Herseyden biraz..</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Malum bu aralar bazı sebeplerden (sınavlar,işlerin yoğunluğu vs.) çok fazla yazma fırsatı bulamıyorum ve gündemin gerisinde kalabiliyorum :) Bunun çözümünüde şöyle buldum bir yazı yazarım herşeyden biraz içine koyarım :) begenen alar geder , begenmeyen bırakar kaçar :p&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Batı İslama Yelken açıyor ,&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Efenim bir çoğunuz okumuşsunuzdur. Vatikan yaptığı araştırma neticesinde İslami Bankacılık modelinin en düzgün sistem olduğunu bu şekilde olmayan para üzerine ticaret yapılmadığını , faiz yüküyle bireylerin ezilmediğini ayrıca bankaların ve ülkelerin hayali borçlar ödemek durumunda kalmayacağını belirterek dünyayı sarsan global krize çözüm olarak "İslami Bankacılık Modeli"ni gösterdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ki bunu herhangi bir batı ülkesi değil hristiyanlığın kalbi olan vatikan dedi.. Ülkemizde faizsiz kazanç sistemi ile bankacılık yapan bankalar "Bank Asya, Kuveyt Türk, Türkiye Finans, Albaraka Türk" &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Yani neymiş. bir elin parmaklarından daha az sayıdaki banka , avrupaya bankacılık dersi veriyormuymuş ? veriyormuş.. Bu durumda diğer bankalara ne düşüyormuş ? &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;- Ne düşecek halt yemek düşüyor ( dediğinizi duyar gibiyim )&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Kaldı ki , Faizsiz kazanç ile alakalı işlemi olmayan , batı bankacılığı diyebileceğimiz bankacılık yapan Garanti Bankası 2001 yılında batmak üzereyken bu bankanın Kuveyt Türkten borç alarak kurtulduğunu, kendisi gibi faiz sistemli bankalardan borç almadığını hesaba katarsak , görmüş oluruz ki düşene vurmanın şart olduğu bankacılık gibi sistemde bile gün gelince herkes kendisi gibi olmayan sırtını yaslayabileceği güvenli bir liman arıyor.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Yassah! Brother..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Yine geçtiğimiz hafta gazetelerden bazılarına ve internet haber sitelerinin tamamına yakınında yankı uyandıran bir haber , Norveç tam 106 yıl sonra bu yıl (isveç'ten hemen sonra isveçi örnek alarak) topraklarında fuhuş yapılmasını yasakladı , ve hatta bu kanunu öyle bir noktaya taşıdı ki norveç vatandaşı olan birisi ülkesi dışında bir yerde fuhuş yapsa ve yakalansa ülkesinde de dava açılabilecek..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;norveç'i kutlamak lazım böylelikle , norveç sokaklarda ezilen harcanan bedeni üzerinden sermaye edilen kadınları kurtarmak adına ciddi ve etkili bir adım attı. Tayvan , Tayland , vietnam , filipinler gibi uzak doğu ülkelerine sex turizmi yapacak olan vatandaşlarınada dünyanın öbür ucunada gitseniz elim yakanızda yakalarsam 3,5 yıl içeri tıkarım dedi. Norveçin &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 28px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Dagbladet gazetesi yaptığı ankette ülkenin %79'unun bu kanuna sıcak baktığını %5'in olumsuz yaklaştığını %16'lık kısmında çekimser olduğunu bildirdi.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 28px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Görüyoruz ki Vatikan İslam'ın Emek, Sermaye ve Kazanç sistemini , Norveç ise Ahlak sistemini örnek alıyor.. İslam dini ise fuhuşu yasaklayalı 1400 seneyi geçiyor :) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 28px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ülkemizdeki burjuvalar , sosyeteler , kaşarlar , godomanlar zina gibi yüz kızartıcı ve gazetelerde sunuluş biçimi halkın içinde intiba kaybına sebep olucu bir suçtan savcılık koridorlarında sürünmesin diye ise bizde fuhuş serbest ! niçin Batılılaşmak adına.. Oysaki doğru olan batılılaşmak değil doğruya yaklaşmak , olması gerekir.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 28px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Sonuçta dünya yuvarlak(ımsı) ve batınında batısında doğunun doğusu var.. İşte buda kaynağı haktan bir kitap olan Kur'an- Kerim'de Rahman suresinde Allah'ı anlatan bir ayette " iki doğunun ve iki batının rabbidir" anlatılıyor.. ama bizim batı yandaşları batının daha batısında doğunun olduğunu göremiyor hemde 1400 yıldır!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 28px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 28px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;Tüsiad şaşırma sabrımızı taşırma!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 28px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Efenim zenginler klübü Tüsiad bu ekonomik krizde IMF ile Hükümetin anlaşması için hükümete salvo üstüne salvo yapıyor.. Neymiş efendim amerikanın bile dayanamadığı bu krizde IMF ile anlaşmak şartmış ülke konjonktürü bunu gerektirmekteymiş falan falan.. tırı vırı hikaye..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 28px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Tırı vırı diyorum çünkü cidden öyle , aslında ülkeyi memleketi insanları falan düşündükleri yok varsa yoksa kendileri.. Devlet IMF'den borç alacak niçin ? ayağını yorganına göre uzatmayıp plansızca borçlara giren büyük oynuyoruz dünya devi oluyoruz bönlüğü ile sermayesini heba eden koç, sabancı, doğan, boyner vs. gibi şirketlere vermek için . Diyelim IMF den para alındı bu şirketlere verildi. bu borcu geriye kim ödeyecek ? tabikiDevlet, Peki kimin parasıyla? &lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;SENİN BENİM VERGİMLE!! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 28px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;En amiyane tabirle.. IMF piş , Tüsiad'a düş. Düş demişken sanırım Tüsiad'ın IMF den para alınması isteğide tatlı bir düş olarak tarihin tozlu topraklı sayfalarında kalacak.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 28px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Zira Rusya devlet başkanı Putin ve Medvedev borç dilenen rus holdinglerine hareket çekti &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;"zamanında har vurup harman savurdunuz şimdi başınızın çaresine bakın halk sizin günah keçiniz değil"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; dercesine.. Ülkelerin ekonomi politikaları artık zenginlere toz kondurmamak üzerine değil, halkı korumak üzerine , bu durumda burjuvaya en kral hareket çekilmiştir!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; line-height: 28px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 51, 51);"&gt;Seçimlerin En iddialı Partisi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;Şimdi Siz muhtemelen seçimlerin büyük bir çoğunlukla AKP-CHP arasında yer yer AKP-DTP arasında ve çok nadiren AKP ile diğer partiler arasında geçeceğini düşünüyor olabilirsiniz. Mesela Eskişehir ve Ordu AKP-DSP arasında geçecek Ankara , İstanbul gibi şehirlerde AKP-CHP arasında geçecek , Kilis Adana gibi illerde ise AKP MHP arasında ve Urfa Diyarbakır gibi illerde AKP-DTP arasında geçecek diye düşünebilirsiniz.. Ama dikkatinizden kaçan bir parti var ve Türkiyenin büyük bir çoğunluğunda halk onları destekliyor(kendilerine göre) , hatta öyleki her gittikleri yerde binlerce kişi tarafından karşılanıyorlar , küçümsememek lazım kendilerine ait medyaları bile var bir gazete çıkartıyorlar ve bu gazeteye göre 2007 genel seçimlerinde %40'dan fazla oy alacaklardı (madem %40'dan fazla oy alacaktın be adam nede gazeten 3bin 4bin satıyor). Bu partinin yayın organı olan gazete her nüshasında aynı kişiyi ve aynı şeyleri yazıp aynı şeylerden bahsediyor.. ve tek projeyi kendilerinin ürettiklerini vad ediyorlar. kimden mi bahsediyorum ? İş Aş Haydar Baş sloganıyla yola çıkan Yeni Mesaj isimli müsfette yayınlarda herkese çamur atıp kendileri çalan kendileri oynayan ve kendilerini Türkiye'nin en karizması sanan BTP bu seçimlerin en ideal partisi tek geçiyoruz ! :)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;Bana öyle geliyor ki Ergenekon Operasyonu biraz yön değiştirecek olsa İP'den sonra sıra BTP'de gibime geliyor.. Bu parti bana pek öyle temiz işler peşinde gibi gelmiyor. Tribünlere çok oynuyor ama her defasında çabaları boşa gidiyor.. seçim öncesi halkın nabzını yokluyoruz diye sokakta kendi adamlarına kime oy vereceksiniz diye soruyorlar ve "tabiki BTP" gibi yapmacık cevaplarla kendi kendilerini kral ilan etmeye çalışırken soytarı oluyorlar farkında değiller.. Güzel tarafından bakacak olursak siyaset gibi ciddi bir işte espri kaynağı olmaları.. iyi bişey.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;Siyaset Beyaz Perdede , Beyaz Perde Siyasette o zaman Siyasiler nerede?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;Recep İvedik 2 filminin vizyona girişi yerel seçimlerden takriben 1 ay öncesine falan tekabül etti. Tamda Siyasiler meydanlara inmişken sırf isim benzerliğinden dolayı Deniz Byekal Başbakan'ın isminin Recep olmasından dolayı başbakana "Recep İvedik" benzetmesi yaptı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;demeye kalmadı ki Hatay'da AKP mitinginde AKP'li vatandaşlardan cevap niteliğinde iki pankart geldi CHP'ye , birisinde "ben hiç iktidar olamadım anne" diğerinde ise "acıların çocuğu küçük Baykal" yazılıydı.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;Ne diyelim efenim.. her şakanın altında bir gerçek arayacaksak en acı gerçek CHP'nin başına gelen sanırsam.. Ne gelmiş diye soracak olursanız derim ki &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;Deniz Baykal gelmiş daha ne gelsin ? :)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; font-weight: bold; line-height: 28px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px; "&gt;Kaldı ki , bir şarkı yüzünden benimde ismimle çok dalga geçilmiştir çocukluğumda :) "Grup Vitamin" namıyla boy gösteren 3 kişiden terennüm eden bu grup ismaail diye bir şarkı yapmıştı. hani hepinizin bildiği mutfakta birimi var ismaaail fln diye bir şarkı.. bir çok ismailin bedduasını almışlardır.. ve grup zaten hazin bir sonla parçalandı gitti. Grupta en nefret ettiğim ve hayatımı zindan eden sese sahip solist trafik kazası ile öldü gitti. grup dağıldı bitti.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 13px; line-height: 28px; "&gt;Demem o ki , kimse ismini kendi seçemez.. ama geleceğini kendisi inşa eder. Başbakan ismini kendisi seçmedi.. ama Baykal kaderini kendisi çizdi. bu günleri elleri ile kendisi inşa etti. Zavallı Baykal.. acıların siyasetçisi.. bir yüz yıl daha yaşasan ve bir yüz yıl daha CHP başkanı olsan bir yüz yıl daha iktidar kelimesi senin geçmişinde asla bulunmaz :)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-203450160208368154?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/203450160208368154/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=203450160208368154' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/203450160208368154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/203450160208368154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/03/herseyden-biraz.html' title='Herseyden biraz..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-6444336205868731264</id><published>2009-03-07T20:49:00.000-08:00</published><updated>2009-03-07T11:03:11.243-08:00</updated><title type='text'>3 Wallpaper</title><content type='html'>&lt;div&gt;Aslında birisinin çözünürlülüğü çok düşük ve o kadar güzel yada mükemmel olduğunuda düşünmüyorum bu nedenle wallpaper demek belki doğru bile sayılmayabilir. diğeri ise biraz daha çöznürlülük olarak iyi olsada oda aceleye geldi.. ama olsun ya gerekirse birdahakine üstünde çalışırız o olur :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SbLBOsDENVI/AAAAAAAAADs/PzSbu7nb57g/s1600-h/01142-whitetrees2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5310519368709584210" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 125px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SbLBOsDENVI/AAAAAAAAADs/PzSbu7nb57g/s200/01142-whitetrees2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SbLBn9e3RQI/AAAAAAAAAD0/AbVvAgooO0A/s1600-h/ciix2.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SbLB2Jghd9I/AAAAAAAAAD8/vpSILWt6beU/s1600-h/ciix2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5310520046632662994" style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SbLB2Jghd9I/AAAAAAAAAD8/vpSILWt6beU/s200/ciix2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;   &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SbLDUxOWG_I/AAAAAAAAAEE/LwxD9UPXdYY/s1600-h/animal_0025.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5310521672201542642" style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SbLDUxOWG_I/AAAAAAAAAEE/LwxD9UPXdYY/s200/animal_0025.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-6444336205868731264?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/6444336205868731264/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=6444336205868731264' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/6444336205868731264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/6444336205868731264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/03/2-wallpaper.html' title='3 Wallpaper'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SbLBOsDENVI/AAAAAAAAADs/PzSbu7nb57g/s72-c/01142-whitetrees2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-4595636297940829390</id><published>2009-03-07T14:00:00.000-08:00</published><updated>2009-03-07T04:05:41.939-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yerel seçimler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuran kursu açılımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çarşaf açılımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kılıçdaroğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CHP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Seçim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='açılım'/><title type='text'>Açıl CHP açıl</title><content type='html'>bildiğiniz üzere yakın geçmişte siyasi gündemimizde sadece Ergenekon mevzusu varken gündeme bir bomba düştü. CHP'nin çarşaf açılımı !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP şunu diyordu : Arkadaşım çarşaflı olabilirsin , dünya görüşün bu olabilir yalnız bir şartla kamusal alana giremezsin , herkes gibi vergini verirsin , oğlunu doğuya askere gönderirsin toplumun bir parçası olabilirsin ancak kendin gibi düşünen birisi ile kendini mecliste temsil ettiremezsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna rağmen CHP ye çarşaflı vatandaşların katılımları oldu. oldu ki , buna ilk başta akıl sır erdirememiştim ancak çok geçmeden kokusu çıktı. CHP ilgili kişilerin partiye üye olduğu ilçede (sanırsam Fatih) bu çarşaflı katılımcıların bir yakınını aday göstermeyi vaad etmiş bunun gazı ile çarşaflı vatandaşlar partiye katılmış ve bu olay işin "aday" bölümü gösterilmeden "her kesimden partimize rağbet var" şeklinde medyaya yansımış ve çok geçmeden olayın kokusu çıkmıştı. CHP aday göstermesi gereken çarşaflı vatandaşların yakınını aday göstermeyince Çarşaflı vatandaşlar kazan kaldırmış ve nihayetinde rozetleri çıkartmak suretiyle "kandırıldık" diye yaygarayı basmışlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında bu parti içinde gerek aktif vazife alan (Nur Serter,Canan Arıtman vs.) kişilerin veya pasifte babadan CHP'liyik mantığı ile hareket eden seçmenlerin bir kısmını içten içe sevindirmiştir bile diyebiliriz zira bu çarşaf açılımı esnasında aktif siyasilerden bazıları buna parti içi ağır bir muhalefet göstermiş , Byekal'ı eleştirmek suretiyle "Atatürk'ün çizgisinden sapıldığı" öne sürmüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok geçmemişti ki Kocaeli belediye başkan adayı Sefa Sirmen'in "Kuran Kursu" açılımı geldi. sanmayın başkan adayı semt semt gezerek kurs açtı , Kuran kursu ziyaret etti. elbetteki seçildiği takdirde her mahalleye bir Kuran Kursu açılacağını vâad etmekle yetindi. ki bu kadarı bile yine kıyameti koparttı. Zira parti adaylarının bu açılımını olumlu bulduğunu belirterek desteklerken yine parti içi muhalefet "Tekke ve zaviyeler" dönemine dönmekle itham ettiği bu açılımın mimarlarını yerin dibine sokmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=2uvSjSMHBvA"&gt;bu video &lt;/a&gt;bile kendi içlerinde , Namaz , Kuran , Ezan gibi değerlere nasıl baktıklarını ifade ediyor. CHP milletvekili Necla Arat'ın katılım gösterdiği Üniversiteli kadınlar derneğinde yapılan bir söyleşiyi izlediğimiz video'da kadınların din , ezan , kuran gibi değerlere karşı açık tutumlarını görebiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu video'yu izledikten sonra siz gerek çarşaf açılımı , gerek Kuran kursu açılımı ve gerekse Kılıçdaroğlu açılımının samimi olduğuna inanabiliyormusunuz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu'nun nesi var dediğinizi duyar gibiyim ki hemen belirteyim. CHP tarafından dürüstlüğün sembolü olarak kakalanmaya çalışılan kılıçdaroğlu yolsuzluklara savaş açmışken CHP'li Mehmet Sevigen'in milyon dolarlık vurgununa nedense hiç ses çıkartamadı , ve hatta seçimlerde önlerine çıkmaması için bunu en azından seçimlerden sonrasına kadar gizlemeye çalıştığı yönünde haberleride "oldumu şimdi kemalim" başlığı ile haber sitelerinde okuduk izledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında kılıçdaroğlu'nun macerası bu kadarla da kalmıyor. Kendisi bildiğiniz üzere almanyada görülen ve iktidar partisi AKP ile ilişkilendirilmek üzere çok gayret gösterilen Deniz Feneri e.V davasına izleyici olarak katılmak üzere almanyaya gittiği sırada "PKK'lılarla" görüştüğü tespit edilmişti. Hatta öyleki bu bir iddia değil &lt;a href="http://www.timeturk.com/Kilicdaroglu---PKK-iliskisi-belgelendi-37122-haberi.html"&gt;açık bir tespitten ibaretti &lt;/a&gt;. şöyleki kullandıkları araç hız sınırını aşmış ve alman trafik polisi aracı durdurmuş aracın içindekilerin isimlerini tutanağa yazmış ve cezayı kesmiştir. Aracın nerden geldiği konusu bu trafik olayından sonra gün yüzüne çıkmıştır ki araç almanyada bir randevu evinde gelmekteydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun yanında Kılıçdaroğlunun SSK genel müdürü olduğu döneme ilişkinde ilginç iddialar söz konusu , Batman SSK'dan PKKya para aktarıldığı, SSK ya ait telsizlerin PKK dan çıkması, bazı PKK lıların SSK da işe alınması gibi iddialarda kılıçdaroğlu hakkında ortaya atıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iddiaların tamamına baktığımızda da görüyoruz ki kılıçdaroğlu hiçte öyle CHP'nin lanse etmeye çalıştığı gibi iyilik havarisi dürüstlük sevdalısı birisi değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki "34'te 34" adı altında istanbul için seçim projelerini anlatan kılıçdaroğlunun en büyük projesinin "metrobüs 1 TL olacak" vaadi olduğunu düşünürsek , bir önceki seçimlerde "mazot 1 TL olacak" söyleminde bulunanlarla kaderinin bir olacağını düşünebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu , Kadir Topbaş için "gelsinde eşiyle metrobüse binsin" demek gafletinde bulunuyor. bunun nedeni herhalde metrobüsün çok kalabalık olmasıdır ki bu aslında bir bakıma Topbaş'ı takdir etmemiz gerektiğini gösterir. öyle bir şey yapmiş ki halk demekki akın akın rağbet gösteriyor. bunun yanında eğer halk düzenli şekilde metrobüse binemiyor da sıkış tepiş biniyorsa , bir sonraki metrobüsü beklemek yerine diğer vatandaşları rahatsız ederek tepelerine çıkıyorsa bunda topbaş'ın ne günahı var. sırf bu yaşanmasın diye adam metrobüsümü kaldırsın ? Kaldıki metrobüs sayesinde 3-4 saat otobüslerde eve dönüş çilesi çekenler. artık evlerine 20-30 dk aralığında ulaşıyorlar.. hayatında ilk defa metrobüse binen kılıçdaroğlu topbaş'a yüklenmek için metrobüsteki yoğunluğu gösteriyorsa bu onun ne kadar vizyonsuz olduğunu gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki "34'te 34" seçim kampanyasında 34 plakalı istanbul için 34 projeden bahsediliyor. işte size bir kaçı ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- yoksul ailelere 600 tl maaş (haberi yok sanırım ama hükümet bunu son 7 yıldır yapıyor)&lt;br /&gt;2- ücretsiz mezar tapusu (ben öldükten sonra aslında bu hiçte umrumda olmayacak)&lt;br /&gt;3- ilk 3 ayda belediyeyi şeffaf hale getirmek ( önce bi CHP yi şeffaf hale getirseniz nasıl olur ? kaldı ki bu objektif olmayan subjektif olan ve tamamen sizin varsayımınız olan bir iddia ki proje bile sayılmaz)&lt;br /&gt;4- Kent yoksulluğunu bitirmek (Nasıl yapılacağı konusunda hiçbir fikri olmadığı kanaatindeyim. içi boş bir iddia olarak değerlendiriyorum)&lt;br /&gt;5- İstanbuldaki ölü alanları kültür ve sanata kazandırmak ( Boğaza nazır yaşayan burjuvacıklar unutulmamış)&lt;br /&gt;6- kömür yerine doğalgaz dağıtmak (Hayırdır bizim bilmediğimiz bir yerde doğalgaz rezervlerinizmi var? , yada rusya seçim kampanyanıza destekmi oluyor?)&lt;br /&gt;7- engellileri üretim zincirine dahil etmek (Nasıl yapılacağı hususunda hiçbir fikri olmadığını düşündüren bir içi boş vaad daha)&lt;br /&gt;8- ulaşım 1 TL olacak (doğalgaz bedava madem ulaşım neden parayla buda bedava olsaya)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kılıçdaroğlu ile topbaşı yan yana koyduğumda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Topbaş'ın yaptıklarını anlattığını , kılıçdaroğlunun ise ya içi boş yada nasıl yapacağını kendisinin dahi bilmediği şeyleri vaad ettiğini , subjektif konuştuğunu ve ortaya proje olarak koyduğu şeylerin öyle proje denilebilecek şeyler bile olmadığı sadece bal yapmayan arı misali bir vızıltıdan ibaret olduğu kanaatindeyim.. Kaldıki Kılıçdaroğlunun seçim otobüsüne binen 65 yaşında nineleri yaşındaki CHP üyesi çarşaflı kadını bile dövmekten çekinmeyen CHP'lileri görünce anlıyoruz ki başkan ayrı telden , taban ayrı telden çalıyor. kendi içlerinde dahi bir düşünce, vizyon, misyon, ideal, amaç birliği içinde değiller, genel seçimlerde de seçimi kaybedeceksiniz diye bağıran bir vatandaşı Baykal'ın gözü önünde ana avrat küfrederek dövdüklerini hatırlarsak CHP nin mantelitesi ve demokrasi tutumunu anlamış oluruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence CHP şimdiden İstanbul'u kaybetmiştir. Bu sözü ikibinyedi yılının mart ayının yedinci günü söylüyorum. ikibindokuz yılının mart ayının otuzuncu günüde gerçekleşeceğini düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömrümüz varsa hepberaber göreceğiz..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-4595636297940829390?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/4595636297940829390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=4595636297940829390' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4595636297940829390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4595636297940829390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/02/acl-chp-acl.html' title='Açıl CHP açıl'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-3955315315977680045</id><published>2009-02-26T13:06:00.000-08:00</published><updated>2009-02-26T14:25:50.332-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hocali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hocalı katliamı'/><title type='text'>Azerbaycan Bayragini Karabag`dan asacagiz</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;HOCALI KATLİAMI ANISINA&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Yıl 1992 , henüz 9 yaşındayım.. Televizyonlarda, sokakta ve aile meclislerinde ve hatta komşu oturmalarında bile çocuk kalbimi acıtan haberler duyuyorum.. "Ermeniler karabagda katliam yapmış" , "ermeniler çoluk çocuk herkesi öldürüyor" gibi iç acıtan muhabbetlere elimden hiçbirşey gelmeyerek çok kez şahit olmuş ve sürekli dualara sığınmıştım..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5307233875983449298" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SacVF13pvNI/AAAAAAAAADU/EYeyb0qgEy4/s200/sk.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Kalbim çatlayacak gibiydi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Acı içimin dehlizlerinde kol geziyordu. O zaman ifade edemediğim ama yaşadıklarımı ifade edebilecek cümleleri yıllar sonra bulabilmiştim. Hala anımsadıkça o günleri çalkantıları ve acıyı içimde bir tufan kopuyor..