Eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Stiftung Phanomenta

| 5 Nisan 2009 Pazar

Dün ilk sınavlarımdan çıktıktan sonra erkek kardeşimle şöyle bir mini eskişehir turuna çıktık :) Önce İstanbula dönüş biletimi aldım.

Sonrada kardeşimin tabiri ile "Ortamlara akmaya" başladık :) Dedikki Espark'a gidelim şöyle bir sinema yaparız sonrada duruma göre takılırız. Gittik Hızlı ve Öfkeliye bilet alacağız film +15 bizim ufaklık 11 yaşında..

Geçtik sıraya sıra bize geldi görevli bayan sordu bizimkine kaç yaşındasın bizimkisi aaauu yaparken ben onbeş dedim :) kimliğin varmı yanında dedi. Bende yanında abisi var dedim. kusura bakmayın denetmenlerimiz nedeniyle alamayız kimliğiniz olmadan dedi. ( ki ben bayanın bizim ufaklıgın 15 yaşında olduguna inandıgınıda sanmıyorum ama müşteri memnuniyet hesabına ses çıkarmadı)

Kardeşim diyorki abi şimdi nabıcaz :) dedim sen 15 yaşına girene kadar beklememiz lazım :)

Espark'ta kapıdan içeri girer girmez ilginizi değişik değişik aletler çekiyor. Bunlar Phänomenta tarafından imal edilen ve insanlarda bilimsel araştırmaları teşvik eden. Soyut olarak okullarda öğrenilen fizik kimya gibi dersleri gerçek uygulama ortamında görmenizi sağlayan düzenekler.

Mesela Espark'da büyük resmi ilk gören Einstain'in izafiyet teorisini , çekim yasasının deneysel olarak bir madeni para ile denenmesini sağlayan bir koni deneyine şahit olduk :) bozuk parayı bırakıyorsunuz yuvarlana yuvarlana merkeze dogru yavaş yavaş ilerliyor ve en sonunda merkezdeki delikten düşüyor :)

Hemen yanında torichelli deneyine atıfta bulunan bir deney düzeneği görüyorsunuz 2 metre uzunlugunda bir cam boru sıvı ile dolu , ayrıca bu cam borunun içerisinde de içi bir sıvı ile dolu olan şişe bulunuyor. şişe normalde borunun en üst noktasında ama altta bulunan pedala bastıgınızda şişe birden bire yer çekimini hatırlıyor ve batmaya başlıyor :)

Soru şu : mantığı ne olabilir ?

Bunlar kadar etkileyici olmasada Esparkta ayrıca Sürtünme ve yatay hareket düzenekleride vardı. 2 tane topu aynı anda metal bir rampadan bırakıyorsunuz aynı anda iniyorlar fln. Tabi birde hani şu lunaparkta alışık olduğumuz dev cüce aynaları vardı.

Az önce internette Phänomenta'nın internet sitesine göz attım. Daha yüzlerce bu şekilde deney düzenekleri var. çok ilgimi çekti ve takdir ettim.

Şu açıdan , içerisinde yaşadığımız dünya sebepler ve hikmetler çerçevesinde ele alınacak olursa. Bu Phänomenta deneyleri insanlara sebepler dairesini sadece teorik olarak değil uygulamalı olarakta öğrenme ve işin pratiğini kavrama imkanı sunmuş olacak. Eğer kişi işin hikmetler dairesinide hakkınca idrak edebilirse. Şu kainatta ilmi açıdan yenilmesi ve galebe çalınması mümkün olmayan bir alim olur çıkar.

Zira Medresetüzzehra'yı kurmayı amaçlayan Bediüzzaman'ında amacı buydu. Din ilmini tahsil etmenin yanında Riyaziye , Tabia , Hendese ve Kozmoğrafya gibi ilimlerinde tahsil edileceği bir mektep ile aydınlık bir nesil amaçlanıyor ve hem maddi hemde manevi anlamda ilerleme amaçlanıyordu.

---

Eskpark'da kardeşimle Phänomenta düzeneklerini incelerken ve işin mantığı hakkında fikir fırtınası yaşarken yanımıza bir kız ve bir erkek geldi. hal hareket ve tavırlarından liseli ve sevgili oldukları fikrine haiz oldum. kız gayet laubali bir biçimde "şunlara baksana yhaa" fln gibi bir hayret nidası ile çocuğu uyardı. Çocuğun verdi tepki ise asıl bende hayret uyandırdı "Çok malca bunlar yhaa" , Şöyle baktım .

"Sayın üstad madem bunlar size göre o kadar malca bu durumda siz einstain'in vakıf olduklarını bile aşmış olmalısınız ki bunlar size hitap etmiyor. o durumdada bunların mantığını bize anlatmak size düşer" diyecektim ki

Bunu demedim , düşündüm dedim tipik bir liseli ve kız arkadaşına ben herşeyi aştım hayatın sırrına erdim , bunlar ne ki sen benim düşündüklerimi bir bilsen triplerine girmiş çömez bir liseli olduğunu ve kız arkadaşına kendini beğendirmek ve kendini birşeyler sanma modunda olduğunu farkettim ve adam yerine koymadım :)

Eğer aklı başında birisi olsa orada 5 kere yerin dibine sokup sokup çıkaracaktım da işte.. son anda yırttı.