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Evimin belki çok uzaklarında sıkılan silahların atılan bombaların sesini duymuyordum ama sanki savaş arka sokaktaymışta her an bizim sokağa taşacakmış gibi huzursuz ve endişeli olmanın acısını , endişesini ve ruh sıkışıklığı haletini o zaman tattım. Sanki yattığım yatak batıyor gibiydi geceleyin.. 9 yaşındaydım.. ama belki 90 yaşına vardım vardım geri indim..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Ben çocukkende kolay kolay ağlayabilen birisi değildim. ta ki ermenilerin şehit ettikleri insanları görene kadar ( ki bana göre hepsi birer şehittir. ve öyle olduklarının umudu içerisindeyim )&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 170px; CURSOR: hand; HEIGHT: 231px" alt="" src="http://irsad.azeriblog.com/public/blogs/irsad/2008/12/27/hocali_aniti.jpg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;İşte o zaman anladım. Güçlü olmak gerektiğini , Bileğimizin bükülmeyecek kadar , varlığımızın kimseye eyvallah etmeyecek kadar , Maneviyatımızın Allah'a teslimiyette bir anlık saliselik bir şüpheye bile düşmeyecek kadar sağlam olması gerektiğini.. &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;""Karabağda , Azerilerden av tüfeklerini bile çıkartıkları bir kanunla alan Ruslar ermenilere yol açmışlar lojistik destek vermişler ve rus 366. alayı ermenilerle birlikte hareket etmiştir. Neticesinde 190 bine yakın azeri evlerinden yurtlarından sürülmüş ve hocalıya ulaşan ermeniler burada ihtiyar yaşlı demeden 1600 kadar ırkdaşımızı , kardeşimizi , ruslarında yardımıyla katletmiştir. ""&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;-- Hocalı Katliamı Anıtı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;Bugün kü yapım ne yazık ki 1992 kışındaki ağlayan çocuk kadar naif ve kırılgan değil. Şimdi daha hırçınım ve sanırım daha agresifim..&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;İşte belki bunun için ne zaman ki "Çırpınırdı Karadeniz" türküsünü dinlesem aklıma önce hocalı geliyor.. sonrada 2007 yılında tanıdığım ve çok sevdiğim dostum arkadaşım , iktisad hocam Server Qurbanov geliyor..&lt;/p&gt;&lt;div align="left"&gt;Bir Azeri insanını tanıma , teşhis etme , ve hasbihal etme şerefine ben Server Hoca'yla erdim. Muhabbetimiz bakiymiş ki benim için kendisi küçük bir azerbaycan sayılabilir. Zira ne zaman Azerbaycan ile alakalı birşey duysam artık aklıma ilk kendisi gelir.. Kendisinin Azerbaycanı çok iyi temsil ettiğini düşünüyorum. Zira öyle ki artık kendileri sayesinde her azeri insanının onun gibi güleryüzlü ve iyi niyetli olduğu fikrine sahibim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;İşte onun için , kendisinin de kara bir gün olarak hatırladığı , anımsadığı , acısını duyduğu 25-26 şubat 1992 hocalı katliamını en az onun kadar içten hissettiğimi ve benimde içimi acıttığını kendisinin bilmesini istediğim için burada bu hislerimi paylaşıyorum. bilinizki millet olarak acınız acımız , bayramınız bayramımız , mutluluğunuz mutluluğumuz , dostunuz dostumuz , düşmanınız düşmanımızdır. Zira bizler Aynı kökten beslenen bir ağacın 2 dalı gibiyiz. bu ağacın bir dalına vurulan balta , diğer dalında canını acıtır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Hayırla yâd ettiğim azeri şair Ahmet Cevat "Çırpınırdı karadeniz" şiirini yazarken&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;""Kafkaslardan aşacağız.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Türklüğe şan katacağız&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Azerbaycan bayrağını,&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Karabağ'dan asacağız.""&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;diyordu ,&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Bana kalsa ben &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;"Azerbaycan bayrağını , Erivan'dan asacağız "&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; demeyi tercih ederdim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Zira hocalı hususunda hala içimde öyle bir kin var ki..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;Dalımızı kıranın , ağacını kökten sökesim geliyor..&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-3955315315977680045?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/3955315315977680045/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=3955315315977680045' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/3955315315977680045'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/3955315315977680045'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/02/azerbaycan-bayragini-karabagdan.html' title='Azerbaycan Bayragini Karabag`dan asacagiz'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SacVF13pvNI/AAAAAAAAADU/EYeyb0qgEy4/s72-c/sk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-977081932266478793</id><published>2009-02-24T07:34:00.000-08:00</published><updated>2009-02-24T12:34:31.452-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ordunun misyonu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ordunun gerekliliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk Ordusu'/><title type='text'>Turkiye`de Ordu</title><content type='html'>Dünya üzerinde belkide ordusu olmayan ülke sayısı , ülkelerin tamamına oranla ya yok denecek kadar az , ya da iki elin parmakları kadar azdır diyebiliriz. Ordusu olmayan ülkeler arasında gösterilebilecek ülkelerin genel özelliklerine bakılacak olursa , kritik bir konumda olmamaları , dünya üzerinde ciddi siyasi - askeri , toplumsal roller üstlenmemeleri , misyonlarının olmaması sayılabilir. Bu tarz ülkelere ordu elbette gereksizdir ki bahçenin bir kenarında duran bir avuç çimen elbette dikkat çekmez. Ancak bahçenin orta yerinde duran bir demet gül bahçeye her bakanın dikkatini celbeder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiyede korunması gereken çok denge var , mesela sağ-sol , türk - kürt , müslüman - gayri müslim , laik - anti laik gibi dengelerin mutlak surette korunması gerekiyor. Zira ordusu olmayan ama bankası olan ülkelere örnek olarak sunulan isviçre'de bu bahsettiğimiz dengelerin hiçbirisi yok. Toplum belli bir fikir , düşünce ve oluşum etrafında toplanmış ve %90 oranında "aynı tip" yaşam tarzını benimsemiş farklılıkları olmayan yada çok az olan bireylerden oluşuyor. Dolayısı ile orduya değil bankaya yönelmeleri çok doğal , bir şekilde kendileri ile aynı ırktan gelen kardeş milletlerle birlikte yaşıyorlar ve toprakları dahilinde yüksek maden yada petrol gibi değerli emtiaları içeren kaynakları yok bu da doğal zenginliği olmayan yada çok az olan ülkenin farklı bir sektöre (bankacılık) yönelerek zenginlik elde etmesi o ülke açısından düşünüldüğünde normal karşılanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak burada şu da bir gerçek ki isviçre'nin her iki dünya savaşına katılmaması "Ordusu yok ama ekonomisi sayesinde güçlü" izlenimi ile açıklanamaz. Zira 1. Dünya savaşı isviçre topraklarından çok uzakta ve isviçrenin hiçbir çıkarı olmayan , isviçre halkının davası olmayan bir konuda yaşanmıştır. Doğal olarak isviçrenin savaşa katılmaması elinde ekonomik bir güç olması ve bu gücün getirdiği rahatlıkla " ben katılmıyorum arkadaş" demiş olması nedeniyle değildir. 2.Dünya savaşına bakacak olursak nispeten 1.dünya savaşına göre çok daha yakınlarında ve çevresinde gerçekleşen bu savaşa da keyfi bir kararla katılmadıkları yönünde hiçbir işaret yoktur. zira hitler devasa ordusu ile tüm avrupayı postalları altında ezerken , zaten her ülkenin zenginliklerine konmuş ve isviçrede bulunan 3-5 kuruşa tenezzül etmemiştir desek daha doğru olur. Zira Hitler ordusunu bir hışımla yada ani bir kara kızgınlıkla isviçre üzerine sürse ne o bankadaki paralar kalırdı. nede isviçre ekonomik gücü ile hitleri durdurabilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ordusu olmayan bir ülkenin 2 savaşa katılamamasındaki en mantıklı sebebin bu olduğunu düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki Ordular daimidir ancak para daimi değildir. Bakınız dünyayı kasıp kavuran ekonomik kriz para babası isviçreyide vurdu. swissair , Servette futbol takımı , isviçre ekonomisi iflas bayrağını çekti. Yine ordusu olmayan isviçrenin kardeşi diyebileceğimiz isveçte ise hemen hemen tüm bankalar iflasın eşiğine geldi. eğer keramet parada ve bankada olsaydı. şimdi iflasın eşiğinde olan isveç isviçre gibi banka ve para yurdu ülkelerin dünyada kral olması , Orduya "ölü" yatırım yapan ülkelerinde aç kalması gerekirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demekki keramet parada değil , stratejideymiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her milletin içinde fanatizm , holiganizm damarı kabarmış faşizane düşünen bireyler muhtemel ki vardır. bu bizim milletimiz içinde elbetteki böyle , en basitinden bir örnek verecek olursak 1950'li yıllarda yaşanan olayların anlatıldığı , Tomris Giritlioğlu'nun yönettiği "Güz Sancısı" filmi dahi tek bu sebepten ele alınacak olsa bile Ordunun gerekliliğini ortaya koyuyor. Şöyleki filmde bir siyasi partinin alt oluşumu " kıbrıs meselesi" sebebiyle memlekette yaşayan rumlara kin beslemeye başlıyor. ve artık öyle bir noktaya geliniyor ki rumlara ait iş yerleri , evler talan ediliyor saldırılıyor. imha ediliyor canlara kıyılıyor. Ve nihayetinde ordunun müdahalesi ile bu sona eriyor. Şimdi bir gayri müslim olduğunuzu düşünelim bir ülkede yaşıyorsunuz . Dininiz milletiniz farklı ama o ülkede doğmuş orada büyümüşsünüz , ve o milletin yerlisi olan arkadaşlarınız dostlarınız ahbaplarınız var. Hayat çok güzel.. Ancak düşünün gün geliyor belli bir faşizan emel etrafında toplanmış bir topluluğun saldırısına uğruyorsunuz , malınız canınız ve mukaddesatınız tehlike altında tek başınıza varlık gösteremiyorsunuz. zira siz 1 kişi karşınızdakiler 10 bin kişi.. işte bu yanlışa sizce hangi güç dur diyebilir ? Yumurta kapıya dayandığında yada artık empati yapıp düşüncelerin konuşulacağı dialog ortamı bir şekilde kaybolduğunda ve artık dialog sayesinde kurtulacağınız umudu kalmadığında kontrolsüz ve yanlış kullanılan kötü güce karşı mutlak surette sizi koruyacak iyi bir güce ihtiyaç vardır. Bunu kimse inkar edemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki bu ülkede zaman zaman , sağ sol kavgası zaman zaman alevi sünni zaman zaman faşist sosyalist kavgası çıkartılmaya çalışıldı. kimisini ordu bastırdı. kimisinin ise sadece ordunun varlığı ve birazda sağduyu ile başlamadan önü kesildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ordu bu ülkede 3 kez müdahale yaptı. 2 si darbe bir diğeri post modern balans ayarı. darbe zamanlarında biz yoktuk. onun için gerekliliği konusunda tecrübelere değil okunan izlenen ve değerlendirilenlere dayanarak konuşabiliyoruz. ancak 28 şubatı yaşadık. bu noktada ordunun haklı olduğunu düşünmesemde bu ordunun olmaması için bir sebep değil. Orduyu belkide en acımasız eleştirdiğim zamanlarda bile varlığını tartışmak hiç akıl kârı görünmedi bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birde olaya dış devletler , ve terör açısından bakacak olursak , ordunun niçin varolduğunu ve olması gerektiğini daha iyi anlayabiliriz kanaatindeyim. Şöyle ki Etrafımız değişik milletlerle , ırklarla çevrili herbirinin dili başka dini başka , yani coğrafyada bir ırk birliği yok. Tam bir din birliğide olduğu söylenemez zira bizimle aynı dinde olan iran suriye ve ırak komumuz ama onların İslam anlayışı ile bizimkisi çok farklı sanki iki farklı din kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi deniliyor ki yunanistan suriye iran ırak vs. Türkiye'yi istila edemez. Peki madem öyle biz neden bir kurtuluş savaşı vermek durumunda kaldık ? Yunanına , Fransızına , İtalyanına , Ermenisine , İngilizine karşı biz niçin savaştık. Bu ülkeler bize ordumuz olduğu halde saldırmaktan çekinmezken şimdi diyebilirmiyiz ki ordu fuzulidir gereksizdir. parasıyla banka alınsın. hiç makulmudür bu düşünce ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiçbir milletin tamamını kökten bunlar kötüdür diyerek yok sayamam yada hiç bir milleti bunlar iyidir diye kökten kutsayamam her milletin içinde iyiside vardır kötüsüde vardır. lakin şu bir gerçek ki kürt kökenli vatandaşlarımızın içinde de durum böyledir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olaya şu açıdan bakalım. Türk Ordusunun PKK'ya karşı verdiği mücadele normal iki ordunun savaşı gibi değildir. Zira bu tanım itibari ile savaş bile değildir. Ordu'nun yaptığı savunmadır. Öyle ki ETAya karşı mücadele veren İspanya , IRA'ya karşı mücadele veren ingiltere bu savaşta pes etmiş. ancak biz bunu yapmamışız. hala devam ediyoruz. "1 avuç militan" denilsede biz teröristlerin gerilla savaşı tarzındaki üslubuna onlar gibi karşılık vermiyoruz. Bu nedenle başarısız addedilmeye çalışılsakta gerilla savaşında başarılı sayılmanıza esas olan kriter 3 askere karşılık 1 gerillayı etkisiz kılabilmenizdir. Bu uluslararası askeri başarı kriteri olsa da bizdeki oran biraz değişik. biz bugüne kadar feda ettiğimiz her askere karşılık 9 terörist almışız. Olaya bu açıdan bakıldığında Türk Ordusunun , başarılımı başarısızmı olduğu subjektif değil objektif değerlerle gözler önüne serilmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki , çok kozmopolit bir coğrafyadayız. Öyle ki her milletten dostumuz olduğu gibi aynı milletlerden düşmanımızda mevcut. Bugün PKK'yı sadece özgürlük isteyen kendi çabaları ile dağa çıkmış teröristler gibi algılamak insanın gerçekler karşısında kulağının üstüne yatmasıdır . Gerçekleri görmezden gelmesidir. Zira yunanistanın , Suriyenin bir dönem PKK'ya destek verdiği aşikardır. ve hatta PKK itirafçılarının pkk kamplarına amerikan silahlarının amerikalılarca getirildiğini belirttiği itiraf kasetleride daha hafızalarımızdadır. Amerika Türkiyeyi işgal edemez. Suriye işgal edemez. yunanistan işgal edemez şu edemez bu edemez demek Ordunun varlığını tartışmaya açmak için yeterli derecede gerekçeler değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer çevremiz dostlarımızla çevrili olsaydı. Biz kurtuluş savaşı mücadelesi vermek zorunda kalmazdık. Öyle bir gün geldiki bu milletin canından çok sevdiği vatanı kurbanlık koyunun boğazlandığı gibi pay edilipte saldırgan ülkelerce kendi aralarında üleşilmedimi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok genç bir millet ve çok genç bir devletiz. 85 yıl insanlar için uzun bir süre olsada devletler için çok kısa sayılabilir. Şimdi 85 yıl önce başına geleni devlet yok saysın ve ordusunu tasfiye etsin demek. Dünü unut , gözlerini yum ve işgalden zevk almaya bak demekle aynı kapıya çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hele ki , Türkiye'nin dünya siyaset arenasında hızla yükseldiği şu günlerde , Ortadoğuda lider ülke konumunda olması ve bu konumun gerektirdiği hem diplomatik hem askeri güce sahip olması gerekirki , uluslararası arenada , varlık gösteren her ülkenin ordusu olmak zorundadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki , türk ordusu tasviye edilsin diyenlere bir bakmak gerekir. acaba aynı öneriyi kendi milletlerinin orduları içinde öneriyorlarmı ? yoksa o bahis açıldığında top tacamı atılıyor yada boş alanda kısa paslaşmalarla zamanamı oynanıyor ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ararat'ın bu tarafında gözü olan Ermenistan , Vadedilmiş topraklar rüyasıyla Güneydoğu bölgesine göz diken İsrail , Ege bölgesindeki adalarla yetinmeyip anadolunun ege kıyılarında ve trakyada gözü olan yunanistan , israil ingiltere ve sair dış mihrakların ara gazıyla kürdistan kuracağız diye doğu anadoluyu kaosa boyamaya kalkan PKK , ve amerika gibi görünürde dost , aslen düşman olan milletler çevremizdeyken birde orduyu tasfiye ederek onlara davetiyemi çıkartacağız .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5500 yıla yakın Türk tarihi boyunca bir bakılsın. Hangi Kurulan Türk devletine dışarıdan saldırı olmamış ve hangisi orduya lüzum duymamış ? Zahiri veya batini , gizli veya açık her saldırıya göğüs germek mecburiyetinde olduğumuz şu coğrafyada heleki bor madenleri , toryum madenleri ve molibden madenleri gibi enerji kaynakları tespit edildikçe , topraklarınıza saldırılması için illa petrol yuvası olması gerekmiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu gibi sebeplerden dolayı Ordunun varlığı asla ve kat'a zati kanaatimce tartışmaya açık değildir. ancak derseniz ki ordunun mantalitesini , sivil hayata bakış açısını , ordunun olması gereken yerde olup olmadığı , siyasete karışıp karışmayacağı hususlarını , ordunun düşünce yapısını konuşalım tartışalım bu konuda her zaman ordunun mevcut yapısına muhalif birisi olarak dahi rıza gösterebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama her ne olursa olsun varlığı asla tartışılamaz kanaatindeyim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heleki şu ekonomik kriz bile gösterdi ki , amerika gibi dünyanın süper gücünde bile batan bankaları ve paraları uc uca eklesek buradan plüton'a beş şeritli yol olur. ama o kadar para bir gece içinde çıkan bir krizle uçtu gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakarsanız görürsünüz , ordu hala yerinde ve 800 bin neferi ile siperde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Para uçar gider.. Bilek gücü daima yerindedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-977081932266478793?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/977081932266478793/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=977081932266478793' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/977081932266478793'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/977081932266478793'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/02/turkiyede-ordu.html' title='Turkiye`de Ordu'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-4002672938934397113</id><published>2009-02-22T05:40:00.000-08:00</published><updated>2009-02-22T06:44:02.065-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kırmızı Şimşekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskisehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anadolu Yıldızı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eses'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskisehir'/><title type='text'>Eskisehirspor ya da Es Es</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.futbolguncel.com/images/stories/eskisehirspor_logo.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 157px; CURSOR: hand; HEIGHT: 158px" alt="" src="http://www.futbolguncel.com/images/stories/eskisehirspor_logo.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Belkide dünyada en ateşli taraftarı olan takımlardan birisidir Eses , çünkü bir şehir kenti olmanın yanında kırmızı ve siyah renklerden oluşan bir tutkudur. Eses'li olmak için eskişehirde doğmak , yada hayatının bir kısmını herhangi bir sebepten dolayı eskişehirde geçirmek yeterlidir. Zira gerek şehrin , gerekse eses'in kendine has o atmosferine kapılmamak elde değildir. ve siz farkında bile olmadan bir tane kırmızı siyah çubuklu eses forması yada eses atkısı ile kendinizi stadda buluverirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eses tribunu oyle sıradan herhangi bir lig takımının tribinü gibi değildir. Seyircisi ateşlidir ve takım ikinci ligdeyken bile tribünler tıka basa doludur. Öyle ki birinci lige yükselmeden önce bile maçlar sanki iki birinci lig takımının üst sıralar için mücadele ediyormuşcasına yoğunluğunda oynanır. birçok takım sadece seyircisi için dahi olsa eskişehire imrenmiştir. Çünkü eskişehirspor yada es es deplasman maçına en çok seyirci götürme alanında dünya rekoru kırmıştır. hemde ikinci ligdeyken.. bu öyle bir aşktır ki ne beşiktaş galatasaray fenerbahçe gibi süper lig takımları ne ispanyanın barcelonası ne de ingilterenin manchester'i bunu basaramamıştır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Her yıl lig başlamadan önce , caddeler şehirler kırmızı siyah bayraklarla donatılır. Eskişehirden dünyaya açılmış Eti,Sarar,Css,Çetinkaya gibi holdingleşmiş firmalarda , yol üstünde halka hizmet veren ismi duyulmamış bir manav yada berber ve ya bir market te aynı sloganı içeren bir bayrak asar camına yada binasına , "Eskişehirspor'a yeni sezonda başarılar" ya da bu minvalde bir temenni içeren bir bayrak yada flama..&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eskişehirli olan hemen hemen herkesin arkasında "26" yazan bir forması mutlak surette vardır. ve hatta bu öyle bir sevgidir ki , amigo Orhan'lı yılları görmemiş , Kupaların kaldırıldığı , şampiyonlukların kıl payı kaçırıldığı , üç büyüklere kök söktürülen o yılları tadmamış olanların bile sanki o günleri yaşamışçasına yürekten sevdasıdır es es.. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir dönem beraber aynı ligde mücadele ettiği , Sarıyer, Yeşildirek, Vefa, Feriköy, Altınordu, Petrolofisi gibi takımlar önce çıktıkları basamakları teker teker düşmüşler ve birçoğu silinip gitmiştir. birinci ligden ikinci lige oradanda üçüncü lige sonrasında amatör kümeye ve oradanda hiçliğe uzanan bu düşüşte birçok takım silinmiş gitmiş , Eskişehirspor bile bu basamaklarda düşüş yaşamış ve 3. lige kadar düşmüş ancak ateşli ve tutkulu taraftarının maddi , manevi büyük desteği ile toparlanmış ve tekrar çıkışa geçmiştir. 95-96 sezonunda yeniden birinci lige çıkmış ancak tutunamayarak tekrar ikinci ligin yolunu tutmuştur. Eskişehir gibi bir şehrin takımı olmak kolay değildir. zira size sonuna kadar güvenmiş bir taraftar ki bu taraftar aynı zamanda şehrin kendisidir. ve sizden başarı ister. işte bu minvalde yeniden toparlanan ve gerek sportif gerek idari manada işleri sıkı tutan Eses yeniden bir üst lige yükselmiştir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;öyle ki 2008-2009 sezonunda daha ilk maçlarda Galatasaray'ı kendi evinde 4-2 yenmiş fener ve sivasspor gibi üst sıra takımlarını yenmek üzereyken şanssızlık sonucu elinden kaçırmış ve berabere kalmıştır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu EsEs'in geri dönüşü olarak nitelendirilmiş ve medya bu konuya ciddi manada eğilmiştir. Hatta öyle ki Eses'in Eses olduğu 70'li yıllarda nam'ı Türkiye sınırlarını dahi aşmış ve 2008 yılında Türkiye'ye gelen Avrupa Birliği temsilcisi Olli Rehn , Türkiye'yi Eskişehirspor'dan tanıdığını beyan etmiştir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.eskisehirspor.org/eses_dogus_resim/1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 262px; CURSOR: hand; HEIGHT: 163px" alt="" src="http://www.eskisehirspor.org/eses_dogus_resim/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Eskişehirspor Fethi Heper'i 2 kez , Ömer Kaner'ide 1 kez gol kralı çıkartmayı başarmıştır. Öyleki "Kırmızı Şimşekler" halen memleketin bir çok şehrinde seveni ve taraftarı olan yegane takımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Anadolu'nun sesi olmuş ve Lig'de istanbul hegomanyasını kırmıştır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yanda ilk takımın resmini görüyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Takım hakkında daha detaylı bilgi için : &lt;a href="http://www.eskisehirspor.org/"&gt;www.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;E&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;S&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;k&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;i&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;s&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;e&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;h&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;i&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;r&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;s&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;p&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;o&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;r&lt;/span&gt;.org&lt;/a&gt; adresini ziyaret edebilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-4002672938934397113?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/4002672938934397113/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=4002672938934397113' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4002672938934397113'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4002672938934397113'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/02/eskisehirspor-ya-da-es-es.html' title='Eskisehirspor ya da Es Es'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-5551418683829472649</id><published>2009-02-17T13:15:00.000-08:00</published><updated>2009-02-17T14:06:42.518-08:00</updated><title type='text'>bunu sen istedin bende yaziyorum.</title><content type='html'>Ben icimde cok isyanlar biriktirdim. Cok seye karşı ve hepsi sadece içimde kaldı. Zira içimde kaldıkları sürece ben onlara hükmettim , eğer bir anlık gafletle onları dışa döksem artık dönüşü olmayacaktı hiçbir şekilde ve artık onlar bana hükmedecekti.&lt;br /&gt;insanın günü oluyor. Allah'a bile isyan etme noktasına gelebiliyor. Hayatın bir sınav olduğunu , herşeyin bir plan dahilinde vuku bulduğunu unutup o anki esbaba takılabiliyor.  Yada insan kazandıklarını kendinden kaybettiklerinide sevmediği birisinden bilip bunun hesabını sormak cürreti ile kazan kaldırabiliyor.&lt;br /&gt;Zira mevcudiyeti sonsuz kainatın yanında hiç hükmünde olan birisi olarak diyebilirim ki , buraya kadar gelen kim olduğunu tahmin ettiğim , ancak benim burada yazdığımı nereden hatırladığı konusunda hiçbir fikrim olmayan , kendi hezeyanlarını , bana mâl etme serkeşliği içerisinde bana "yayınlamayacağımı bile bile" 2 hakaretamiz yorum bırakan şahsa demek isterim ki ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinde isyanların vardı sen , Bastıramadın.&lt;br /&gt;Bir evliliğin vardı kaprislerinle Bozdun,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen bir köşede hiçbir maceranın ve mücadelenin içine girmeden , topluma insanlığa ve en azından çevrene bir ışık , bir düşünce , bir fikir , bir insiyatif , bir alternatif ve bir katkı bile sağlamadan bencil hedonist ve ben merkezci bir düşüncenin tam orta yerine kendini yerleştirmiş ve kendi isyanı altına ezilmiş olabilirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda üstümde birden fazla vicdan azabının , üzüntünün ve isyanın olduğu bir dönemde bende ruh yapısı olarak sarsılmış ve senin frekansına kaymış yada yaklaşmış olabilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bil ki mevcut durum dahi şahittir , sen olduğun yerdesin ben o günlerin çok uzağındayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen seni suyun dibine çeken ayağındaki yüke sım sıkı bağlısın. boğuluyorsun farkında değilsin. Ben kendi ipimi kendim kesmişim suyun üstündeyim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen hayata katamadıklarının , hayatın başkalarına kattıklarını gördükçe histeri krizleri ile bana , ona , buna , önüne gelene tut ki yoldan geçen herhangi birine saçı sakalı boyu kilosu yada herhangi bir niteliği ile alay geçerek saldırabilirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu senin kaliteni ortaya koyar. Zira bizde geçer akça zahiri değil batinidir. görünen ve afaki olan değildir. hoşgörüdür , tanımadığın birisi ile asansörde kibarca selamlaşmak kadar iç ısıtıcı bir nezakettir. insani özelliklerin insana verdiği gönül rahatlığıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne ben eşimle , nede eşim benimle ne yüz güzelliği ne kaş ne göz nede ten sevdası ile evlenmedi. Zira biz biliyoruz ki bundan 10-15 sene öncesinin dünya güzelleri bugün yüzüne bile bakılmayacak durumda.. Sanıyormusun ki hep bu yaşında hep bu şartlarda kalacaksın.. İşte bundandır biz gelip geçici olana değil. birbirimizde kalıcı ve değişmeyecek olanlara baktık.. Güleryüze , bir selama , hoşgörüye , nezakete ve birde aşk'a..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fatih aile mahkemeleri ve sen iyi bilirsin ki birbiri ile kaşı gözü için evlenenler nikah memurundan sonra boşanma davası açmak için soluğu mahkemelerde alır. O koridorlarda beklerken bile hiç düşünmedinmi nerede yanlış yaptığını yoksa her zaman ki ve şimdiki gibi suçu başkasında arayıp kendini en masum yerine koyarak kolaya kaçmayamı seçtin ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni "Sahte Müslümanlık" ile itham etmişsin. eğer ben sahte bir müslümansam , bundan ne ben ne sen nede müslümanlık bir fayda görmez. Kaldı ki içimi okuyabilecek kapasiteninde sende olmadığını düşünecek olursak durum biraz daha ortaya çıkacaktır. "Kişi nasılsa , başkasınıda öyle zanneder"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eğer ben sahte bir müslümansam , bunun hesabı seninle benim aramda değil. Allah'la benim aramdadır. Hayat benim hayatım, bana verilmiş bir sınavsa , bunu da bana ancak bana veren sorar. Senin ne kapasiten ne de yarı şizofren histerik düşünceler yumağı beynin kendi yarım kriterleri ile beni birşeyle itham etmeye kalkmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutma ki , sen henüz yeni ateist olmuşken bile ben demiştim sana bari başörtünü çıkartta , ters bir hareketini gören seni müslüman bilmesin diye.. sende bana örekeden özgürlük okumuştun kim ne karışırmış diye ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sana iki şey , sen bile inanmadığın bir dinin örtüsünü örtmekle bile sahte müslüman olmadın. Ben inandığım her şeye gönülden inanarak ve yapmaya çalışarakmı sahte müslüman oldum ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana bunu sık sık demiştim , şimdi yine demek gerektiği için diyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Beni kendinle karıştırma "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zira sen kaybedensin .&lt;br /&gt;Ben herkesin savunmadan umudu kestiği anda saldırıya geçen bir ecdadın torunu olarak , mücadeleme devam ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içimdeki karanlıklar için bir ışık yaktım. karanlığın üstüne üstüne gidiyorum.&lt;br /&gt;ve ben hiç olmazsa insanlığımı muhafaza edebiliyorum hala , gayet beşeri ilişkiler kurabiliyor , insanlara çıkarcı yaklaşmıyor , sevinip üzülebiliyor , sevebiliyor , evlenebiliyor ve düşünebiliyorum.. hayata birşeyler katabiliyor ve hala mutlu olabiliyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben isyanlarımı tek tek asıyorum. senin gibi esiri kalmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve son olarak sana ne diye hitap edeceğimi bile bilemiyorum , eğer hayata senin baktığın duygusuz düşüncesiz hedonist ve bencil pencereden bakılarak birşey denilecek olsa bunu en iyi anlatacak ifade sanırım " et parçası" demek olurdu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zira ruh olmayınca bedende o kişi insanda olamıyor ve sadece maddeden ibaret kalıyor. İşte buda senin madden , ha kasabın rafında duran kanlı bir et. yada sen.. aynı..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-5551418683829472649?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/5551418683829472649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=5551418683829472649' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5551418683829472649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5551418683829472649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/02/bunu-sen-istedin-bende-yaziyorum.html' title='bunu sen istedin bende yaziyorum.'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-5238415300854553045</id><published>2009-02-16T09:39:00.000-08:00</published><updated>2009-02-16T11:00:10.684-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kilo Kontrolü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rejim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sağlıklı Beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MLS'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='esteworld'/><title type='text'>Diyet 3</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Evet Sevgili arkadaşlar , diyet maceramızın 3 bölümünde bizi bekleyen konularımız diyeti neye göre yapıyoruz. Diyet neden işe yariyor ? işe yarama mantığı nedir ?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Öncelikle diyet demek hemen tartıya çıktığınızda ibrenin aşağı hareket etmesi demek değil. bence bu tam bir yanılgı. Zira tartıya çıktığımız anda ibre biraz daha aşağı kaymışsa hemen seviniriz kilo verdim diye ? peki nereden biliyoruz doğru olduğunu ? ya vücuddan su gitmişse ? yada kas gitmişse ? işte bu bize gösteriyor ki mutlak surette sürekli gözetim altında yapılan bir diyet başarıyı getirebilir. Zira her gittiğinizde&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://quickmedical.com/images/sku/8676.jpg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; şu yada şuna benzer&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; bir alete çıkıyorsunuz ve sizin her bir özelliğiniz inceden inceye ölçülüyor. Netice olarakta bu kağıda dökülüyor. ve Elinizde de &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.tarti.com/images/stories/urunler/nutrisphereraporu.pdf"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;şuna benzer&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; bir çıktı oluyor. dolayısı ile 1 hafta diyet yaptınız diyelim 1 hafta sonunda anında görebiliyorsunuz , nereden ne kadar gitmiş yada vücutta bir hafta önceye göre olan değişim nedir. ve anında uzmanınız kötü yönde bir gelişme olduğunda buna müdahale edebiliyor. Ancak bir uzmanınız olmadığında ise siz bu analize ulaşamıyor ve ya tartıda görülen düşüşü hayra yoruyorsunuz. ancak sandığınız gibi olmayabiliyor. Örneğin su , yağa göre vücuddan daha kolay atılabilen bir emtia, eğer dengesiz bir beslenme söz konusu olursa duruma göre kilo veriyor görünebilirsiniz ancak vücuddan atılan su kilo değildir. vücudun su seviyesinin düşmesi takdir edersiniz ki iyi birşey değil. üstüne üstlül böbrek gibi karaciğer gibi organların çalışmasına ve hatta direkt kendilerine zararı var. onun için çok görmüşsünüzdür gazetelerde yada tv'lerde diyetten ölenleri.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Evet bir diyette kişiye neye göre yemek veriliyor ? Efenim bildiğiniz üzere vücudun bir metabolizma hızı söz konusu. Yukarıda linkini verdiğimiz örnek çıktıyı açacak olursak karşımıza gelen grafikte bazı değerler görüyor olmalısınız . İlk sayfanın sağ alt kısmında "Bazal Metabolizma Hızınız" diye bir başlık var. orada örnek olarak verilen kişinin metabolizma hızının 1595 KCal olduğunu görüyoruz. Bu şu demek bu kişi 1595 KCal'den fazla kalori miktarına sahip ne tüketirse bu o kişiye yol su elektrik olarak dönecek demektir.(özellikle karın ve basen bölgesine) Demekki bu kişi kilo vermek istediğinde 1595 KCal'den daha fazla kalori tüketmeyecek. Örneğin 1000 KCal tüketse günde yada 1200 KCal ve bu düzenli devam etse kişi kilo verebilir. eğer siz bunu kalkıpta 1595 KCal'den çok hızlı kilo vermek için 500 KCal yada 300 KCal gibi çok aşağı seviyelere çekerseniz bu metabolizmayı altüst eder ve size negatif iki dönüşü olur. Ya vücudunuz az kaloriye alışır ve bir yerden sonra kilo vermeyi durduramaz yemek yiyemezsiniz ve öldüğünüzde tabutunuzu 8 kişi değil 1 kişi bile rahatlıkla taşıyabilir. Yada böyle olmaz vücuda birden bire az kalori girince vücud zafiyet geçirir bayılma kendinden geçme el ayak titremesi ayakta duramama gibi dönüşleride olabilir. işte onun için az yemek değil doğru yemek kilo verdirir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Kendimi ele alacak olursam Benim metabolizma hızım 2270 KCal civarlarında bu hiçhareket etmediğim durumlar , hareketli günlerde 3000 Kcal'e kadar çıkıyor metabolizma hızı , bunun için diyetisyenim benim diyet menümde hemen hemen hiç 2200 KCal'in altina inmedi. Hareketsiz günlerde de ben biraz dikkat ettim ve şimdi 1 ayda 11,5 KG yağ erittim. Vücutta 3 litre sıvı 2,6 kg kas artışı oldu. Neticede tartıya çıktığımda 5 kilo vermiş gibi görünüyor olsamda 11,5 KG yağ vermek için liposection'da 5-10 milyar bayılan insanları görünce ben bir ayda oldukca yol aldığımı düşünüyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Bir önceki yazıda bana verilen ilk örnek diyet listemi yazmıştım. gördüğünüz gibi öyle sosyete diyeti diye tabir edeceğimiz kırk ambar dolaşıpta ancak bulabileceğimiz bulunmaz otlarla yada sebzelerle diyet yapmiyoruz. Evde ne yemek pişerse onunla diyet yapiyoruz. İşte bunun içinde dönüşüm listeleri var. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Ne Nekadar ? Ne eder ?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Örneğin ara öğünde 1 porsiyon meyveniz var. peki ama bir tane küçük elmada bir porsiyon , koskoca bir ayvada 1 porsiyon demekmidir ? elbette değildir. işte bunun için dönüşüm listeleri var. Herhangi bir meyve , herhangi başka bir meyve de ne kadara tekabül ediyor bu liste sayesinde bunu biliyorsunuz. Mesela iş yerinizde üzüm çıktı , 1 porsiyon meyveniz üzüm olacak ama ne kadar üzüm ? Cevap : 1 Su bardağı üzüm = 1 porsiyon meyve , yada tutun ki kocaman bir ayva çıktı bu bir porsiyon demek mi tabiki hayır. kocaman bir ayvanın yarısı 1 porsiyon meyve demek ya muz çıkarsa ? yarım muz = 1 porsiyon demek. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Tabi biz sadece meyvelerden örnek verdik ama sebzeler içinde etler içinde tahıllar içinde dönüşüm listeleri mevcut. mesela bir ince dilim ekmek = 1 su bardağı patlamış mısır demek. akşam yemeğinde diyetisyeniniz 4 dilim ekmek verdi diyelim siz 2 dilim ekmek yiyin sonra 2 su bardağı mısır eşliğinde evinizde filminizi izleyin.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Tabi birde diyet demişsek değinmek gerekir ki hazır olan ne yiyecek içecek varsa uzak duruyoruz. Zaten öyle kekler kurabiyeler pastalar falan onlara hiç değinmiyorum bile. Ancak hazır çorbaları , kola , gazoz, hazır meyvesuyu , içiyorsanız alkollü içecekleri unutmanız gerekiyor. aşırı yağlı kızartmalar fln bunlarıda unutuyoruz &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;ve yeni bir hayata içimizde yetişen bir enerjiyle güzel günleri düşünerek ve en umutsuz anlarda bile diyeti bozmamak için bilenerek , diyeti bozduracak her faktöre inat , inadına diyette dirayet ve azim göstererek başarıya ulaşıyoruz.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Şahsen benim 1 aylık diyet maceramda ben 2 kez diyeti bozmakla bozmamak arasında kaldım. ve her ikisinde de bozmadım.. ve bana diyeti bozdurmayan düşünce şuydu.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;" Vakti zamanında Ankara Savaşı olmuş ve bitmiş , Beyazıt ve Timur savaş meydanında geziyorlar. Beyazıt demişki anlamıyorum her şart benim yanımdaydı sen bu savaşı nasıl kazandın. Timur gülümsemiş ve demişki şimdi ben senin parmağını ısıracağım sende benim parmağımı ısıracaksın. ve ikiside birbirlerinin işaret parmağını ısırmaya başlamışlar. Bir süre sonra Beyazıt aaah diyerek elini çekmiş ve Timur şu cevabı vermiş. " Sen çekmeseydin ben çekecektim""&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;Kıssadan Hisse :&lt;/span&gt; Tam bir sinir harbinin yaşandığı savaş meydanında daha çok sabırlı olan kazanmış.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;bunu diyete uyarlayacak olursak : eğer birşey size diyeti bozduracaksa , sabredin inat edin. göreceksiniz önce o elini çekecek. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Nerden mi biliyorum. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://eyluluntarifdefteri.blogspot.com"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Yemek blog&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;uyla kafayı bozmuş muhterem zevcem. Sadece fotografını çekmek ve blog yazmak için tatlı çörek börek yapmıyor. o fotoğraflardan sonra o tatlı börek çörek hala ortalarda göz önünde oluyor. ve tam bir nefis sınavı yaşayarak yemeyeceğim yemeyeceğim yemeyeceğim diyerek yemiyorum :) ne mi oluyor sonra ? hepsiniz muhterem zevcem yiyiyor. netice : 11,5 kg verdim. 8 kg aldı :D  ve işin vahimi.. aldığını henüz kabul etmiyor. şimdilik kendisini ben zayıftım biraz kilo alınca tam dengemi buldum diye teselli ediyor :) bende içten içe gülüyorum :) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Muhtemelen bu yazıyı yarın sabah iş yerinde okuyacak ve sanırım ben yüzündeki ifadeyi göremeyeceğim :D &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;dipnot :&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; fusununmutfagi ve buck , arkadaşlar mls'e henüz başlamadığım için mls hakkında şu anda şu şudur. bu budur bunun mantığıda budur diyemiyorum. henüz o level'e gelemedim :) ama inatla ilerliyorum :) Fiyat konusuna gelince esteworld'den yüzyüze görüşerek bilgi almanızı tavsiye ederim. Zira kişiye göre değişebilen durumlar olabilir. Örn : seans sayısı vs. bu durumda da illaki fiyat değişir. Ben anlaşmamı yaptıktan sonra üzerinden çok zaman geçti şu anki fiyatlar nedir bende bilmiyorum. sorsam söyleyeceklerini sanmıyorum ama görüşmekle birşey kaçırmazsınız. Filiz abla hanım teyze korkulacak birisi değuldür. güleryüzlüdür :) cici bir insandır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;daha dipnot:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; filiz abla bu blogu okuyosan extra bir seans isterim :) bu kadar reklamdan sonra &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;blogun dibi not :&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; esteworld haznedardadır. İncirli köprüsü yönünden geliyorsanız izzettin çalışlar caddesinin bittiği yerde karşınıza çıkar :) kısaca her yol romaya değül esteworlde cıkıyor :) buradan bu tarihi yanılgıyıda düzeltmek isterim :p&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-5238415300854553045?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/5238415300854553045/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=5238415300854553045' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5238415300854553045'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/5238415300854553045'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/02/diyet-3.html' title='Diyet 3'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-4343202379164381308</id><published>2009-02-08T05:11:00.000-08:00</published><updated>2009-02-08T05:37:03.615-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mide kelepçesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kilo Kontrolü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mide balonu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rejim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MLS'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='esteworld'/><title type='text'>Diyet 2</title><content type='html'>Evet &lt;a href="http://ufkabakan.blogspot.com/2009/01/diyet-1.html"&gt;bir önceki &lt;/a&gt;yazımda size yarın 3 haftalık diyet maceramdan bahsedeceğim dediğim ancak bir şekilde 1 hafta geciken o yazıyı şimdi yazma fırsatı buluyorum ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir önceki yazıda belirttiğim gibi uzun bir arayışın ardından kilo vermek için diyet yapmadan hiçbir yolun tam ve doğru bir sonuç vermeyeceğini geç idrak etmiş birisi olarak anladım ki diyetten kaçış yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E o zaman dedim madem durum budur. ister istemez yapacağız. İlk gün diyet uzmanım Fatma Arslan hanımefendi ile bir görüşme yaptık. Bu görüşmede bir günün nasıl geçtiğini neler yediğimizi ne aralıklarla yemek yediğimizi fln konuştuk. Ben diyetten önce genelde kahvaltıyı iş yerinde poğaça-çay fln şeklinde geçiştiriyordum. Öğle üzeri ya birşey yemiyor ya da dışarıda kır pidesi vs. gibi yiyeceklerle geçiştiriyor akşam yemeğinde ise eşim tarafından hazırlanan çorba makarna yemek vs. gibi hemen hepimizin akşam önüne gelen yurdum yemekleriyle iktifa ediyordum.Gördüğünüz üzere gayet dengesiz bir beslenme ile mevcut kilolar üstüne kilolar ilave ederek yola devam ediyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyetisyenim Fatma hanımla bir program yaptık. Bu programu gördüğümde şunu düşünmüştüm. neredeyse ağzım hiç boş kalmayacak tıka basa yiyecek ve kilo verecektim öylemi ? olay bumudur ve sevmediğim yiyecekleri değil hergün yediğim o yiyecekleri yiyeyecektim. Şaşırdım ve bunun mantık olarak mümkün olmayacağını düşündüm. Ancak ilk haftanın sonunda 4 kilo yağ erittiğimi , vücudda düşük olan su seviyesinin yükseldiğini ve 2,4 kg kas yaptiğimi gorunce dedim durmak yok yola devam :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu beni manyak derecede kamçıladı. Bir ara hatta mls'e gerek yokmuş aslında diyetlede eritebilirim diye düşünsemde yinede mls'den vazgeçmedim zira mls'de kilo almama garantisi söz konusu ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fatma hanımla ilk görüşmemizin sonucunda bana verdiği program şu şekildeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kahvaltı : 1 haşlanmış yumurta , 2 kibrit kutusu kadar B.peynir , 4 ince dilim ekmek , 7-8 zeytin , 1 su bardağı yoğurt , bolca salata , şekersiz çay&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Ara Öğün : öğle yemeğine 1-2 saat kala bir adet meyve&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Öğle yemeği : 1 su bardağı yoğurt , 5 ince dilim ekmek , 7-8 yemek kaşığı sebze yemeği (yada 10-15 yemek kaşığı bakliyat yemeği) , bolca salata ,&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Ara Öğün : 1 porsiyon meyve&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Akşam yemeği : 1 kase çorba , 7-8 yemek kaşığı sebze yemeği , salata , yoğurt , 4 ince dilim ekmek&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Ara Öğün : 2 porsiyon meyve&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Bu listeyi gördüğümde hayret ettim ve bu benim 2 günlük yemeğim :) bu kadar şeyi yiyeceğim ve kilo vereceğim öylemi ? demiştim ve bana evet demişlerdi. Dedim herhalde maytap geçiyor :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;ve ilk haftanın sonunda tekrar Fatma hanımla görüştüğümüzde gerekli ölçümleri yaptık ve ben inanamadım resmen kilo veriyordum :) ve normalde yediğimden daha fazla şeyi yiyerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu beni psikolojik olarak fevkalede etkiledi :) ve tetikledi içine giremediğim gömleklerin bana 1 karış bol geldiğini görmek , bana manyak moral verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;:) Yazın ortalarında yada sonuna doğru herhalde sanırsam ideal kilomda ve üçgen vücuduma kavuşmuş olacağım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyet yapmak isteyen arkadaşlara tavsiyem mutlak surette bir uzmanla görüşmeleridir. Zira bir sonraki yazımda , diyet yaparken dikkat edilecek hususlar , neye göre diyet yapılıyor , diyet yapan kişiye verilen yemekler , neye göre tespit ediliyor gibi hususlardan bahsetmeye çalışacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saygılar ;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-4343202379164381308?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/4343202379164381308/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=4343202379164381308' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4343202379164381308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4343202379164381308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/02/diyet-2.html' title='Diyet 2'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-7343028622612557008</id><published>2009-02-03T13:21:00.001-08:00</published><updated>2009-02-03T13:48:25.289-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='50 TL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='50 lira'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fatma Aliye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yeni Paralar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fatma Aliye Hanım'/><title type='text'>50 Liralık Fatma Aliye Hanım Mevzusu</title><content type='html'>&lt;a href="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/031008_turklirasi11.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 289px; CURSOR: hand; HEIGHT: 152px" alt="" src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/031008_turklirasi11.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Bilindiği üzere , YTL yavaş yavaş misyonunu tamamlayarak yerini hayatımıza yeni giren TL'lere bırakmaya başladı. Açıkcası bu TL'ler hakkında kiminin olumlu , kimininse olumsuz düşünceleri var şahsım adına konuşacak olursam ben fevkalade olumlu buluyorum. Yenilik daima iyidir. Ayrıca arka yüzünde Ord.Prof Cahit Arf'ın silüeti bulunan 10 Liralarında hayranıyım. Gerek renk gerekse de düzenleme olarak çok etkileyici buluyorum. Matematiğe olan ilgim ve Ord.Prof Cahit Arf'ında matematik dehası olması beni bu 10 liralara daha bir ısındırdı diyebilirim.&lt;br /&gt;Ancak yazının başlığından da anlayacağımız gibi mevzumuz 10 lira değil , 50 lira . Önyüzünde M.Kemal Atatürk'ün arka yüzeyinde ise ilk kadın roman yazarı Fatma Aliye hanım'ın resmi bulunan turuncu paralardan bahsediyoruz.&lt;br /&gt;Mesela yılbaşından itibaren paralar aktif olarak hayatımızda yer aldığından beri sevenlerindende sevmeyenlerindende çeşitli görüşleri dinleme fırsatım oldu. Mesela sevenler , paranın küçüklüğü , minimalist çizgide dizayn edilmesi , yenilik oluşu gibi nedenlerden dolayı bu yeni paraları seviyor. Sevmeyenlerden bir kısmı , Eski paraların heybetli ve güzel olduğu , yeni paraların her birinin farklı boyutlarda olmasından dolayı bir tomar farklı paranın sayılmasının zor olduğu , 5 lira ile 50 liranın karıştırılma olasılığından dolayı yeni paraları sevmediklerini söylemişlerdi .&lt;br /&gt;Açıkçası bence sevende sevmeyende bu konuda haklıydı.&lt;br /&gt;Ancak 50 TL için öyle bir mevzu ortaya atıldı ki , resmen kan donduracak derecede bağnazlık , Atatürk Yalakalığı ve tribünlere oynama kokuyordu.&lt;br /&gt;Mevzu şu ki efendim Atatürk devrimlerini içine sindirememiş , Atatürk'e muhalif olmuş , laikliği benimseyememiş , Ahmet Cevdet Paşa gibi bir osmanlı paşasının kızı olan Fatma Aliye'nin resmi nasıl olurda paraya konulurmuş ?&lt;br /&gt;Pardon neden konulamasın ?&lt;br /&gt;Paraya resmi konulan kişilerin laik olup olmaması yada Atatürkçü olup olmaması veyahut Atatürke muhalefet etmemiş olması şartı aranıyorda bizimmi haberimiz yok ?&lt;br /&gt;Fatma Aliye Hanım'ı paranın arkasında görüyor olmanızın nedeni onun dünya görüşü ve düşünceleri değil , onun hayatına sığdırdığı ve ilk kadın romancı olmakla bunu devam ettirmek gibi hayatına sığdırdığı başarılarıdır.&lt;br /&gt;Kaldı ki Atatürk'e muhalefet etti diye Fatma Aliye Hanım Merhum'un mezarındaki kemiklerini dahi onun gıyabında linç etmek isteyen , Atatürkçülükten habersiz Atatürk Yalakaları farkında olmayabilirler lakin , Atatürk her dediğinin tasdik edildiği değil eleştirildiği ve kendisine muhalefet edilen bir meclis düzeni için çalışmış ve bu minvalde çok partili döneme geçmiş ve hatta o dönemde yakın silah arkadaşlarından bazılarını başka bir parti kurmak için teşvik etmişti.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaldı ki Fatma Aliye Hanım laik değildi ve tesettürü savunmuştu , Atatürk'e de muhalifti nedir yani bu kendisinin ilk kadın roman yazarı olması sıfatını yokmu ediyor ? O laik olmadığı ve Atatürk'e muhalif olduğu için bu ünvanını onun vefatından sonra onun şahsi manevisinden afarozmu edeceksiniz ?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bugüne kadar , dayanaksız ve saplantı derecesinde tutarlı hiçbir yanı olmayan , sadece yapılmış olmak için yapılan çok fazla gereksiz ve efil efil riya kokan Atatürk Yalakalığı gördüm. lakin Fatma Aliye Hanım mevzusu gibi , konuyla alakası olmayan bir mevzuyu dahi getirip buraya dayandıran bu güruhu görünce merak ediyorum acaba Anıtkabir'i ne zaman kabe , Atatürk'ü ne zaman peygamber ilan edecekler ?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Zira yapmadıkları sadece bu kaldı . ve sadece yapmış olmak için felsefesini ve mantığını dahi anlamadan sırf içerisinde Atatürk geçiyor diye yaptıklarını veya yapmadıklarını gördüğümde bu zümreye acımak geliyor içimden.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Onlara kalsa zaten Allah şu koskoca kainatı sırf insanlar Atatürkçü olsun diye yarattılar. ve yediğimiz ekmekte bile Allaha değil Atatürk'e şükretmeliyiz.. inamayacaksınız ama bunu yapanları dahi gördüm. Onun için artık yadırgamıyorum dahi.. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sadece izliyorum. Not ediyorum.. ve yeri geldiğinde gözlerine ve o kör dimağlarının en derin dehlizlerine kadar sokuyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-7343028622612557008?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/7343028622612557008/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=7343028622612557008' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/7343028622612557008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/7343028622612557008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/02/50-liralk-fatma-aliye-hanm-mevzusu.html' title='50 Liralık Fatma Aliye Hanım Mevzusu'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-1220737111832024259</id><published>2009-02-02T13:25:00.000-08:00</published><updated>2009-02-02T13:47:36.838-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Davos'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Başbakan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CIA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erdoğan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Emin Çölaşan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ergenekon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çölaşan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='peres'/><title type='text'>Davos`u dogru okumak</title><content type='html'>Bildiğimiz üzere geçen haftaya damgasını vuran olay. Davosta düzenlenen Liderler zirvesinde Başbakan Erdoğan'ın kükremesiydi. açıkcası bu dünyaya safınızı belli edin fırçası demek daha doğru olur. Bu fırçadan sonra herkes safını açıkca belli etti diyebiliriz. Bazı kritik ve çok sesli ülkeler nötr kaldı sadece.&lt;br /&gt;İçte ve dışta yankılanan davos macerasından sonra , değişik ülkelerin gazetelerini veya televizyonlarını takip edenlerimiz görmüştür ki , Cnn , Newyork post gibi birçok gazete ve medya devi kuruluşlar Davos mevzusunu Başbakanın Türkiye'nin dünya arenasında aleyhinde diye servis etmiş olsalarda bunun da sadece belli zümrelerin muradı olduğu yine aynı medya organlarının kendi sitelerinde ve kanallarında yaptıkları halk oylamalarında ortaya çıktı. Öyle ki Newyork Post editörleri dediğimiz gibi olayı Türkiye açısından kötü diye yorumlarken yaptıkları ankette okurları %83 oranında Başbakan Erdoğan'ı desteklediklerini bildirdi.&lt;br /&gt;Uluslararası medyada değişik seslerin yorumların çıkması muhtemel ve olağandır. Zira bu ulusların birçoğu ile din,dil,ırk,coğrafya,etnik köken gibi değişik kriterlerde birliğimiz ve beraberliğimiz yoktur. onun için kalkıpta bi norveç'in vereceği tepki ile İran'ın vereceği tepkiyi bir değerlendirmemek lazım.&lt;br /&gt;Kim ne derse desin , uluslararası arenada bu olayın yankısı dünyada her ülkede yankı buldu. Zira Başbakan Erdoğan'ın yaptığı büyük bir cesaret ve kararlılık örneğiydi ki zaten kendisi Davos yolculuğu öncesi "Peres'den hesap soracağım" demişti. sözünü tutmuş oldu. sözünü tutamamış olsa bu sefer iç medya leşkerleri kendisini bununla itham edecek . ve içeride hesap soracağım diyordun oraya gittin sustun diyerek kendisine bindirmeler yapacaklardı. Fakat Erdoğan'ın kükremesi olayı bozdu. Öyleki Yeniçağ gibi en radikal karşıtları bile "Helal Olsun" demeyi bilmişken bu babayiğitliği gösteremeyip maksadının üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğunu bir kez daha gösterenlerimizde vardı.&lt;br /&gt;Davos'da esip gürledin ama şehitlerimiz için neden aynı hassasiyeti göstermedin deme cürretini gösteren , daha hiçbir şehit cenazesinde görünmemiş , alnının secdeye değip deymediği şüpheli sadece şehitlik , bayrak , vatan , millet , sakarya edebiyatı yapan Emin Çölaşan gibi medya kaşarları tavırları ile belli ettiler ki amaç baştan belli.&lt;br /&gt;Kaldı ki davos'taki tepki ile şehit cenazelerindeki tepkiyi bir tutamazsınız , Zira davosta diplomatik anlamda bir muhatabınız var. Erdoğan şehitler için tepki vermesi gerektiğinde Murat Karayılan'la kandil'de buluşup fırçamı atacak ? ikisinin çok farklı mecralar olduğunu bile idrak edemeyen 2 kafadar M.Balbay ve Çölaşan başbakanın bu davos çıkışını önceden kurulmuş bir düzen olarak öngörüyor.&lt;br /&gt;Evet her lider bir plan kurar ve bunu uygular. Zaten Erdoğan'da Peres'den hesap soracağım demişti ve sordu. bunda Ne Çölaşan'ın gördüğü görülemeyecek ve çok gizli yada skandal sayılabilecek bir bit yeniği var. Ne de yaptığı yanlış.&lt;br /&gt;çölaşan ve aynı zihniyetin örümcek kafalarının idrak kapasitesi sadece bahsettiğimiz gibi vatan millet sakarya edebiyatına çalıştığı için bunun dışındaki gündem maddelerinden uzak kalmaları ve uzak kaldıklarında da bunun acizliği ile saldırmaları çok normaldir. Neden filistin hakkında tek söz sarfetmiyorlar ? orada ölen çocuklardan bahsetmiyorlar ?&lt;br /&gt;Kaldı ki Erdoğan şehitlerimiz için hiçbirşey yapmamışta değildir. Zira teskereyi geçirmiş . emniyet teşkilatını güçlendirmiş , sınırötesi harekatı ABD'ye rağmen uygulatmış , kaosa sebep olacak terör eylemlerini önlemede büyük başarılar almış bir hükümeti sanki birşey yapmamış gibi değerlendirmek de zaten sadece çölaşan kafalıların yapabileceği bir sığlıktı bu noktada kendileri beni yanıltmadılar.&lt;br /&gt;Erdoğan'ın tepkisi açıkca ve net olarak dünyaya safınızı seçin demekti. ve herkes ya destek vererek yada destek vermeyip olumsuz manada eleştirerek buna yanıt verdi.&lt;br /&gt;Zira Demirel gibi şapka cumhurbaşkanları "bedelini ödetirler" demekle aslında kendi siyasi sırlarını açığa döktü. Demekki kendileri israili iyi tanımaktadırlar ki , bedel ödemekten korktukları için birşey yapamamışlardır. Yapanlarıda kendileri gibi saf ve hezimete uğramaya hazır bindirilmiş kıtalar sanmaktadırlar.&lt;br /&gt;Ancak o tren çoktan o istasyonu geçti..&lt;br /&gt;Davos olayından 1 hafta önce CIA raportörleri bir makale yayınlayarak , Çince değil Türkçe öğrenin 2050'de dünyanın muhtemel lideri Türkiye olacak demiş , Ben bunu 2 sene önce 2015 yada en geç 2020 diye söylemiştim..&lt;br /&gt;Davostaki tavır gösterdi ki 2015 bile aslında çok geç biz şimdiden liderlik provasına başlamış durumdayız..&lt;br /&gt;Hele bir önce Türkiye Bağırsaklarındaki Ergenekon terörünü temizlesin. Siz birde sonra görün..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-1220737111832024259?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/1220737111832024259/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=1220737111832024259' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/1220737111832024259'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/1220737111832024259'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/02/davosu-dogru-okumak.html' title='Davos`u dogru okumak'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-3074690898162083458</id><published>2009-01-29T13:56:00.000-08:00</published><updated>2009-01-29T14:04:53.756-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='keder'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apandist'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aci'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zulüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zulum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='izdirap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='israil'/><title type='text'>israil bu dunyanin apandistidir</title><content type='html'>Bilirsinizki insanın sindirim sisteminde bulunan organlarımızdandır bağırsaklarımız. İnce bağırsak ve kalın bağırsak vücuda giren yiyeceklerin emilimini sindirimini sağlayarak vücuda büyük katkısı olan aynı zamanda da geri kalan işe yaramaz posayı ve üre'yi vücuttan atarak faliyet gösterir. Gelin görün ki bu bağırsaklarda birgün bir ağrı hissedersiniz ki acıdan sizi zıplatır. yerinizde duramazsınız. işte o ağrının sebebide apandisttir. bağırsakların bir parçası olan apandist baş parmak kadar birşeydir ve vücuda bilinen bir faydası yoktur. Zamanı gelincede kurulmuş saatli bomba gibi vücuda acı vermeye başlar. ya aldırır kurtulursunuz ya da patlar sizide öldürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;israil denilen ülke (devlet demeye dilim varmıyor) dünyanın apandistidir. sürekli acı , sürekli keder , sürekli bir ızdırap veriyor. daha dünyaya faydalı olabilecek birşeyleri yok. ancak verdikleri acı had safhada..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dunya gun gelecek oyle bir ayrımda kalacak ki , ya bu apandisti kesip atacak , ya da atacak.. baska bir carenin kalmadigi o gunde gelecek..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-3074690898162083458?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/3074690898162083458/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=3074690898162083458' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/3074690898162083458'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/3074690898162083458'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/01/israil-bu-dunyanin-apandistidir.html' title='israil bu dunyanin apandistidir'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-8812675999548689630</id><published>2009-01-28T11:47:00.000-08:00</published><updated>2009-01-28T12:48:36.951-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mide kelepçesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kilo Kontrolü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Liposuction'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mide balonu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rejim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MLS'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='esteworld'/><title type='text'>Diyet 1</title><content type='html'>Beni tanıyan arkadaşlar varsa az çok bilirler , vurdum duymaz , umursamaz , dünya yansa umrumda değil tarzı bir adamımdır. Bu nedenledir ki uzun bi süredir üzerimde olan fazla kilolar için dertlenmiş , tasalanmış değildim. Aslında endişelenmem içinde net bir sebep yoktu. zira kilonun bende engellediği birşey yok. Koşmaksa koşmak yürümekse yürümek , hayatın her deminde bulunmuş ve kilo bende pek bişeyi engellemiş değildi. Ancak ahir ömrümüzün son 5 ayı evlilikle geçti aslında kilo evliliğimde de herhangi bi sorun teşkil etmiyordu ancak herhalde evlilik benim düşünce sistemimi değiştirmiş olacakki artık umursamaz değildim bu konuda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başladım kilo vermek için neler yapabileceğimi araştırmaya ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle yemesi içmesi düzenli olmayan birisi olarak diyet olayının bana pek öyle cazip geldiğini söyleyemem. diyet olayını rafa kaldırdım ve başladım araştırmaya,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce karşıma zayıflama ürünleri çıktı. İsmi lazım değil ama işte meyve suyuna karıştırılan , yemek yerine içilen bebek maması kıvamında olan çeşitli ürünler , bu ürünlerin satıcılarına , onların yoğun baskı ve telefon yağmuruna , asla aldırmayın . Zira bu ürünlerin bitkilerden elde edildiği bilgisini size vereceklerdir. ancak siz aldırmayınız zira hiçbirşeyin sureti yada kopyası , aslının yerine geçemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi neymiş efendim zayıflatan lahana kapsülüymüş , elma kapsülüymüş ithalmiş bilmem kaç kilo verdirmesi garantiymiş. burada kafamızın takılacağı 2 husus var. Efendim belli bi aşamadan sonra kapsül haline gelen işlenen ürün kilo verdiriyorsa , bunun ana maddesi olan lahanayı yada elmayı doğrudan tüketin. Dediğimiz gibi hiçbirşeyin kopyası aslından daha faydalı olamaz. Hem böylece en sağlıklı olan şeklini tercih etmiş olursunuz. kaldıki ayda şu kadar kilo verdirmesi garanti diye birşeyin kesinlikle doğru olmadığını düşünüyorum. Tamamen müşteriyi çekmek için para tuzağı , Zira dünya üzerinde 7 milyara yakın insan yaşıyor , her birinini metabolizma hızı farklı , hormonal dengesi farklı , vücud tipi farklı , şimdi sen kalk öyle bir ürün yap ki bunca farklılığa rağmen herkesde işe yarasın ? mantıklımı ? bence değil. Adam vardır 100 kilo adam vardır 70 kilo birinin metabolizması otoban gibi çalışıyordur diğerininki patika yol gibidir işlemiyordur yada çok yavaştır. birinin mide , karaciğer , bağırsak emilimi yüksektir çok kilo alır. diğerinin yavaştır almaz. işte onun için karşınıza gelen web sayfalarında yada çeşitli ilanlarda verilen bilmem kaç kilo şu kadar günde garanti gibi reklamlara aldanmamanızı tavsiye ederim. Zira WHO'ya göre (dünya sağlık örgütü) vücudun %10 u kadar kilonun 6 ayda verilmesinin en sağlıklı ve sağlık etiğine uygun olan uygulama olduğu belirtiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dediğim gibi bu zayıflama ürünlerinden de ümidi kestikten sonra başka yollar aramaya devam ettim. Karşıma gelen bir diğer alternatif ise , mide kelepçesi yada mide balonu denilen cerrahi operasyon , Bu operasyonlarda da en büyük cazibe diyet vs. gibi aktivitelere gerek kalmıyor olması ve bu beni çekti açıkcası boğaz düşkünlüğümde olduğundandır herhalde ki diyet bende tam bir kabus etkisi yapıyor(du) diyet kelimesini duysam tüylerim diken diken oluyor(du). açık konuşmak gerekirse bu mide balonu &amp;amp; mide kelepçesi olayından vazgeçmemin bir nedeni de cerrahi operasyon niteliğinde olması , bu yöntemi tercih eden gerek hekim hatasından gerekse kilo verme olayında vücudun deforme olmasından dolayı hayatını kaybedenlerin mevcudiyetini öğrenmiş olmamdı. Kaldı ki olayın ekonomik maliyetini hiç mevzuya dahil bile etmiyorum.Bu yönteminde mort olmasından dolayı arayışlarımız devam etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nihayet iş yerinden bir arkadaşım eline geçen bir broşürde , liposuction , mls , gibi alternatiflerin bulunduğunu söylemesi ile , zaten bizede yakın olan bu yere bilgi almaya gittik. Liposuction pek cazip gelmedi. bi nevi cerahi operasyon sayılıyor neticede. Orada başka alternatiflerin olduğunuda öğrendik , mesela göbeğinizin hemen altından 10 cm bir kesik açılarak vücuddaki tüm fazla kiloya sebep olan yağların bir kerede alındığı bir yöntemden daha bahsedildi .ancak bunada sıcak bakmadım çünkü , bünye bütün kilolardan bir defada kurtulacak , sonuçta ne olursa olsun buna adaptasyon sorunlu olacak , yemenize dikkat etmezseniz tekrar kilo alacaksınız buda bize hitap etmedi. tam bize hitap eden bir yöntem bulduk ki bu yöntem MLS , bu yöntemle verilen kilonun geri alınmayacağı garanti ediliyor , ama bu yöntemde biraz pahalıya geliyor. Neyse birazda şansımızla MLS olacağımız yer olan &lt;a href="http://www.esteworld.com.tr/index.asp#"&gt;esteworld&lt;/a&gt;'un kampanyasına denk gelmemiz (ilk bilgi aldığımız tarihten 2 ay sonra kampanya başladı) ve birazda pazarlıkla makul bir fiyata anlaştık. ancak bu seferde karşımıza BMI engeli çıktı. Vücud kitle endeksi %30'un üstünde olanlarda bu yöntemin riskli olduğu ve bu yöntemin BMI oranı %30'un üstünde olanlara uygulanamayacağını öğrendiğimde mini bir şok yaşadım aslını isterseniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve nihayet BMI oranını %30'a indirmek için kaçtım kaçtım ama sonunda diyete yine yakalandım razı oldum. ve aslında kendime ait bir tabunun yıkılmasıydı bu denilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zira sanıyorum ki , biz bir millet olarak diyeti yanlış biliyoruz ve bundan korkuyoruz. en azından kendi adıma konuşayım ben öyle sanıyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.esteworld.com.tr/index.asp#"&gt;Esteworld&lt;/a&gt;'de diyetisyenim Fatma hanım bu tabumu yıktı diyebilirim. Zira diyete başlamadan önce yediklerimden daha fazlasını yiyeyek diyet yapiyorum , kesinlikle aç kalmıyorum ve hatta tıka basa yiyiyorum. şu ana kadar 3 haftada 7 kilo yağ erittim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle 7 kilo yağ erittim diyorum , 7 kilo verdim demiyorum. Çünkü vücudda sadece et ve yağ yok. dolayısı ile düzensiz ve kontrolsüz bir diyet vücuddan su atarak , sizi kilo verdiğiniz yanılgısına düşürebilir. ancak dediğimiz gibi vücuddan su çıkmasıda istenen bir durum değil. su miktarının yüksek olması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın , size 3 haftalık diyet maceramdan , sonuçlarından , psikolojik etkisinden , bahsetmeye çalışacağım , şimdilik müsade ;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-8812675999548689630?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/8812675999548689630/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=8812675999548689630' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/8812675999548689630'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/8812675999548689630'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/01/diyet-1.html' title='Diyet 1'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-3753966735110333011</id><published>2009-01-24T16:33:00.000-08:00</published><updated>2009-01-24T17:40:01.536-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bonzai'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bonsai'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bambu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='agac'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağaç'/><title type='text'>Bonsai agacinin insana dusundurdukleri..</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.miniature-gardens.com/images/miniature-bonsai-tree.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 203px; CURSOR: hand; HEIGHT: 171px" alt="" src="http://www.miniature-gardens.com/images/miniature-bonsai-tree.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kim ne derse desin , bence hayatta en güzel şey yeşil bir bahçenin orta yerinde geçirilen çocukluktur. Çocuk olmanın dayanılmaz hafifliği , kuş sesleri , taze meyveler , gölgeler ve ışığın ağaç dalları yaprakları arasından usulca birer ince sütun gibi sessizce uzanması ve toprağa değmesi çocukken farkedilemeyen ancak büyüdüğümüzde birer nimet olduğunu idrak edebildiğimiz o tatlı anlar.. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kimimiz bu tatlı anların tadını çıkardı , kimimiz o anları farkedemedi belki kimilerimizde var ki hiç o ortama erişemedi. ama her ne şekilde olursa olsun artık çok uzağındayız o günlerin. Şahsen ben özlemiyor değilim işte bunun içinde , eve ufak ufak nebatatları yığmaya çalışıyoruz. Önce IKEA'dan vazoda yetiştirmek için ve bakımı kolay olduğu için 2 adet bambu aldım. ve ciddende bakımı kolay. Suya koyuyorsun başkada bişey yapmıyorsun.. en azından 2 ay kadar :) 2 ay sonra bambulardan bir tanesi sararmaya başlarsa ki başlıyor :) işte o zamanda suçu eşinize atıyorsunuz :) iş yerinden bi yığın ot getirdin saksıya ekecem diye ama tuttun bambuların yanına koydun 2 ay oldu daha bunları ekemedin benim bambularımın hayat hakkına kastediyor bunlar diye bir vaveyla kopartıyorsunuz , bambu bu sesleri duyunca anında yeşermiyor ama siz suçluluk hissinden kurtuluyorsunuz :) Şaka bir yana bambunun bir tanesinin sararmaya başlamış olması bana kalırsa soğukta kalmış olmasından , ve en azından koyduğumuz yerde güneşten uzakta olmasından olabilir diye düşünüyorum. Yarın ilk işim , bambunun suyunu değiştirmek , yerini değiştirmek ve sararan yapraklarını budayarak yeni çıkacak olan yapraklara güç sağlaması açısından mini bir budamaya gitmek olacak.. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşte bambularla bu macerayı yaşarken , yine bir akşam IKEA'dayız ufak tefek tabak çanak vs. alıyoruz. Derken ahanda orada işte.. Bonsaiiiii :) işte kendimden geçtiğim an o andır.. çünkü ne zamandır bir bonsai almayı aklıma koymuş arama tarama işlemlerine girişmiş ancak istediğim sonucu alamamıştım. ya 90-100 milyon fiyat çekilmiş bende resti çekmiştim . Ya da karşıma bonsai diye koydukları şey çürümüş bir gövdeden mütevellid yaprakları solmuş ve çiçekçinin elimden çıkarayımda kimin elinde kalırsa diye kurtulmak istediği bir saksı ve içerisinde bulunan bir miktar dal yaprak vesaireden oluşan yeşillikti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ve derken IKEA'da tam istediğim cins olmasada bir bonsai buldum fiyatıda uygundu ( 19,95 TL ) ağacın resmini buraya şu an koyamıyorum ama ileride kısmetse koyabilirim :) Evet nihayet muradıma ermiş olarak eve dönüş yolundaydık ve bonsai elimizdeydi oysa o an bile çok şey düşündürdü. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Küçükken biz ağaçların dallarında sallanırdık. otururduk meyve toplardık. Oysa ki şimdi ağaç bizim elimizdeydi bir karıştı. insanlar bir alem , dağlar bir alem , kuşlar bir alem ve nasıl ki taşlar bile kendileri bir alemse işte ağaçlarda öyle bir alem. Bir ormanda bakarsın öyle bir devasa ağaç ki 20 kişi kucaklarını açıp sarılsa gövdesini saramaz , bir bakarsın başka bir ağaç ki bir elinde taşırsın saksıyla beraber tamamı 1 kg etmez. Buna denilebilirmi ki bu evrimdendir ? eğer evrim olsaydı bonsai istermiydi 20 cm boyunda olmayı.. ve buna razı olurmuydu. Şuuru olmadığı halde ? oda büyümek gelişmek için mücadele etmezmiydi , eğer evrim olsaydı. Hani darvin türlerin kökeni kitabında , doğal seleksiyondan bahseder buna göre zayıf ve aciz olanlar elenecek güçlü ve dinç olanlar yola devam edecektir. Bediüzzaman ise bunun aksini ispat eden şu örneği verir ölümsüz eserinde " Nasıl ki her canlı rızkını arar ve bulur sonrada yer , işte öyle canlılar vardır ki ne rıskını arayabileceği bir gözü nede rıskını almaya gidebileceği bir ayağı yoktur da Allah o canlıları herhangi bir nimetin en güzel yeri ile idame eder. Bakınız elmanın yada herhangi bir gıdanın içinden çıkan kurtçuklar" &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir koca çınar ağacı düşünün kü köklerini salmış yerin metrelerce altına minerallere , suya , ve ihtiyacı olan şeylere ulaşıyor , rızkını kendisi avlayan aslan , kaplan ve sair hayvanlar nasıl havanlar aleminin büyükleri ise ağaçlar aleminde de çınar ağacı o büyüklüğe tekabül eder ki kökleri metreleri bulur. kendisi de toprağın üzerinde metreleri bulur dalları ile haşmetli bir duruşu vardır. ve o ağaca bakanlar o ağacında birşeylere muhtaç olabileceğini düşünmez öyle bir intibaı vardır ki çınar ağacının insan hiçbirşeye ihtiyacı olmadığını sanar. Birde sonra siz bonsai'yi düşünün hepi topu köküyle gövdesiyle dalıyla yaprağıyla 20 cm.. nerede metrelerce boyu olan çınar nerede bonsai öyleki bonsai'nin doğada yaşaması bile imkansız olması gerekirdi darvin haklı olsaydı çünkü ne bonsainin diplere inip suya minerale ulaşabilecek kökleri var ne de kendisinden çok daha büyük ağaçların ve bitkilerin yanında yaşama şansı var. Bonsai'nin varlığı bile gösterir ki nasıl Allah kendilerini savunacak bir silahı , zırhı yada korunağı olmayan varlığın en acizi olan elma kurdunu bile nimetlerinin en güzel yeri ile rızıklandırıyor. İşte öylede ağaçların en küçüğü olan bonsaiyi beşeratın hanesinde bir saksı içerisinde yetiştirtiyor ve alemin en şereflisi olan insanın eliyle belkide ağaçların en zayıfı olan bonsai ağacını yetiştirtiyor. İnsanın içine vermiş olduğu ağaç ve yeşillik sevgisi sayesinde ise eşrefi mahlukat olan insan , ağaçların en zayıfı ile mutlu oluyor. onu yetiştirmekten zevk alıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eğer evrim olsaydı ağaçlar önce dallarını el gibi kullanmayı , sonrada bir dil edinip bas bas bağırabilmeyi öğrenirlerdi. ve hatta köklerini ayak gibi kullanabilmeyi. Zira birisi elinde balta ile ağacı kesmeye geldiğinde kendisini dalları ile savunamaz ağaç ama evrim olsa bunca yıldır bunu öğrenmesi ve buna uyum sağlaması gerekirdi. bir diğer yönden bir ağzı dili olsa diğer ağaçlardan yardım isteyebilirdi. yada hiç olmadı köklerini çıkartır koşar adım oradan kaçardı. ama bakınız siz elinizde balta ile ormana giriyorsunuzda bir başınıza binlerce ağaçtan dilediğinizi kesiyorsunuz ne bir ah diyebiliyorlar, ne de kaçabiliyorlar. öylece bekliyorlar. siz onları o an acı çekmiyorlarmı sanıyorsunuz.. Şüphesizki her nefisin ölümü tadacağını bildiren ayet onlar içinde geçerli ve onlar sessizce ölümü tadıyorlar. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hiçbir insan bir ağaç kadar sessiz ölemez. Ama bir çok insan gölgesinde dinlendiği , meyvesini yediği ağacı daha yeşilken kesecek kadar nankör.. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Düşünsenize , ağaç ne sizi gölgesinde dinlendirdiği için , ne de meyveleri ile beslediği için sizden bir ücret talep etmiyor. eğer şuur sahibi olsaydı ve hatta evrim olsaydı bunu size karşılıksız verirmiydi ? Evrim ki kişisel çıkarların en ön planda olduğu bir varsayım, teori , bu teori gerçek olsaydı ne dalından bir meyveyi toplayabilirdin. nede bir ağacın altında dinlenebilirdin. ama insan ağaca bir ücret ödemediği gibi sadece tablacılık ve aracılık vazifesi gören taşıyan hammala ve manava bir ücret ödüyor.. Demekki üreten ağaç bunu bir çıkarına binaen yada bir düşünceye binaen değil fıtraten yapıyor. Öyleki ne yapacağı hakkında ağacın işlemcisi daha tohumdayken işleniyor. tohum ağaç olduğunda , meyvelerinde bulunan çekirdekleri kendisi gibi binlerce ağacın tohumu olmak vazifesi ile programlanmış oluyor. İşte onun içindir ki &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir tohum = Bir ağaç = Bir Orman.. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-3753966735110333011?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/3753966735110333011/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=3753966735110333011' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/3753966735110333011'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/3753966735110333011'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/01/bonsai-agacinin-insana-dusundurdukleri.html' title='Bonsai agacinin insana dusundurdukleri..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-7296063078436116211</id><published>2009-01-19T01:42:00.000-08:00</published><updated>2009-01-19T02:40:07.669-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YARSAP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eminağaoğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CHP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ergenekon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Engin Ardıç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tüsiad'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YARSAV'/><title type='text'>Yeni Bir Siyasi yüz..</title><content type='html'>Sabah gazetesi yazarlarından Engin Ardıç'ı çok düzenli okumasamda haber sitelerinde yada bir vesile ile önüme gelmişse gazete mutlaka bi göz atarım. Aslında adama çoğu konuda hak veriyorum. mesela &lt;a href="http://www.sabah.com.tr/2009/01/18/haber,3626DB75BE2E405A83A77F5D71A2A0DD.html"&gt;dünkü yazısı&lt;/a&gt; şahaneydi.&lt;div&gt;Engin Ardıç dünkü yazısında kötü adamlara yol gösteriyor. AKP'den kurtulmak istiyorsanız öyle kapalı kapılar ardında laga luga yaparak bu iş olmaz. Sıkıyorsa şayet bir parti kurarsın , bir lider bulursun , diksiyon sahibi &lt;a href="http://www.topnews.in/files/Recep-Tayyip-Erdogan.jpg"&gt;halk tarafından sevilen&lt;/a&gt; ve partin sahaya iner. seçimlere katılır halka kendisini tanıtır. İnsanları ikna eder ve ülkeyi AKP'den daha güzel yönetebileceği hususunda ışık verir ve AKP ancak böyle safdışı kalır diyor özetle yazarımız Engin Ardıç . &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben bugün biraz bu yazı üstüne düşündüm cidden zor iş ancak heptende imkansız değil. mesela AKP'yi sevmeyen güruh bir parti kursa diyeceğiz ama onlarca parti kuruldu sonuç maafiş. Yaşar Okuyan'ın HAKPAR'ından , Yaşar Nuri'nin HYP'sine Mümtaz Soysal'ın BCP'si , Cem Uzan'ın Genç Partisi , Doğu Perinçek'in İP'i en çok göze batan AKP karşıtlarıydı ancak havalarını aldılar. Ateşli söylemleri karalamaları , demokrasiyi sadece kendilerine biçmeleri nedeniyle başkalarına demokrasi hakkı tanıyan AKP'yi yok etmek istemeleri bu nedenleydi çünkü demokrasi ve özgürlük sadece onlara özgü olmalıydı . onlara göre AKP kara türk'ün partisiydi ve halka beyaz türklerin sahip oldukları hakları vaad ediyor ve bu yönde eylemler ortaya koyuyordu ve bu açıkça memnuniyetsizlik demekti. ve AKP'yi durdurmak için en bilinen ve kendilerinin ustası olduğu en iyi bildikleri yolu seçtiler katakülle ! darbe dediler olmadı , kapattırmaya çalıştılar olmadı, şimdi ise Ergenekon soruşturması üzerinden bindirmeye çalışıyorlar AKP'ye nida ise çok aşina ve belli neymiş efendim ömrünü memleket hizmetinde geçirmiş paşalardan , devlet görevlilerinden terör örgütü mensubu olmaları beklenemezmiş bu AKP muhaliflerini sindirme hareketiymiş. Neden olamıyormuş ? paşa olunca bir insan tövbe haşa peygambermi oluyor ki kusursuz olsun ! Anayasanın 10. maddesi herkes yargı önünde eşittir eşit muamele görür diyor. ama siz öyle demiyorsunuz siz herkes kanun önünde eşittir ama paşalar ve bize yakın olanlar hariç diyorsunuz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir dönem Ergenekon'a şiddetle karşı çıkıp silah olmadan nasıl darbe yapılacak diye bas bas bağıranlar şu aralar ortaya çıkan cephanelerden sonra oldukça dut yemiş saksağan modundalar. Cephaneler kimlerden çıktı görevde olan yarbaylardan emekli olan emniyet müdürlerinden, yani emekli olsa paşa lakabıyla anılacak ve tanınacak kişilerden üstelik başbakan'a suikast planı dahi bulundu. Şimdi sen kalkacaksın diyeceksin ki bu insan ömrünü üniforma altında vatana hizmetle geçirdi bundan terörist olmaz. oldu öpüp o güzel yanaklarından bide başımızın üstüne koyalım bari. bulunan lav silahlarıda pul koleksiyonu niyetine artık.. içinde çiçek yetiştiririz hatıra olsun.. öylemi ? Nedense benim bu düzmece ört bas etme olayını hiç yiyesim yok. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse işte AKP'yi devirmek isteyenler bu güruhun mensupları. &lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;(dillerinde memleket Atatürk bayrak edebiyatı ki kendilerinin bu değerleri bile anladığını düşünmüyorum bana kalırsa sadece arkasına saklanıp kendilerini bu değerlerin getirdiği nimetlerin yegane sahibi sanıyorlar.İşte ortak çıkmasınıda bunun için istemiyorlar.) &lt;/span&gt;ve bu güruh AKP için her yolu denedi ama çözüm bulamadı. ve neyseki artık CHP'ye alternatif bir lider adayları var ve Engin Ardıç'ın bahsettiğimiz yazısındaki o öngürüyü yerine getirebilecek tek kişi bencede o . Gerçi Ergenekon'un avukatlığına soyunmuş olan Baykal avukatlıkta kendisi ile yarışacak birisini gördüğü için üzülürmü yoksa sevinirmi bilemesekte bizim karanlık amcalara lider adayı önerimiz &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.kenthaber.com/Resimler/2008/08/27/00475807.jpg"&gt;Ömer Faruk Eminağaoğlu&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;zaten partiside hazır sayılır. YARSAV başkanıydı . YARSAP yap sen bunu Yargıçlar Savcılar Partisi olsun bunun adı. sonra YARSAP'ı papatya çiçeği gibi düşünelim öyle papatyalı falan bi amblemi olsun bu partinin. Sonra ekranların karşısına elimizde bir papatya ile geçelim seviyor sevmiyor yapalım. &lt;a href="http://www.kenthaber.com/Resimler/2008/08/27/00475807.jpg"&gt;SAP&lt;/a&gt;'ınıda saydığımızda seviyor çıkmışsa oylarımızı eminağaoğluna verelim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ondan daha iyisinimi bulacağız. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Askerden kaçmak için sahte çürük raporu onda (eşinin genelkurmayda çalişiyor olmasının kanaatimce bu işte hiiç etkisi yok)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Medya zaten arkasında DTP başkanı nurettin demirtaş'ın asker kaçağı olduğunu bas bas bağırarak haber yapan malum medya nedense YARSAP genel başkanı eminağaoğluna hiç ilişmiyor. dolayısıyla diyebilirizki sayın genel başkan medyayıda yanına almış. ne kaldı geriye yerel teşkilatlar. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ondan sonracıma bir diğer husus askerle arası iyi. az öncede belirttiğimiz eş durumundan asker'in eniştesi sayılır. dolayısı ile asker için eminağaoğlunun seçilmesi güzel bile sayılabilir. böylece iktidar aile içinde kalacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;TÜSİAD fln bu işe ne der ? valla doğan medya sahiplenmişse Aydın doğan'ın kızı Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın başrollerinde bulunduğu tüsiad denilen dernek öperde başının üstüne koyar böyle cici başkanı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kaldıki eminağaoğlu , ergenekon mevzusunda utanmadan soruşturmaya o güzelim burnunuda sokmuştur. Sabih Kanadoğlunun evi yasal bir şekilde aranırken gitmiş evde arama esnasında bulunmuş belkide yargısal süreci etkilemiş sonrada medya karşısına çıkıp basın toplantısı düzenlemek suretiyle alenen ve nefret kin dolu bakışlarıyla yargıya saldırmıştır. ve bunu yaparken üzerinde YARSAP başkanı olması suretiyle Savcı cübbesi vardı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşte AKP karşıtları için iyi bir genel başkan profili , çamura yatma konusunda uzman. çeşitli vasıfları ile ideal , özü sözü bir mesela bir toplantıda kimse hukuktan kaçmamalı hukukun üstünlüğü karşısında cumhurbaşkanı bile yargılanabilir diyor. hemen ardından Sabih kanadoğlu yargılanamaz demeye getiriyor. bu kadarda dürüst ve güvenilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;kaldıki bünyesinde &lt;a href="http://www.chp.org.tr/index.php?module=tbmm&amp;amp;page=show_deputy&amp;amp;deputyid=119"&gt;mason&lt;/a&gt;ları dahi bulundan CHP bu işe bir bakıma sıcak bile bakabilir. zira Eminağaoğlu Lions klupleriylede içli dışlıdır ödüller alır falan yaani. (anladınız siz onu) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Evet kısaca adayımızı tanıttık :) Oylarımızı başkanımıza çok görmeyelim arkadaşlar. herkesin desteğini aldı bir milletin desteğini alamadı. eğer biz destek vermezsek yarın kalkar millet nankör derse hiç şaşırmayın ;)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Oy verme hususuna gelince, valla oy vermem ama , caanı gönülden isterim. o sivri burnunun tam orta yerine bodozlamadan kafayı koyarak o burnunu gözlerinin tam ortasına gömmeyi..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biraz asabi gördüm kendimi ama neyse toparlarız.. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-7296063078436116211?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/7296063078436116211/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=7296063078436116211' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/7296063078436116211'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/7296063078436116211'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/01/yeni-bir-siyasi-yz.html' title='Yeni Bir Siyasi yüz..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-1801005377393799837</id><published>2009-01-17T17:42:00.000-08:00</published><updated>2009-01-17T18:20:29.060-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2009'/><title type='text'>Uzuun bir aradan sonra ..</title><content type='html'>Uuup uzun bir aradan sonra yeniden yeni yeni yazmaya başlıyorum.. Aslında bu blog olayına başlarken öyle çok bi iddiam yoktu. Ben sadece içimdekileri dökecek '' sevgili günlük '' diye başlamayacakta olsam bir yer olarak görüyordum burayı.. Hoş hala değişen birşey yok bu düşüncemde ama bende değişen şeyler çook..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son yazıyı eklememden bu yana Evlendim , 5 ay oluyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş temposu arttı daha da artıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve nedendir bilinmez , çok büyük beklentilerle başlamamış olsamda , ve herhangi bir hayal kırıklığı yaşamasamda blog hakkında birden bire en son yazıdan sonra iştahım kaçtı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimin altında bulunan bir not defteri gibiydi. ilk yazmaya başladığım dönemlerde ve iştahım kaçtıktan sonra belki aylar varki toplam 2-3 kez yada 4-5 kez ya girdim ya girmedim.. Şimdi yeniden eskiye ait birşeyi bir hatırayı ya da emtiayı günlerdir girilmemiş bir odanın tozlu raflarında bulmak gibi birşey..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve anladım ki blog yazmak öyle sanıldığı kadar yaa işte her akşam iki satır bişeyler saçmalarım sonrada yatar uyurum tadında bir olay değilmiş. Hele düzenli blog yazmak bana göre hiç değilmiş.. anlık gel gitlere ve bir anlık yazma hevesine sonrasında uzun süre sessizlikle yürütülecek bir iş değil.. Eminimki bu eklediğim yazıdan belki bu blogu düzenli takip eden belli başlı arkadaşın bile ya haberi olmayacak ya da çok geç haberleri olacak.. Zira o kadar uzun süre yazmadım ki belki blogun varlığını dahi unuttular :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aralar çok şeyi özlüyor ve yine birçok şeye alışmaya çalışıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskişehiri özlüyorum en başta.. Kütahyada öğrencilik yıllarını , arkadaşları güzel günleri hatıraları.. halı saha maçlarını , aslında özlenen , özlenmesi gereken ve özlendiği halde şu anda hatıra gelmeyen çok şey var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve alışmam gereken.. en başta koskoca bir 2009 var nasıl alışacağımı bilemediğim. sanki önceki yıllarda yeni yıl her geldiğinde ya ben ömürden koskoca bir yılın gittiğini farketmedim. yada yıllar sanki bir öncekinin devamıymış gibi geldi , ve ya biz çok çocuktuk geçen zaman içimizden geçerken acıtmadı.. bir şekilde farkına varamadık.. ama nasıl olduğunu bilemesemde 2009'a girmek içimi fena acıttı. hiç öncekiler gibi olağan değildi sanki , hiç sıcak durmadı benim açımdan 2008'in , 2007'nin ve hatta 2006'nın 2005'in bile kendi mahsusluğu sıcaklığı , olağanlığı ve nasıl olduğunu bile anlamadan birinden diğerine hiç sarsılmadan geçişkenliği varken , 2009 sen neredende çıkıp geldin.. ve ben neden sana hiç ısınamadım seni benimseyip kabullenemedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlanıyormuyum ne..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde yakın geçmişi anlatan filmlerde sıkça karşılaştığımız bir sahne vardır..Daha ilk sahnede bir şehir , köy yada filmin geçtiği yer geniş açıdan gösterilir ve o esnada fonda bir ses "1975 yazıydı.." diye giriş yapar örneğin.. biz anlarızki filmde bahsedilen yıllarda önemli birşey olmuş ki bir filme konu olabilmiş. Mesela vizontelede bunu görebiliyorum.. beynelmilel'de bu vardı.. ve o zamanları anlatan filmlerde o zamanlara özgü olan şimdi ise insanın damağında buruk bir tad bırakan nostalji kokan şeyler vardı.. vizontelede , açık hava sineması , belediye hoparlörlerinden anonslar , o zamanın modasını yansıtan ispanyol paça pantolonlar , pembe renkli gençler gazoz , şimdilerde pek karşılaşamayacağımız tadlar.. herhalde ben sevdiğim zamanlara özgü olan şimdilerde bulunamayan şeylerden dolayı geçen zamanı özlüyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ki zaten hayat dediğimiz şeyde bu ..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-1801005377393799837?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/1801005377393799837/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=1801005377393799837' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/1801005377393799837'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/1801005377393799837'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2009/01/uzuun-bir-aradan-sonra.html' title='Uzuun bir aradan sonra ..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-8063120004104947812</id><published>2008-07-13T09:47:00.000-07:00</published><updated>2008-07-13T09:53:38.769-07:00</updated><title type='text'>Eskileri yad etmek ara ara..</title><content type='html'>Hiç unutmam ilk arkadaşlarımı..&lt;br /&gt;Kendimi bildiğim ilk zamanlardan beri olsa gerek aynı mahallenin çocuğu olmak ortak vasfı ile arkadaş doğmuş sayılırız..&lt;br /&gt;Hepimiz aslında aynı yılların çocuklarıyız.. bir kaç yıl oynarsa oynar aramızda yaş farkımız ya yoktur. ya da yok denecek kadar az..&lt;br /&gt;Toplasak 5-6 kişiydik.. çekirdek kadro olarak.. diğerleri etrafımızda şekillenirdi..&lt;br /&gt;Maç yapardık.. akşam ne çabuk olurdu..&lt;br /&gt;O zaman akşamlarda tatlıydı.. tatlı bir serinlik huzur veren bir sessizlik ve kireç kokulu duvarda yer minderinde oturmanın verdiği dinlendiricilik vardı..&lt;br /&gt;Huzurlu bir dinginlik , gece sanki tadına doyamadığımız bir şeydi..&lt;br /&gt;Genelde yine oyunda geçerdi gecenin ilk saatleri..&lt;br /&gt;Çocukken uyumak daha bir farklıydı ne kadar geç yatarsan yat.. erkenden kalkardın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okul başladı yeni yeni arkadaşlar tanıdık..&lt;br /&gt;Ama hiçbirisi mahalle gibi değildi. onlarlada maç ederdik okulda türlü türlü şeyler yapardık ama mahalle başkaydı..&lt;br /&gt;Aslını istersen tamda bizim çocuk olduğumuz zamanlarda çocuk olmak başkaydı..&lt;br /&gt;Şimdi ,&lt;br /&gt;Artık ,&lt;br /&gt;Hiç bir çocuk ,&lt;br /&gt;Benim çocukluğum gibi ,&lt;br /&gt;çocuk olamayacak !&lt;br /&gt;ve hatta  belki..&lt;br /&gt;artık doğanlar , doğduğun da bebek..&lt;br /&gt;ardından insan olacak.&lt;br /&gt;Belki hiç çocuk olunmayacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk olmak başkadır..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-8063120004104947812?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/8063120004104947812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=8063120004104947812' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/8063120004104947812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/8063120004104947812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2008/07/eskileri-yad-etmek-ara-ara.html' title='Eskileri yad etmek ara ara..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-4148649941770993702</id><published>2008-06-10T06:21:00.000-07:00</published><updated>2008-06-10T06:56:38.650-07:00</updated><title type='text'>K.V ?</title><content type='html'>Kurtlar vadisi izleyicisi malumdur ki en çok olan yerli dizi.. ve hatta eminim ki kendisinden daha farklı günlerde yayınlanan birçok tv dizisinden bile daha çok raiting i çakıyor .. Pana Film bence bu başarısını kuvvetli ve tutarlı stratejisine borçlu ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyleki , KV çıkar çıkmaz tuttu ve ülkemizde tutan her programın taklitlerinin ekranda türemesi gibi KV ninde benzerleri türedi.. Mesela Sağır Oda , Arka Sokaklar , Kuzey Rüzgarı vs. gibi dizilerde aynı içeriğe yakın formatlardı ama tutmadı.. tutmamalarının bence ana sebebi şuydu ; Millet artık aşina olduğu yüzleri ekranda görmek istemiyordu.. mesela Kuzey Rüzgarı denilen dizide Oktay Kaynarca Kadir inanır  vs. artık çoktan baymışlardı.. Millet yıllardır , yıllar yılı kadir inanırı hep aynı rollerde gördü ve sıkıldı bıktı. Ayrıca bir şeyin taklidi olmak o konuda taklidi olunanın gölgesinde kalmak demektir. alternatif olamaz bu sebeple diğer diziler hepsi elendi gitti. Kurtlar vadisinin elenmemesinin bir sebebide rollerini üstlenen oyuncuların oyunculuk yetenekleri cidden cok yüksek , bir kaç ufak tefek ayrıntı dışında yapmacık bir rol. yada role yakışmayan rolu kaldıramayan adam yok.. Heleki ikili dialoglardaki iğnemeler ve laf sokuşturmalarda işe ayrı bir tad katıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünün bundan 6 yıl önce Necati Şaşmaz diye birisini tanımıyordunuz , ama şimdi tanıyorsunuz K.V sebebiyle , Kuzey Yıldızı dizisinin jönü Kadir İnanırı bundan 15 sene öncede biliyordunuz oysa ki. ve şu bir gerçek senaryo çok orjinal ve cidden insanımız o senaryoda kendisinden birşeyleri buluyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mesela şu anda Polat'ın dizide kavgalı olduğu 4 aile kim sorusuna herkesin 3 aşağı 5 yukarı vereceği bir cevap vardır. mesela KVP den önceki KV'de herkes Çakırın Sedat Peker'i oynadığını Baronun bilmem kim olduğunu Cerrahpaşalı kardeşlerin Nuriş kardeşleri canlandırdığını falan anlatıyordu.. çünkü dizide herkesin takip ettiği güncel olaylara dem vuruluyor ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer dizilere baktığınızda , tamamen afaki gündemdende güncelden'de uzak hayali ürünler :) e haliyle komplo teorilerine yatkın Türk Milleti yermi ? yemez :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K.V.P ise bugünkü çizgisi ile insanların kulakdan dolma bilgilerle'de olsa bildiği duyduğu şeyleri sağlam temeller üzerinde işliyor. mesela her ferdin bir derin devlet teorisi senaryosu az da olsa bilgisi ve hatta bu konuda bir düşüncesi vardır. ama K.V.P bunu görselleştirerek işliyor ve güncel olaylarada atıfta bulunanca ? insanlar tarafından tutuluyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K.V.P çoğu kesim tarafından şiddet içerdiği(!) sebebiyle eleştiriliyor falan.. ama alayı traş.. Sen kalk sinemada 70 yaşında Silvester stallone'un rambosuna 10 puan ver akıl ürünü K.V.P'yi yerden yere vur yemezler işte. Amerikan yalakalığını bi geçeceksiniz.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adamlar lost most diye dizi yapar dizi ne kadar saçmada olsa 2 gizem varsa içerisinde hemen atlarsınız balıklama mevzuya izlemek için .. kendi milletinizden birilerinin yaptığı işe çamur atarsınız.. ne kadar gerçekleri sersede gözler önüne..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu aralar K.V.P ciddi konularda bence halkı  bilinçlendiriyor.. Derin devlet , terör vs. gibi konularda kulaktan dolma olan bilgilerle bilinenleri canlandırıyor ekranda ve hatta dikkat ettiğim bir hususta şudur ki.. dizide terör örgütü ile derin devletin irtibata geçtiği bölümden bir kaç hafta sonra Ergenekon ile terör örgütü arasındaki organik bağ ispat edildi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K.V.P işleniş tarzı ile olsun bence üstlendiği bir misyon varsa o misyonla dahi olsun diziden daha çok insanlara gözlerinizi açın çağrısı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zira bugünlerde K.V.P de ucu gösterilen her mevzunun gerçek hayatta boy boy haberlerini alıyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K.V.P tabi birilerinin gizli planlarını ifşa ettiği için bundan memnun değiller , ve hatta sene içerisinde Amerikada yayınlanan bildiride ırkçılığı körüklediği ve kaldırılması gerektiği yönünde rapor hazırlanmıştı. :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umursadık mı hayır ? ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve hatta alın size bir komplo teoriside benden olsun , Bence K.V , teşkilat tarafından yada çok iyi gizlenmiş olan milletperver bir güruh tarafından bu milletin cidden gözünü açmak için hatta gerçekleri göstermek için vizyona girdi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sonraki yazıda , K.V.P nin arka planda kalan ama önemli olan unsurlarını ele alabiliriz ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Chauw şekerim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu şekerim lafıda dilime dolandı Burjuva Fuat'tan :p&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-4148649941770993702?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/4148649941770993702/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=4148649941770993702' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4148649941770993702'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4148649941770993702'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2008/06/kv.html' title='K.V ?'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-2478663555770927002</id><published>2008-05-19T11:28:00.000-07:00</published><updated>2008-05-19T11:38:50.084-07:00</updated><title type='text'>Yaşanması gereken..</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Bir bir yaşanıy0r..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Ne varsa yaşanması gereken..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Doğmak , büyümek , çocuk olmak..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Vişne çalmak..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Kırmızıya boyanmak..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Akşamları attan düşmek..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Balık tutmak..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Yaşandı bir bir..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Sokak maçlarında &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;ter ile karışık çamura bulanmak..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Okul yılları yaşandı..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Tebeşir lekeli silgi kokulu..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Kola kutusuyla maç yapılan tenefüsler &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yaşandı.. doksanların başında..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;çocuk olmanın en tatlı zamanında..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Şimdi yaşanması gereken &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;bir aşk kaldı bir ölüm..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;ikisinin arasında yaşanması gereken&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;birde baba olmak..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Ne varsa yaşanması gereken &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Yaşanıyor bir bir..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Beşikte başlayan hikaye..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Mezarda bitene kadar..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;devam edecek ..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Yaşanması gereken ne varsa..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Yaşanmaya devam edecek..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Sessiz bir otobüs yolculuğunda..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Bir ağaç altında..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;bulutlu bir havada..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Gökkuşağı çıktığında..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Bir ağaç baharda çiçek açtığında..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Ne varsa yaşanması gereken..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Sırası geldiğinde..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Hepsi yaşanacak..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Tutamıyorsak zamanı..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Yaşamaya bakmak lazım&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;dolu dolu hayatı..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Ben yanıyorum..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt; Ne ateş ile ne susuzluk ile..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 204);"&gt; Aşk ile..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 51); font-weight: bold;"&gt;C&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;i&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0); font-weight: bold;"&gt;i&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 0);"&gt;~ &lt;/span&gt;19.05.2008&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-2478663555770927002?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/2478663555770927002/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=2478663555770927002' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/2478663555770927002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/2478663555770927002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2008/05/yaanmas-gereken.html' title='Yaşanması gereken..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-9019136811617863526</id><published>2008-04-28T10:58:00.000-07:00</published><updated>2008-04-28T11:12:11.096-07:00</updated><title type='text'>Şu memlekette ne nedir !</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;Şu memlekette Doğan medya birşeye pür isyan şekilde karşı çıkıyorsa aslında o millet için iyi demektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;Şu memlekette Baykal imamı azama , hadislere Hz.Ömerin adaletine dem vuruyorsa islami jargon'um var benimde sizden farkım yok aslında ama ben bunu ön plana vermiyorum demek istiyorsa aslında o söylediklerini bir gün önce karıştırdığı kitaplardan ezberlemiş demektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;Şu memlekette birileri , Atatürkçülük , laiklik , vatan elden gidiyor diyorsa , aslında kendi çıkarları ve kaptıkları köşe başları ellerinden gidiyor demektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;Şu memlekette bir gazete yazarı , cinsel istismardan hapse atılmışsa bu mutlaka birilerinin güdümü ve planı ile yapılarak o aciz(!) kişi üzerinden dindar insanları karalamak için yapılmış demektir.&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(51, 0, 51);"&gt;( Bknz: 28 şubat sürecinde Müslüm gündüz beni kullandı diye ağlayarak kanaldan kanala dolaşan Fadime Şahin'in 28 şubattan sonra yine aynı kanallarca aslında mini etekliymiş , aslında saçları açıkmış şeklinde yeniden pompalanması , Aczimendi , Ali Kalkan , Adnan Hoca vs pompalanarak susurluk hadisesinin bastırılması çabası )&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;Şu ülkede her kuyruğu sıkışan köşeye sıkışan , hemen Fethullah Gülen'i hatırlıyor ve kendini ona iftira atarak yada onu suçlayarak kurtarmaya çalışıyorsa , bu tavrı o kişinin suçlu olduğunun ispatı demektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;Şu memlekette birileri , fikir özgürlüğü , ifade özgürlüğü , gibi değerleri yalnızca kendileri için savunuyor ve bunu bir başkası savunduğunda ona yükleniyorsa aslında o ''birileri'' boyunlarında birilerinin tasmasını taşıyor demektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;Şu memlekette birileri '' Biz kaç kişiyiz ? '' diye soruyorsa , Aslında onlar yok denecek kadar az demektir. Şişirilmiş rakamlarla kendilerini büyük görme çabasındalar demektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;Şu memlekette adamın birisi kalkıpda bloğunda &lt;span style="font-style: italic;"&gt;'' şu memlekette ne nedir ! '' &lt;/span&gt;diye başlık atarak yazı yazıyorsa o adam artık yazıda bahsettiği kişilerden nefret etmek bir yana artık iğrenmiş ve mümkün olsa onları bir kaşık suda boğmak istiyor demektir. !&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-9019136811617863526?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/9019136811617863526/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=9019136811617863526' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/9019136811617863526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/9019136811617863526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2008/04/u-memlekette-ne-nedir.html' title='Şu memlekette ne nedir !'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-9110513198454152812</id><published>2008-04-25T12:05:00.000-07:00</published><updated>2008-04-25T12:21:34.042-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kanal türk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Demokrasi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gladyo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kanaltürk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Biz Kaç kişiyiz'/><title type='text'>Cidden Siz Kaç Kişisiniz ?</title><content type='html'>Internet sitenizdeki rakamlara gore 1 milyon dan biraz fazlasınız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Secimlerde CHP 7.277.553 tane oy aldı , bunun 2 milyonu DSP ile birleşmeden geldi desek.. CHP nin salt oyu eder 5 milyon 277 bin ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda görünen şudur CHP li olduğu halde bile size itimat etmeyen sizi kaale almayan sizi umursamayan iplemeyen 4 milyondan fazla kişi var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi diyelim bunların evlerinde internetleri yok size destek veremiyorlar ya son yaptığınız mitinglerdeki katılımlara ne demeli ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Var say ki.. oralarada katılamadılar uzaktaydılar.. Bu kişiler size sadece sandıkdan sandığa destek oluyorsa siz onlardan değilsiniz onlar sizden değil.. Zira şu ara kanal türk açlıktan kırılıyor.. aidatlı üyelik muhabbeti başlatıyorsunuz buna mukabele eden kişi sayısı bir avuç..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cidden siz kaç kişisiniz Gladyo'nun savunucuları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk Vatan Millet kisvesi altından pis iş organizatorleri ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet evet siz kaç kişisiniz cidden ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;övüne övüne biz bir milyon bilmem kaç kişiyiz diyecekseniz gıkınızı bile çıkartmamanızı tavsiye ederim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zira biz geriye kalan 69 milyonuz.. Yüzümüzü size dönüp size tükürsek sizi o tükürükte boğarız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz Demokrasi sevdalılarıyız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğazda yalıları olmayanlarız.. Biz en alttakileriz.. Hindu'ların kast sistemi gibi doğuştan seçkinlerden değiliz.. sizin gibi onların çıkarlarını korumak içinde bir yerimizi yırtmıyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size göre vatan millet satılıyor ? peşkeş çekiliyor bilmem napiliyor ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oy sa ki vatan Çanakkale muharebelerinden sonra ilk kez gerçek sahiplerine sevdalılarına kavuşuyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve dipnot..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaç kişiyseniz kaç kişisiniz.. ama biliniz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suyunuz ısınıyor.. Sonunuz yaklaşıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversiteleri kışkırtmak istiyorsunuz beceremiyorsunuz ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milleti birbirine kırdırmak istiyorsunuz beceremiyorsunuz ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bomba atıyorsunuz sağa sola elinize yüzünüze bulaştırıyorsunuz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaç kişiyseniz kaç kişisiniz umrumuzda değil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz bu vatanın gerçek sahipleriyiz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaç kişiysek kaç kişiyiz.. Ama Aslan gibiyiz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizler gibi İT değiliz !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-9110513198454152812?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/9110513198454152812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=9110513198454152812' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/9110513198454152812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/9110513198454152812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2008/04/cidden-siz-ka-kiisiniz.html' title='Cidden Siz Kaç Kişisiniz ?'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-4557441016561344504</id><published>2008-04-22T17:19:00.000-07:00</published><updated>2008-04-22T17:58:13.799-07:00</updated><title type='text'>İnce bir çizgiden bakıyoruz hayata..</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Hayat bir yol.. ya uzun ya kısa.. değişir kişiden kişiye.. 100 yıl yaşamışsındır arkanda bir dikili ağacın yoktur işte o hayat kısadır belkide.. 20 sene yaşarsın ama 100 yıl sığdırırsın o 20 seneye hayat bereketlidir. erkenden göçüp gitsende arkanda bir hoş sâda vardır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kimler yokki örnek verebileceğimiz , her sene coşku ile halkın yâd ettiği Turgut Özal arkasında bıraktığı hoş Sâda'nın meyvelerini toplarken öbür alemde.. adı sanı sadece siyaset ve tarihte anılan ismet inönüde geçti bu hayattan.. ki bir zaman sonra adınıda unutacağız şahsınıda.. ama Turgut Özal öyle değil.. adını unutabilirsin ama tadını asla.. ;) kendine has uslübu ile halktandı halkındı.. çekemediler çok sevilmesini ve arkasında bir milletin topyekün durmasını .. çektiler ipini..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Şu hayatta ak ile kara iç içe geçmiş durumda bir gece olması sonrada gecenin dönüp gündüze varması gibi birbiri ardına silsilelenmiş olan hayatın içindeki &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;her olay bir önceki olayın sonucuyken bir sonraki olayında sebebi olabiliyor..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Dönüp baksak yakın tarihe bunun sayısız örneğini görürüz.. örneğin ; bir inanışın kökünden kazınmak istendiği ve olanca güç ile saldırılan 28 şubattan sonra şu yaşadığımız günlerin 28 şubatın tam aksi yönünde seyretmesi gibi.. neye niyet ettiler neyi gördüler.. tartışılır.. ama görmek istedikleri Türkiye bu değildi..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Örneğin Çanakkalede iman dolu göğüslerini siper eden bir neslimizi feda etmesek bugün İlhan Selçuk kafalılarla , CHP zihniyetli hödüklerle uğraşmak zorunda kalmayacaktık. Zira o feda edilen nesil.. milleti ihya edecek millette çok ilerilerde olacaktı. ancak olamadı. ve o nesil şehit olunca milletin eğitimi geride kalan entel dantel görünümlü savaştan kaçanlara ve aydın görünümlü cahillere kaldı.. onlarda ilk iş bu milletin başına ateist bir nesil yetiştirmek sevdası ile köy enstitülerini koydular.. o enstitülerde yetişenler ve o enstitüte yetişenlerin talebeleri bugün meydanlarda vaveyla ediyorlar.. vatan elden gidiyor diye.. Oysaki vatan gerçek sahiplerine kavuşuyor.. ve bunu sindiremiyorlar işte..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Mesela Refahı kapatmak için olanca gücü ile uğraşan Nuh Mete Yüksel refah partisinin küllerinden bir AKP çıkacağını bilse kapatmak istermiydi erbakan hocanın partiyi.. ee devran dönüyor.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Günümüze bakıyoruz.. Ergenekon iğdiş edildi.. hemen ardından AKP ye kapatma davası geldi.. zamanlama nedense çok düşündürmüştür beni.. ki resmi belgelerlede davanın kaynağı ortaya çıkmıştır. Şimdi ne mi olacak ?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;AKP durmadan yola devam edecek.. ve tuzum kuru diye sağa sola saldıran CHP kanaltürke aktardığı kanunsuz paradan dolayı yargılanmaya başladığında&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;demokrasiye nasıl dört elle sarıldığını göreceksiniz.. tabi bu özde değil sözde bir demokrasi olacak..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;İsmet inönü zihniyetinin demokrasisi ne kadar olursa işte o kadar..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Şu dünyada herşey zıttı ile kaim.. CHP olmasa AKP nin değerini bilirmiydik.. Çıplak kadın bedenlerinin sergilendiği zürriyet milliyet vs. olmasa Zaman'ın Yeni Şafak'ın değerini bilirmiydik..İnönü olmasa , Turgut Özal'ın değerini bilirmiydik..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Şu tabloda o kadar pis siyah leke var ki.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Temiz olanı seçmek hiç zor deil..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-4557441016561344504?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/4557441016561344504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=4557441016561344504' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4557441016561344504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4557441016561344504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2008/04/ince-bir-izgiden-bakyoruz-hayata.html' title='İnce bir çizgiden bakıyoruz hayata..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-7303744041716356903</id><published>2008-04-06T07:29:00.000-07:00</published><updated>2008-04-06T07:39:26.780-07:00</updated><title type='text'>Düşün-ce</title><content type='html'>Şu aralar beynim beni o kadar zorluyor ki..&lt;br /&gt;Bir fikir geliyor aklıma..&lt;br /&gt;Biri bitmeden diğeri..&lt;br /&gt;o bitmeden diğeri..&lt;br /&gt;diğeri diğeri diğeri..&lt;br /&gt;Anlatmak istediğimde uçup gidiyor ne varsa..&lt;br /&gt;Kendime kalsam biraz ,&lt;br /&gt;üşüşüyor üçü beşi hepsi aynı anda..&lt;br /&gt;şu aralar kalamıyorum kendime bile..&lt;br /&gt;düşünce düşünce düşünce..&lt;br /&gt;düşünce düşün-ce insanın içine&lt;br /&gt;düşüyorsun düşüncelerin peşine..&lt;br /&gt;düş(!) ile hayat arasındasın..&lt;br /&gt;Fikren düşüncede&lt;br /&gt;Fiziken dünyadasın..&lt;br /&gt;iki dünya arasındasın..&lt;br /&gt;Araftasın..&lt;br /&gt;Birde bakmışsın bir düşüncenin peşinde&lt;br /&gt;bir gün olmak istediğin taraftasın..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-7303744041716356903?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/7303744041716356903/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=7303744041716356903' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/7303744041716356903'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/7303744041716356903'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2008/04/dn-ce.html' title='Düşün-ce'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-6279743934471065278</id><published>2008-03-23T12:56:00.000-07:00</published><updated>2008-03-23T13:40:13.243-07:00</updated><title type='text'>Belki yarın.. Belki yarından da yakın..</title><content type='html'>Ara sıra aklıma küçüklüğümle alakalı unuttuğum şeyler gelir.. sanki cebimde hesapta olmayan bir bozuk parayı tamda ihtiyacım varken bulmuş olmanın garip ruh hali gibi bir tad uyandırır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela küçükken bir keresinde bize misafir gelmişti.. daha doğrusu dedemin bir arkadaşı lakin yaşı çok çok ilerlemiş Allah-u alem belkide 90 vardı.. ben nerden baksak 9-10 yaşlarındayım.. Misafire hoşgeldiniz dedim lakin fazla yaklaşmıyorum.. Çocukluk işte gelen misafiri güya kendi kriterlerimi göre kirli ve pis görüyorum ya .. Dedem tabi ben gelip gittikçe yanlarına bana sürekli misafirimizin elini öpmeyecekmisin falan şeklinde şaka yollu soruyor.. ben tabi her defasında kirli olarak nitelendirdiğim için 10 takla atıyorum yanaşmıyorum .. misafir gitti ben içeri girdim dedemden bir sağlam fırça yemişim.. nerden bileyim dedem rahmetli anlamış neden yaklaşmadığımı.. o zamanlar idrak edemediğim lakin şimdi çok iyi anlayabildiğim şeyler söyledi.. sen o yaşa gelebilecekmisin geldiğinde sen o adam kadar bile temiz olabilecekmisin buna dermanın yetecekmi demişti tabi ben o zaman 9 yaşındayım ve 90 yaşıma gelsemde 9 yaşım gibi olacağım sanıyorum ya vızzz geldi tırıs gitti. Şimdi düşünüyorum.. eğer şimdiki aklım olsa gider elini seve seve öperdim.. bu arada benim adamın üzerindeki kir dediğim şey üzerine dökülmüş bir kaç yemek lekesi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde bir gazete müsveddesinde bir haber(!) çıktı.. Said Nursi'nin talebisinin elini öpmek için sıraya girdiler. falanca il milli eğitim müdürüde el öptü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Said Nursi kimdir ? Asrın alimidir.. Hem Seyyid hem Şerif olarak iki taraftan peygamber torunudur.Müceddittir.ve Asrın insanına kuranı kerim tefsiri olan ve içinde insanlığın her musibetinin reçetesi yazılı olan Risale-i Nur'un müellifidir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kainatın her zerresine yemin olsun ki.. böyle bir mübarek Allah dostuna talebe olmuş müstesna şahsiyetin değil.. eli.. eğilip ayağı öpülür.. sıkı yönetim zamanında eziyetin her türlüsü ile gayri milli şef döneminde islamın hakir görülüp yok edilmek istendiği dönemde islama sahip çıkmak gibi ateşi&lt;br /&gt;kucaklamakla eşdeğer olan bu vazifeyi koşa koşa ve seve seve üzerine almış her insanın bu milletin safiyane duyguları ile her zaman milletin başının üstünde yeri vardır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hatta öyle ki. hayatını islam hizmetine adamış nice kameti bala'yı bu millet cenazelerinde milyonlarla uğurladı Rahmana.. düşünün bakalım sizin cenazenizde cami imamları ve müezzinleri zorunlu olmasa namazınızı kıldır talkınınızı verirmi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Kemal Erimezleri düşünün , yedi ceddine yetecek altın madenleri varken , islama hizmet için neyi varsa yoksa Ebubekirce(r.a) harcadı hepsini vefatında üzerindeki battaniyesi bile komşudan emanetti.. onların bu samimi davranışları bile davalarındaki sadakati gösterirken .. Sizin bir iğne boyu yol alamayışınızı ve davanız için şahsi birşeyinizden feragat edemeyişinizi gördükçe sizinde onlarında yeri gönlümüzde pekişiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tarafta peteklerce tadına doyum olmayan bal kovanları ve onu taşıyan adına sure inmiş bal arıları.. öbür yanda kovandan balı çalmak heder etmek için durmadan ses üreten başkada hiçbir işe yaramayan &lt;strong&gt;"EŞŞOĞLU EŞŞEK ARILARI"&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne diyor Bediüzzaman , '' Biz acele ettik kışta geldik.. Sizler baharı , yazı göreceksiniz ''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte tamda bu bahar aylarında , baharın ve yazın gelişinin ve ülkeye bahar geldiğinde tertemiz biçimde baharı karşılamak için girişilen temizlik var diye sesi çıkıyor bu eşşek arılarının.. kovanlarına çomak sokulmadı.. kovanları alaşağı oldu dağıldı diye işte bütün bu panikleri.. bütün kirli tezgahların arkasındaki mabed ifşa oldu diye.. panikleri.. ve saldırganlıkları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merak etmeyin.. bu girişilen mücadelede geriye dönüş yoktur.. Kış geride kaldı bahardan sonra gelecek olan yazdır.. her baharda sıkıntıda vardır.. bir ağacın çiçek açması nice gizli sancılarla olur..İşte 1400 yıllık ulu bir çınarın yeni bir bahara girerken çektiği sancıdır görülen.. çınarın gövdesine işlemiş olan cerahatın atılması için verilen mücadelenin gözle görülür yarasıdır temizlenmek istenen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Girişilen bu mücadele bizler için ne sürprizdir . nede şaşırtıcıdır.. önceden bilinen günü gelmesi için beklenilen ve adı konmadan haber verilendir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2003 yılının Nisanında kütahyada öğrenciyken denilmişti bir dost meclisinde.. net tarih verilerek 4 seneye kadar dengeler değişecek , 2010 yılında türkiye adına yakışak şekle bürünecek diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günler geçiyor.. Geceler geçiyor.. zaman geçiyor.. geliyor beklenen zaman..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki yarın.. Belki yarındanda yakın denilen zamandan dahada yakın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toparlanıyor Devlet ebed müddet Osmanlı'nın torunları.. Tarih sahnesinde verilen bir 310 senelik moladan sonra geliyor adaleti hakkıyla taksim eden neslin evlatları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz ?! ne sanmıştınız.. Yanınıza kâr-mı kalacaktı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha film yeni başlıyor olm !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ekşın sahnelerine daha geçmedik.. filmin tadı orada çıkacak.. daha paçanız tutuşmadı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu akşamda dönüp dönüp nedendir bilinmez 4-5 keredir o malum gazetenin sitesine bakıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'' Lanet olsun içimdeki şu Eşşek sevgisine ''&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-6279743934471065278?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/6279743934471065278/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=6279743934471065278' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/6279743934471065278'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/6279743934471065278'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2008/03/belki-yarn-belki-yarndan-da-yakn.html' title='Belki yarın.. Belki yarından da yakın..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-4321218834856453971</id><published>2008-02-27T09:26:00.000-08:00</published><updated>2008-02-27T09:56:15.730-08:00</updated><title type='text'>Kim kimin önünde şu dünyada..</title><content type='html'>Bugünlerde en çok beni sarsan derinden derine yoklayan mevzu.. şu hayatı içtimaîyede kim kimin önündedir. İnsanda şüphesiz doymak bilmeyen bir nefis.. Bir bulsa bir daha ister karayı alsa akta benim olsun der misali.. ne elde etseniz gözünüz ilerilere ister istemez kayıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceden üniversiteyi bir kazansakta bitirsek derken şimdi bu bölüm kesmedi şu bölümede bakalım diyoruz.Bu okulada yazılalım efendim yok şu kursa gidelim bu eğitimi bitirelim derken çürüyüp gidiyoruz içimiz boşalıyor.. hayattan tad alma dokularımız kopuyor bedenden biz robotlaşıyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okursun doktor olursun.. yolsuzluk yaparsın hakimin önüne gelirsin.. okursun hakim olursun ev almak istersin mimarın önüne gelirsin.. okur mimar olursun karnın acıkır aşçının önüne gelirsin aşçı olursun.. kabiliyetin vardır yada okulunu okumuşsundur aşçı olmuşsundur hasta olursun doktorun önüne gelirsin.. çocuğun olur eğitim yaşı gelir öğretmenin önüne gelirsin .. okumuş öğretmen olmuşsundur eşya alacak olursun tüccarın önüne gelirsin.. o olursun bu olursun şu olursun ama hep birilerine muhtaçsın.. hep birilerinin önüne gelmek üzere yol alırsın.. ve bir gün ne olursan ol .. yol biter gün biter nefes biter istesende istemesende imamın önüne gelirsin ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya defterin kapanır yeni bir mecradan yol açılır , kabire girersin Münker ve Nekirin önüne gelirsin.. gün gelir kıyamet kopar Arş'ın önüne gelirsin.. Arştan hesabın önüne gelir.. Sen sonrasında sırat köprüsünün başına gelirsin.. ondan sonra ya cennetin kapısına ya cehennemin kapısına gelirsin.. ve zaten bu da önüne geldiğin son şeydir.. dahada önüne geleceğin birşey yoktur sonsuz nimet deryasında yahut sonsuz azap çukurunda ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu üç günlük dünyada insanları görüyorum nokta kadar çıkar için dünyaları gözünü kırpmadan yakan mazlumu ezen ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüreğim eziliyor artık dayanamıyorum.. Beynimi Hafakanlar basıyor.. Ne gecem gece ne gündüzüm gündüz.. başımda gitmek bilmez bir ağrı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depresyon deniliyor ilaçlar veriliyor.. ama sanırım bu da derdime derman olamayacak.. benim derdimin tek dermanı sosyal adalet! güçlünün değil haklının korunduğu ve hakkının teslim edildiği . kuzunun yalakalık olsun diye kurda kurban edilmediği , yetimin hakkının yenilmediği.. bir yaşam istiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama korkarım benim bunu bu dünyada görmeye ömrüm yetmeyecek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bilmek bile huzur veriyor ki.. Hesabın sorulacağı haksızlığın yapanın yanına kâr kalmayacağı bir yere doğru gidiyoruz.. Benim gücüm yetmeyipte ses çıkartamadığım sosyal adaletsizliğin hesabının sorulacağı ve kimseninde karşı koyamayacağı bir sonsuz kudret var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dünyada '' şimdilik '' adalet sağlanamasa'da..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Monte Cristo kontu'nun son sahnesinde denildiği gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adaleti Allah Sağlayacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstesenizde istemesenizde.. İşte o gün adaleti ve kimin ne hak ettiğini hep beraber göreceğiz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki bizde adalet mizanında suçu günahı ağır olan güruhun içerisinde olacağız ama hiç olmazsa mazlumun hakkı mazluma verilecek ya bunun düşüncesi bile rahatlatıyor içimin dört bir yanını söndürüyor ezilen ve yanan damarlarımı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bilir belkide '' Merhamet '' denilir affediliriz..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-4321218834856453971?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/4321218834856453971/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=4321218834856453971' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4321218834856453971'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/4321218834856453971'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2008/02/kim-kimin-nnde-u-dnyada.html' title='Kim kimin önünde şu dünyada..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-342507321866490092</id><published>2008-01-19T20:32:00.001-08:00</published><updated>2008-01-19T21:01:24.910-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiyenin açılış sayfası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mahalle baskısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bekir coşkun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahmet Hakan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tuncay özkan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ertuğrul özkök'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlhan Selçuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zürriyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hürriyet'/><title type='text'>Siyasi-Komedya</title><content type='html'>Malum gürühu şu aralar ibret dehşet ve hatta kahkahalar eşliğinde izliyor dinliyor okuyor ve gülüyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamamen bir çamura yatma..maçı biz alamadık madem hakeme küfredelim kırmızı görelim tatil olsun maç biz yenilgiden kurtulalım havasındalar..&lt;br /&gt;Şu aralar çırpınışlar resmen ve gözle görülür seviyede ayan ve beyan ortada..&lt;br /&gt;Açıkça türban deyip , yok efendim siyasal simge deyip saldırmayı vazife biliyor buradan kendilerine iş icad ediyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zürriyet gazetesi bu konuda çok duyarlı(!) sosyolog yanını sevdimin herifi sağ duyu deyip deyip soldan vurma gayretlerinde.. yok efendim ben herkese eşit mesafedeyim havası verip işler istediği gibi gitmediği vakit.. bakıyor ki.. içeri sızma operasyonu yattı bakıyor ki Truva atı çamura battı alenen saldırı başlıyor.. Aydın Doğan A.Ş kalemşörleri ve salakşörleri bu konuda ellerinden geleni ardlarına koymadan fevkalede her zaman bir B planları var.. ancak onların her tutmayan planlarında bir sonraki harfe geçilecekse bir tavsiyem olacak.. harf harf değil sayı ile ifade edelim planları.. a planı b planı gibi değil 1.plan 2.plan gibi.. zira sizcede malumdur ki.. Türkçemizdeki..harf sayısı kısıtlıdır.. üzülmeyin ama 29 harfde iyi..ya havaide olsaydık ? 8 harf var sadece bitiktiniz yani..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiç bir plan tutmadımı..merak etmeyin sakın sakin olun bu film bitermi sandınız :) Hemen devreye Ahmet Hakan girer :) Bir zamanlar Erbakanın kızına asılan sarkan hani şu kirli sakalı ile bütünleşik sakalı gibi karakteri ruhu ile bütünleşip zihinlerimizde özdeşleşmiş truva atı kahramanı.. :) Yavrum sakallı taraf değiştirdin bunu anlarızda sakın bize truva atını oynama benden demesi.. Truvada o tahta atı yakmadılar.. ama biz burada adamı yakarız.. heleki senin gibi saf temiz niyetli görünerek aramızda Nifak tohumları saçmak gayreti ile dolaşanları.. cahiliyenin münafıklarının alışkanlıklarını aramızda gezdirenlere bizim bu tarafın merhameti olmaz bak benden demesi :) yarın bunak patronun seni buruşturup attığı vakit gidecek kapında yok.. dönecek evinde yok.. Artık nifak tohumlu köşe yazılarını evinin bahçesine ekersin.. yok efendim Hayrunnisa hanımla Emine hanım arasında 7 fark .. yok efendim Erdoğanla Gül arasında 6 fark.. valla sayamadım ama öyle 6-7 fark değil bizim olayımız.. sanırım en yakın rakibe seçim vakti %20 den fazla fark attık.. onun havasındayız :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha bu arada Ekşi sözlükte tamda senin uzmanlık alanına göre bir konu var.. '' Tecavüzcü coşkunla Nuri Alço arasındaki farklar '' adı altında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alakayı kuramayanlara.. malum A.hakan bey sakal olarak Coşkuna.. karakter olarak alçoya çekmiş.. maşallah :) karakter konusunda fazla irdelememek lazım en iyisi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haa bide unutmadan.. Zürriyette şey vardı.. şu Emin'in kankası.. klarnetçi Bekir coşmuş kudurmuş çıldırmış :) ne dersen de olur o.. %47 yi görünce apışmış.. ama helal olsun şirazesi şaşmamış.. hala ders almamış ve hala tam tüm performans ile saldırmaya devam.. :) iyiki varsın sen olmasan yemin ediyorum kime gülerdim ben :)&lt;br /&gt;Eminin sloganı.. Kovulduk ey halkım unutma bizi :)&lt;br /&gt;Bekirin slogan : Ezildik ey halkım unutma bizi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e artık ikisinin arasındaki 12 farkı bulmakta ahmet hakana düşer :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalçın bayer , Mehmet Yılmaz , Oktay Ekşi , Yalçın Doğan gibi laikçi zurnacı mızıkacı takımını ben yazardan dahi saymıyorum.. :) Zira Poaş yüzünden vergi cezası geleceği vakit.. daha hazırlanmamış olan evrakların yalan dolanla dolu olduğunu söyleyerek sadık doberman köpekleri gibi patroncuklarını savunuvermişti ezikcikler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;( mahalle baskısı yoksa eğer bu tavırda Ertuğrul Özkök usulü..kesin bir Patron yalakalığı var.ama ben ısrarla iddia ediyorum ki.. yalakalık değil baskıydı oradaki.. )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ki aklıma gelmişken.. şarkıcı türkücü Ercan saatçi Zürriyette nasıl spor yazarı olur ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El cevap : Sosyolog yanını sevdimin herifinin büyük kızı ile evlenirsin kayınpeder kontenjanından spor yazarı olursun :) çok şükür yine spor yazarı olmuş.. en fazla iddia oynayanları peşinden sürüklüyordur.. ya Ekonomi yazacağım diye kayınpedere mızmızlansaydı ? ( Şeytan kulağına kurşun ! Allah yunanistanın başına bile vermesin böyle musibeti )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaani cancağızlarım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laikçi mızıkacı amcalar bu aralar iyice tutuştu.. :) haaa bu konuda zürriyet ne kadar kraldan çok kralcı olarak ön plana çıksada kralın hakkı krala demek lazım Cumhuriyetteki ilhan selçuk amca da performans olarak her konuda mutlaka yırtık dondan çıkarcasına olayı tarikat - amerika - BOP - AKP - Şeriat - Fethullah Gülen hendesesine bağlıyor ya.. her defasında okuyunca diyorum ki helal olsun adama nasılda çözmüş olayı.. harbiden öyle bir çözmüş ki.. artık kendisi bile bir yere bağlayamıyor ucunu.. ben kendimi bildim bileli aynı hesaba çalışıyor ama bakıyoruz ki ne bir dediği doğru çıkmış nede olacak dediği olmuş.. veya olmayacak dediği olmamış.. ya amerikadaki amcalar bu adamcağızla ciddi ciddi john benjamin geçiyorlar.. ne derse tersini yapıyorlar yada bu amcanın asimetrisi çok pis fena şaşmış.. sağ deyip elini sol kulağına uzatıyor.. kaşığıda ağzı diye artık neresine sokuyorsa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buraya kadar olanlar işin birinci perdesiydi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu perdede izlediğimiz figüranlar rolü kıvıramadı.. Seyirciyi gazlayamadı .. seyirci bunların tribüne oynama numarasını yemedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi işin medya ayağı yattı ya çamur at izi kalsın.. halkta bunu yesin numarası tutmayınca işi kolay yoldan kıvıramayacaklarını anlayan güruh.. biraz daha ciddiye aldı işi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık o otel senin bu toplantı salonu benim sağda solda toplanıp alternatif peşindeler.. Kimi çıkarırızda bu Tayyip Erdoğan'ı indiririz düşüncesindeler..Valla kimi çıkarırlarsa çıkarsınlar.. hatta şapkadanda tavşan çıkarsınlar ama HALK bunu yemez.. çünkü alayının sicili bozuk..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğu Perinçek dediğiniz adamın adını bi arattırın google 'da .. Apo ile el ele çiçekli böcekli resimlerini göreceksiniz.. ve sonra her devrin adamı olma yolunda hangi düşünce revaçta ise ona oynadığını göreceksiniz.. Seçimlerden öncede nereden oy kaparım düşüncesi ile İslamiyete övgüler dizdiğini unutmamak lazım.. O gün Kuran ilahi bir mesaj diyen adam bugün kurandaki örtünme ayetinin işareti ile örtülen başörtüye kara bir bayrak diyor..Fırıldak bile rüzgarda daha az döner bunu bakarsanız rahatlıkla görürsünüz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer devrin adamı tuncay özkan.. 3-5 kişilik kanalında personeline maaş dağıtamayan aç susuz bırakan adam ülke ekonomisi yönetecek ! ve bunu nasıl yapacak.. kemalistiz ,laikiz , cumhuriyetçiyiz .. bandından bol bol tekrar ederek.. bu plan olurmu ? tabi olur ..hatta kalbe ve damar tıkanıklığına bile iyi gelir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi yersen ?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;valla şu aralar durumları o kadar vahim ki.. Show TV nin ilk kuruluş yıllarında bugünlerin beyaz show Zaga gibi programlarının atası sayılacak Rüstem Batum Show'u icra eden amcayı bile Erdoğanın karşısına çıkarmayı düşünüyorlar.. artık işin vehametini buradan siz çıkartın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haaa uzun bir aradan sonra gündeme dair yazmışız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pkk'nın başına inen bombalara değinmeden olmaz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar dağdaki teröristler ortamları iyiyken doğuda bazı radikal radyoları arayıp şarkı isteğinde bulunuyorlar.. ve genelde.. '' ada sahilleri '' fln çalınıyor..&lt;br /&gt;Terörist yada terör sempatizanı olduğu anlaşılan bir kişi arıyor bi gün radyoyu.. biraz konuşuyor oradaki zibidiyle.. ve istek şarkı belirtiyor..&lt;br /&gt;'' Dağlara gülüm dağlara '' fln gibi bişey.. ya nakaratı yada şarkının adı tam bilemicem .. Tabi Dj bozuntusu büyük bi iştiyakla şarkıyı çalıyor bangır bangır..&lt;br /&gt;'' Dağlara gülüm dağlara gel '' diye..&lt;br /&gt;Şarkı bitiyor.. Bu sefer başka birisi arıyor.. kendisini tanıtıyor.. Ben Jandarma komando er falanca filanca.. tabi az önce mutlu mesud şarkıyı çalan zibidi bi afallıyor..Tabi Er bozuntuya vermiyor dinliyoruz sizi fln yapıyor ve bir şarkı isteyecektim diyor.. Dj soruyor ne çalalım efendim sizin için ?&lt;br /&gt;Asker cevabı yapıştırıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'' Dağlar gelir seni delik delik oyarım ! ''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte PKK nın başına gelen bu minnacık ayrıntıda gizli.. yıllardır sahip çıkanları böyle bir hamleyle etkisiz bırakırsın.. vezir düşer ve sen karşı tarafın şahını almak için sağlı sollu bindirirsin.. Ortadoğunun F..şesi lakaplı dönek ikiyüzlü talabani ve barzaniyi bir hamlede masa başında ekarte edersin.. vee gerisi malum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dağlar seni delik delik oyarım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Haa bu arada Cehahahahahape mi dediniz ?..&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Aman abi.. onlara hiç dokunmayalım.. zaten kendi içlerinde birbirlerine dava üstüne dava açıp kendilerini kendi içlerinden kemirmekle meşguller :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve birbirine düşmüş olmayı herkesin sesi çıkıyor demokratik ortam bu demek gafletinde bulunacak kadar iyi görüyorlar ya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadarda düşmüşünüz.. aslında size solaklamadan gelişine bi vole çakmak lazım ama..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse düşene vurulmazmış :)&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-342507321866490092?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/342507321866490092/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=342507321866490092' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/342507321866490092'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/342507321866490092'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2008/01/47.html' title='Siyasi-Komedya'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-2094209451585508577</id><published>2007-11-27T12:38:00.000-08:00</published><updated>2007-11-27T12:53:12.479-08:00</updated><title type='text'>Nostalji..</title><content type='html'>&lt;span style="color:#663366;"&gt;Süper Baba'nın müziğini flütle çalmışsanız&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;LC Waikiki veya benetton tüm renkleriyle kıyafetlerinizde önemli markalar olduysa... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;SHOW TVnin müziğini hala hatırlıyorsanız dup dıbu dıp dıp dıbı dıp dum...Tabi ki bir de :İyi TV eyç bi bi, eyç bi bi iyi TV &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;önce hüplet sonra gümlet  hayat felsefeniz olmuşsa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Bizimkiler dizisi ertesi gun okul oldugunu bi sureligine unutturduysa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Parliament pazar gecesi sinemaları müziğini duyduğunuzda içinizde hala garip duygular uyanıyorsa (yarın okul var hüznü, ailenin seni yatırıyor olmasına duyduğun kızgınlık, o güzel mavinin romantizmi...) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Polis Akademisindeki her sesi çıkaran adama hayranlık duyuyorsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Elm sokağında kabus yüzünden hala yatağın altına bakmaktan korkuyorsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Chucky yüzünden en sevdiğiniz oyuncağınızı bile göz önünden kaldırmışsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Okulda coca-cola kutusunu ezip mac yaptiysaniz (kızlar yan yatırıp üstüne tam ortasına ayagı yerlestirip ustune basıp yururlerdi, topuklu ayakkabı gibi olurdu) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Apartmanin altindaki zil veya taksi diafonuna basmak müthiş heyecanlı bir yaramazlıksa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Dört tekerlekli ayakkabının üstüne takılan patenlerden sonra roller bladeler size büyüleyici geldiyse&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Bakkala gönderilmenin en güzel yanı küçük sarellenin dibini minik plastik kaşığıyla kazımak veya leblebi tozu yiyip konuşmaya çalışmaksa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Aterideki ördek vurmaca oyununda silahın nasıl çalıştığına hala kafa yoruyorsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Işıklı spor aykkabılar hava atmanın önemli bir unsuruysa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Bayramda harçlıklarla aldığınız ilk şey kinder süpriz yumurtasıysa(kağıdını tırnakla yırtmadan dümdüz yapmak da sabır ister doğrusu) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Clementine sizde derin izler bırakmışsa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Kasete kayit yapilabilmesi icin alt tarafinda bulunan karelerin bantla kapatilmasi gerektiğini öğrenmenin önemini biliyorsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Commodore 64de tornavidayla kasetin kafa ayarını yaptıysanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Anne saat kaç, simiiit, birdir bir, çay kahve gazoz, akşam ebesi, dansa davet, çatlak patlak, yakan top gibi kalabalık oynanan sokak oyunlarından sonra anneniz sizi balkondan yemeğe çağırmışsa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;bandıra bandıra ye beni şarkısını hızlı söylemeye çalıştığınız günler varsa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Rönesans sanatçılarını ilk kez Ninja Kaplubağaların ismi olarak tanıdıysanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Tele On diye bir kanalı hatırlıyorsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Haftasonları çizgi film izlemek için errken kalkmanın ne demek olduğunu biliyorsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Şirinler geyiğini arkadaşlarınızla mutlaka çevirdiyseniz (Şirine aslında Gargamel tarafından yapıldı...) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Beğenseniz de beğenmeseniz de tüm çizifilmleri art arda izliyorduysanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Bir Başka Gece çocukluk hayatınızdaki en görkemli şovsa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Pazar geceleri yıkanma günüyse &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Seden Gürelin neden öyle giyindiğini şimdi sorguluyorsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Müzik yelpazesi hayatınıza büyülü yabancı müzisyenler kattıysa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Bir sanal bebeğiniz olmuşsa, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Tetrisi süper hızla oynayabiliyorsanız, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;MIRC ergenliğinizin önemli bir parçası olmuşsa(a/s/l ne demek biliyorrsanız) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;ICQ nun 11 haneli rakamını ezberlemeye çalışmışsanız. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Pili bitmesin diye kasetleri kalemle havada sarmışsanız, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Çizgifilm şarkılarının ingilizce veya japonca olsa da ezberlemişseniz &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Kokulu silgiye, deftere, kaleme harçlığınızı yatırdıysanız. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Eti Cin, Eti Puf, ABC, Balık Kraker, Negro, Bonibon, Topitop, Yumiyum...vb çok seviyorsanız ve her zaman yeme kabiliyetiniz varsa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Sulugözü düşününce bile ağzınız sulanıyorsa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Küçük bir kızsanız Sindy ile Barbieyi karşılaştırıyorduysanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Tsubasayı ve küre biçimindeki sahanın sonundaki dev kaleyi hatırlıyorsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Hey Corç versene borç deyince cevabı hemen yapıştırabiliyorsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Macarena dansını yapabiliyorsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;TV den çekilmiş çizgifilmli sayısız kere izlediğiniz VHS leriniz varsa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Telefonların jetonla çalıştığını hatırliyorsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;İstop diye bağırdığımızda renk yakalamaya çalışırken onun aslında stop olduğunu uzun zaman önce çözmüşseniz &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Saçları renkli ve uzun patlak gözlü çirkin trolleri bile bir furyada satın almışsanız. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Capri Sun ın reklamı ve melodisini hatırlıyorsanız. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Power Rangersın renklerini hatırlıyorsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Olacak O kadar, Yaseminin penceresi, Hadi Anlat Bakalım, Adam Olacak Çocuk, Saklambaç.. gibi programları hatırlıyorsanız. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Lambadanın müziği kulağınızda çalabiliyorsa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Nereye çufçufluyoruzun kimin dediğini biliyorsanız. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Sayısız joystik kırdıysanız ve gün gelince artık joystik satılmadığını fark ettiyseniz  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;En sevdiğiniz sayı altıysa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Mon Ami 48 lik boyalardaki altın ve gümüş renkleri statü sembolüyse &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Gençlik hayaliniz Beverly Hills teki havuzlu arabalarsa. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Uhuyla oynamanın zevkini biliyorsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Kolalı jelibonun önce kapağını yediyseniz &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;annenizin poşetler dolusu taso,misket, sporcu kağıtları, gazoz kapaklarını attığını öğrenince ağladıysanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Peçete, kağıt, poşet vb... koleksiyonu yapmışsanız &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Çocukluğumuza dair nostalji zamanı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#330033;"&gt;EVET YAŞLANIYORUZ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-2094209451585508577?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/2094209451585508577/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=2094209451585508577' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/2094209451585508577'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/2094209451585508577'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2007/11/nostalji.html' title='Nostalji..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-9077977141323702264</id><published>2007-11-15T07:51:00.000-08:00</published><updated>2007-11-15T09:20:49.139-08:00</updated><title type='text'>Özlemek ;)</title><content type='html'>Bu aralar sık sık özlüyorum &lt;strong&gt;sen&lt;/strong&gt;i..&lt;br /&gt;içimde sudan sonra susuzluk sessizliği..&lt;br /&gt;içimde bir yangının doyasıya yanmışlığı&lt;br /&gt;Yangın sonrası Kül kokusu ve sıcaklığı&lt;br /&gt;Aşkın en tatlı yeri&lt;br /&gt;içimin yangın yeri..&lt;br /&gt;Biliyorum..&lt;br /&gt;Evet cok iyi biliyorum..&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sen&lt;/strong&gt;i öylesine seviyorum..&lt;br /&gt;Az buz değil .. ölçüsü yok&lt;br /&gt;biliyorum ama belirtemiyorum..&lt;br /&gt;Seviyorum&lt;br /&gt;gülüşünü duruşunu&lt;br /&gt;kalbinin kalbime vuruşunu..&lt;br /&gt;içinde &lt;strong&gt;sen&lt;/strong&gt;in olduğun mutluluğu..&lt;br /&gt;Seviyorum..&lt;br /&gt;Hiçbirisi olmasa bile&lt;br /&gt;Sadece &lt;strong&gt;sen&lt;/strong&gt;i..&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sen&lt;/strong&gt; olduğun için..&lt;br /&gt;Seviyorum..&lt;br /&gt;Tutuşuyorum..&lt;br /&gt;Aklıma &lt;strong&gt;sen&lt;/strong&gt; düşüyorsun..&lt;br /&gt;Hayaline gülümsüyorum..&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sen&lt;/strong&gt;inle bir geleceğin hayali..&lt;br /&gt;Birlikte gelinen yolun başı..&lt;br /&gt;Gezilen yerlerde bırakılan her bir An'ı&lt;br /&gt;ikimize aynı anda çarpan rüzgarı..&lt;br /&gt;paylaşabileceğimiz ve paylaştığımız ne varsa&lt;br /&gt;bir geleceği , bir hayatı..&lt;br /&gt;mutlu bir ev'i ..&lt;br /&gt;Sıcak bir kitap arasını..&lt;br /&gt;Seviyorum..&lt;br /&gt;Tuzu , suyu..&lt;br /&gt;herhangi bir ağacı..&lt;br /&gt;ve sadece &lt;strong&gt;sen &lt;/strong&gt;olduğun için..&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Seni..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;Cii&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;15/11/07&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-9077977141323702264?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/9077977141323702264/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=9077977141323702264' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/9077977141323702264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/9077977141323702264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2007/11/zlemek.html' title='Özlemek ;)'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-1644672247020522991</id><published>2007-10-20T09:26:00.000-07:00</published><updated>2008-05-19T11:48:30.663-07:00</updated><title type='text'>Bu Filmi izlemiştik..</title><content type='html'>2oo4-2oo5 sezonu.. Beşiktaş kadıköyde Fenerbahçe ile oynuyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç oldukca hararetli ve yüksek tempoda geçiyor.. Derken kalecimiz Cordoba kırmızı kart goruyor ve oyuncu değişikliği hakkımızda dolduğu için maçın son 20 dk'sı Pancu'nun kaleciliği ile geçiyor.. kalecimiz cordi kırmızıyı gordugu anda 3-2 gerideyiz. kalecimizde olmadıgına gore fener 5 daha atar diyor spor yazarları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç : Febe:3 BJK:4 ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kartallar Kadıköyde Zaferi yazmışlardı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl 2oo7 ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş 9. hafta maçında Trabzonun konugu.. Avni Akerde seyirci yok cunku Trabzon cezalı durumda.. Maça hızlı başlıyor Trabzon .. ilk 6 dk da 2 golle one geciyorlar..Daha ilk yarı bitmeden Beşiktaş Burak ve Delgado ile Eşitliği buluyor..İlk yarı bu skorla bitiyor..Maçın ikinci yarısında Bobo dakika 69. da takımı öne geçiriyor ve 5 dk sonrasında Takım 10 kişi !.. ve kırmızıyı gören oyuncu Rüştü! yani kaleci yok.. oyuncu değiştirme hakkımızda dolmus.. ve golü atan Bobo geçiyor kaleye.. Sağlı sollu atakları kesiyor.. kritik kurtarişlar yapiyor.. Trabzon forvetlerine geçit vermiyor ve 90 dk bittiği anda Zaferi yazan Beşiktaş oluyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar değişir , Oyuncular değişir.. Ama Değişmeyen Beşiktaştır..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-1644672247020522991?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/1644672247020522991/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=1644672247020522991' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/1644672247020522991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/1644672247020522991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2007/10/bu-filmi-izlemitik.html' title='Bu Filmi izlemiştik..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-1834168440660596946</id><published>2007-10-13T16:43:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T23:43:45.969-08:00</updated><title type='text'>Bahar..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/RxFbLFhM4xI/AAAAAAAAABI/dVA6YoMXkcw/s1600-h/42-16362094.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/RxFbLFhM4xI/AAAAAAAAABI/dVA6YoMXkcw/s200/42-16362094.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5120974497315087122" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-1834168440660596946?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/1834168440660596946/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=1834168440660596946' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/1834168440660596946'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/1834168440660596946'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2007/10/bahar.html' title='Bahar..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/RxFbLFhM4xI/AAAAAAAAABI/dVA6YoMXkcw/s72-c/42-16362094.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-3537769306866831956</id><published>2007-10-07T14:16:00.000-07:00</published><updated>2008-12-08T23:43:46.095-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özgürlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sistem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sorun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Linux'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgisayar'/><title type='text'>Bilgisayar Sorunsalı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/RwlNoFhM4vI/AAAAAAAAAA4/kOXfqA8-TUg/s1600-h/mainava.JPG"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/RwlNoFhM4vI/AAAAAAAAAA4/kOXfqA8-TUg/s200/mainava.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5118707802554819314" /&gt;&lt;/a&gt;Eğer bir adet windows işletim sistemine sahipseniz.. ( sürümü önemsiz alayı aynı ) mutlaka en az bir adet problemede sahipsinizdir.. Eğer hayir bende sorun yok diyorsanız ( muhtemelen ) farkında değilsiniz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir adet Mac bilgisayara sahipseniz.. Sorunsuz bir hayatınız soz konusu olabilir ancak bu seferde diğer sistemlerle uyumluluk programlarla uyumluluk gibi konularda cok kısıtlı kaldıgınızdan sıkıntı yaşayacaksınız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir yada birden fazla Linux işletim sistemine sahipseniz sizden iyisi yok.. sınırlarınız sonsuz.. Kalıplarınız yok.. Herşey ama herşey sizin dur dediğiniz yere kadar gider . Sistem emrinizdedir. Virus derdiniz yok.. Dosya sistemi ext3 oldugundan ötürü hız konusunda bilgisayarınızın peformansı daima sınırları zorlar.. bir iki işletim sistemi sürümü değil sizi yüzlerce Linux çeşidi bekler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer Linux'unuz varsa mutlusunuz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Millete Linux demekten Linux'u anlatmaktan dilimde tüy bitti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak rahata ve hazıra alışan arkadaşlarımız .. Bedava özgürlük yerine :) 100 $ lık tutsaklıgı tercih ediyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mantık almıyor değilmi ?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Bir denklem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk halkı hazırı ve kolayı sever.. Doğrumu ? Evet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk halkı pahalıyı değil ucuzu sever.. Doğrumu ? Evet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk halkı özgürlüğü sever.. Doğrumu ? Evet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaman bir çelişki var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında çelişkiler ve paradoxlar mekanı olan ülkemde fevkalade normal bu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda saydıgımız dogru olan her üç önermede sonuna kadar tekrar tekrar dogrudur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak sıralaması vardır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırcılık &gt; ucuzluk &gt; özgürlük ( yani hazırcılık büyüktür ucuzluktan oda büyüktür özgürlükten..)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kanıya neredenmi varıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Linux , çok ucuz hatta bircok surumu ucretsiz internetten bile indirilebiliyor.. ve sonuna kadar özgürlük..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak Hazırcılık bakımından windows armut piş agzıma düş kıvamında oldugu için çatır çatır para ödüyorsun..ve karşılığında bir çuval sorunuda kendisiyle getiren bir sistemi kuruyorsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülkede bilgisayar kullananların %90 a yakını.. windows kullanır.. ve bu %90'ın da %90'ı windowsa para vermez.. sağdan soldan copy CD key bul vs..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da neyi gösterir.. windowsu kurarak hazırcılık eden .. birde üstüne parasını odemeyerek ikinci kez hazırcılık ediyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Windows bunu engelleyemez mi ? Bal gibi engeller ancak işine gelmez.. çünkü engellediği zaman müşteri sayısı azalacaktır.. buda işlerine gelmez.. en büyük olmazlar olsalar bile daha küçük en büyük olurlar.. Oysa şimdi 3 milyar kullanıcısı varsa bunların 2 milyarı lisanssız ise.. lisanssız olanlardanda para kazanıyor nasılmı ? Reklam alıyor.. Bileşen satıyor.. ..Senin vermediğin o Cd parasını o senden nasıl nasıl kazaniyor dolaylıda olsa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bill gates.. saniyede 250 $ kazanıyor.. Adam yere 100 $ düşürse eğilip alıp dogruluncaya kadar zaten 500 $ kazanmış olacak.. neden zahmet edipte eğilsin ki..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-3537769306866831956?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/3537769306866831956/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=3537769306866831956' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/3537769306866831956'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/3537769306866831956'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2007/10/bilgisayar-sorunsal.html' title='Bilgisayar Sorunsalı'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/RwlNoFhM4vI/AAAAAAAAAA4/kOXfqA8-TUg/s72-c/mainava.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-2955213133646540911</id><published>2007-10-06T11:33:00.000-07:00</published><updated>2007-10-06T11:57:08.902-07:00</updated><title type='text'>Bakırköy Adliyesinde Hayat..</title><content type='html'>Aslını isterseniz devasa bir bina..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak içi boş.. planlama sıfır.. Bir Rivayete göre inşaatı üstlenen firma Cemil Çiçekin (Eski adalet bakanı) yeğeniymiş fln da işte neymiş onun için inşaat ne kadar dandikde olsa ona yaptirilmiş vs vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi insan düşünüyor.. Ulan olmayacak iş değil.. insanda nefis var.. olurmu olur yapılırmı yapılır.. o arada aynı insan bida düşünüyor.. lan olm akıllı ol.. bu inşaat tam 1o yıl sürmüş 10 yıl önce ne cemil vardi ne çiçek vardı nede yeğeni vardı.. :) bu durumda teori out !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dediğim gibi Ne zaman Adliyeye girsem aklıma iki şey geliyor.. Hani Labirentin bi yerine peyniri koyarsın.. fareyide diger uctan salarsın ara ki bulasın.. Ahanda bizim hikaye aynen o bi yıgın vatandaş boynunda görevli kartı olan kimi gorse surası nerede diye suali patlatir.. :) Yanliş yonlendire yonlendire artık dogru yerleri gosterebilecek seviyeye geldim ve bu 4 ay sürdü :) buradan adliyenin ne kadar buyuk bir mimari şaheser oldugunu siz cıkartın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklıma gelen ilk şey olan labirent peynir fare üçlemesinden sonra adliyenin bende çağrıştırdığı diğer bir şey Half Life !.. hani bilgisayar tutkunlarının bildiği kan revan oyun.. orada bolumler var mesela Crossfire , Dust , ilk aklıma gelenler.. Emin olun bizim adliyeyi oldugu şekliyle Bilgisayar ortamına taşısak.. ve oyunun bir bolumu yapsak bölümün adınıda Adliye Fire! koysak.. Half Life tekrar hit olur :) o derece.. Adliyede dolasirken bazen sanki sagda solda bi yerlerde Half life in enerji kutularını yada silahlarını gorecem gibi geliyor.. hani bazende karşıdan geleni öldürmem gerektiğini dusunmuyor değilim :) ne de olsa oyun canım.. ben burada öldürsem adliyenin baska bir yerinde tekrar dirilecek ve vuruşmaya devam edeceğiz :) ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adliyede ilk göreve başladığımda Çocuk mahkemesindeydim.. yani ne kadar hayırlı evlat var onlarla ugraşıyorduk :) .. ve çocuklar asla suçlu değildir.. hepsi masumdur ancak Suça sürüklenirler :) bu mantıkla dusunecek olursak sanık diyemeyiz o masum yavrucaklara .. onlar ancak &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;'' Suça sürüklenen çocuk '' &lt;/span&gt;olabilirler.. Artık nasıl bir cocuksa ve o nasıl bir suruklenmeyse 12 yaşında 70 kapkaç vukatı var.. E yani yuh artık.. çocuk suça sürüklenmiyor gittiği yere suçu peşinden sürüklüyor.. Çocuk suç değil ki.. bu dakikadan sonra Suç çocuklu.. Hatta yakında bu gibi durumlar için Suça sürüklenen çocuk deyimi değişebilir.. Bir kaç önerim olacaktır en azindan.. Suçu peşinden sürükleyen çocuk , Çocuğa sürüklenen suç vs.. türetilebilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ki çocuklarla ve onların suçlarıyla uğraşmaya alışmıştım komisyondan haber geldi.. :) personeliniz ismail demirsoy yeni kurulan 9. sulh hukuk mahkemesinde görevlendirilmiştir.. Bu demek ki topla olm tası taragı :) göç var.. ve aynende oyle oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 ekim den itibaren sulh mahkemesindeydim.. yani bu yazıyı yazarken 5 günlük hukuk mahkemesi tecrübesine sahibim.. ancak ne tecrübeydi be :) 5 iş günü süresince ancak ve ancak toplasak 10 dk oturabildim koltuguma.. Ceza mahkemelerinden gelen birisi için Hukuk mahkemesi sudan çıkmış balık kıvamındasın demek.. işi bilmiyorsun iş akışını bilmiyorsun.. süreci bilmiyorsun yeni mahkemesin tek kişisin.. her eksiği sen gideriyorsun her işe sen koşuyorsun.. ve yeni mahkeme oldugun için tüm dosyalar sana geliyor bu da gunde ortalama 60 dosyaya tekabul ediyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet uzun süren suskunluktan sonra ilk yazıyı yazdık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakalım bir sonraki ne zaman..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada işletme derslerinden full geçmişim :) bunca iş güç arasında nasıl başardığımı bende bilmiyorum tam olarak :) ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not hemde en dip not : http://www.yapi.com.tr/turkce/Haber_Detay.asp?NewsID=52938 linkinden labirentimiz hakkında daha derin ve daha kapsamlı bilgilere sahip olabilirsiniz :) ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilk yerim 2. kat 7. bloktaydı.. şimdi 6 kat 1. bloktayım.. bu su demek ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Linki tıkladıgınızda en ustte goreceğiniz resimin.. sağ alt köşesinden sol üst köşesine transfer oldum :) ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada o mesafeyi yürüyerek , yürüyen merdivenle yada asansorle 6 dk da gidebiliyorsunuz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi asansorün boş olması ve zamanlamanızı denk getirmeniz gerekiyor :) ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürüyen merdiven zaten başlı başına bir muamma o konuya değinmiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürümeyen merdivenden siz kendiniz yürüyerek ilerlemek suretiynen labirentin diger ucuna gitmek isterseniz.. sanırım siz yanıma gelene kadar benim saçlarımın bir miktarı beyazlamış olur :D ..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5730057310883026321-2955213133646540911?l=ufkabakan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ufkabakan.blogspot.com/feeds/2955213133646540911/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5730057310883026321&amp;postID=2955213133646540911' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/2955213133646540911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5730057310883026321/posts/default/2955213133646540911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ufkabakan.blogspot.com/2007/10/bakrky-adliyesinde-hayat.html' title='Bakırköy Adliyesinde Hayat..'/><author><name>Ufkabakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06383150744235858469</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_e8Etsa9fMq0/SZyOC6D6ghI/AAAAAAAAACk/WHXxU7sjiLA/S220/isoBlack.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5730057310883026321.post-7902467050507285089</id><published>2007-09-08T00:04:00.000-07:00</published><updated>2007-09-08T00:17:09.247-07:00</updated><title type='text'>Sabah Çayı :)</title><content type='html'>şok şok şok ! flaş flaş flaş ! Sabah Çayını Müstesna insan AYTEK efendi ile birlikte içme kararını nasıl aldık !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&lt;br /&gt;sakın bana umit verme seveceksen başkasını.. bana toz pembe gorunmez sensiz dunyam cok karanlık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&lt;br /&gt;beni senden daha fazla sevecek kimsem yok artık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&lt;br /&gt;ikimiz bir fidanın guller acan dalıyıııııııZzZZZzzzz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:Cii@Localhost~$"&gt;Cii@Localhost~$&lt;/a&gt;:&lt;br /&gt;:D&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&lt;br /&gt;şiiiişt Çılgın komando oralardamısın bakayım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYTEK:&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff99ff;"&gt;yengeyede böyle maniler okumuyon heralde&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&lt;br /&gt; olurmu bunlar sadece sana ozgu.. :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&lt;br /&gt;senden baskasına iltifat ettiğim nerede gorulmus&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYTEK:&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff99ff;"&gt;heeeeee&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYTEK:&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff99ff;"&gt;ben yinede söylümde&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;yazı renginde pek hoşmuş pembeli membeli bole&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&lt;br /&gt;şeker şey sende :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYTEK:&lt;br /&gt;e napam galii&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYTEK:&lt;br /&gt;evlenince pöle oluyo&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&lt;br /&gt;Allah korusun biz delikanlı adamız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&lt;br /&gt; renkli takım tutmaz light renklerle yazmayız :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYTEK:&lt;br /&gt;prak deli ayaklarını&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&lt;br /&gt;yakıştıramadım sana komandom&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&lt;br /&gt;heh bole delikanlı renklerini kullan adamım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYTEK:&lt;br /&gt;seni görecem klıbıklığını&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYTEK:&lt;br /&gt;erkek herzaman erkektir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYTEK:&lt;br /&gt;ha&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYTEK:&lt;br /&gt;bide şu var&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYTEK:&lt;br /&gt;erkekliğin 10 da 9 u kaçmaktır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYTEK:&lt;br /&gt;buda kulağına küpe olsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&lt;br /&gt;Erkekliğin onda 9 u kaçmaktır. dogru.. Taşfırın erkekliğide geride kalan o 10da 1 lik kısımdır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cii@Localhost~$:&l