Keşke Eskişehirde Phanomenta böyle alışveriş merkezlerinin girişlerinde 2-3 deneysel düzenekle halka sunulmak yerine , güzel bir yerde Bilim müzesi kurulsa ve 2-3 düzenek yerine 300-400 farklı düzenekle insanlara bilim tanıtılsa..

İşte o zaman bu şehrin çocukları okullarda dersanelerde öğrendikleri optik, atışlar, vektörler, sürtünme, ivme gibi konuları akıllarına çok daha sağlam yerleştirirler . Zira üniversite çağında birçoğumuzun sıkıntısı soyut olarak öğrendiğimiz formülleri ve kainat kanunlarını birebir müşahade edememenin verdiği sıkıntı ile tam kavrayamamaktı..

Stiftung Phanomenta..

Eskisehirspor ya da Es Es

| 22 Şubat 2009 Pazar

Belkide dünyada en ateşli taraftarı olan takımlardan birisidir Eses , çünkü bir şehir kenti olmanın yanında kırmızı ve siyah renklerden oluşan bir tutkudur. Eses'li olmak için eskişehirde doğmak , yada hayatının bir kısmını herhangi bir sebepten dolayı eskişehirde geçirmek yeterlidir. Zira gerek şehrin , gerekse eses'in kendine has o atmosferine kapılmamak elde değildir. ve siz farkında bile olmadan bir tane kırmızı siyah çubuklu eses forması yada eses atkısı ile kendinizi stadda buluverirsiniz.

Eses tribunu oyle sıradan herhangi bir lig takımının tribinü gibi değildir. Seyircisi ateşlidir ve takım ikinci ligdeyken bile tribünler tıka basa doludur. Öyle ki birinci lige yükselmeden önce bile maçlar sanki iki birinci lig takımının üst sıralar için mücadele ediyormuşcasına yoğunluğunda oynanır. birçok takım sadece seyircisi için dahi olsa eskişehire imrenmiştir. Çünkü eskişehirspor yada es es deplasman maçına en çok seyirci götürme alanında dünya rekoru kırmıştır. hemde ikinci ligdeyken.. bu öyle bir aşktır ki ne beşiktaş galatasaray fenerbahçe gibi süper lig takımları ne ispanyanın barcelonası ne de ingilterenin manchester'i bunu basaramamıştır.

Her yıl lig başlamadan önce , caddeler şehirler kırmızı siyah bayraklarla donatılır. Eskişehirden dünyaya açılmış Eti,Sarar,Css,Çetinkaya gibi holdingleşmiş firmalarda , yol üstünde halka hizmet veren ismi duyulmamış bir manav yada berber ve ya bir market te aynı sloganı içeren bir bayrak asar camına yada binasına , "Eskişehirspor'a yeni sezonda başarılar" ya da bu minvalde bir temenni içeren bir bayrak yada flama..

Eskişehirli olan hemen hemen herkesin arkasında "26" yazan bir forması mutlak surette vardır. ve hatta bu öyle bir sevgidir ki , amigo Orhan'lı yılları görmemiş , Kupaların kaldırıldığı , şampiyonlukların kıl payı kaçırıldığı , üç büyüklere kök söktürülen o yılları tadmamış olanların bile sanki o günleri yaşamışçasına yürekten sevdasıdır es es..

Bir dönem beraber aynı ligde mücadele ettiği , Sarıyer, Yeşildirek, Vefa, Feriköy, Altınordu, Petrolofisi gibi takımlar önce çıktıkları basamakları teker teker düşmüşler ve birçoğu silinip gitmiştir. birinci ligden ikinci lige oradanda üçüncü lige sonrasında amatör kümeye ve oradanda hiçliğe uzanan bu düşüşte birçok takım silinmiş gitmiş , Eskişehirspor bile bu basamaklarda düşüş yaşamış ve 3. lige kadar düşmüş ancak ateşli ve tutkulu taraftarının maddi , manevi büyük desteği ile toparlanmış ve tekrar çıkışa geçmiştir. 95-96 sezonunda yeniden birinci lige çıkmış ancak tutunamayarak tekrar ikinci ligin yolunu tutmuştur. Eskişehir gibi bir şehrin takımı olmak kolay değildir. zira size sonuna kadar güvenmiş bir taraftar ki bu taraftar aynı zamanda şehrin kendisidir. ve sizden başarı ister. işte bu minvalde yeniden toparlanan ve gerek sportif gerek idari manada işleri sıkı tutan Eses yeniden bir üst lige yükselmiştir.

öyle ki 2008-2009 sezonunda daha ilk maçlarda Galatasaray'ı kendi evinde 4-2 yenmiş fener ve sivasspor gibi üst sıra takımlarını yenmek üzereyken şanssızlık sonucu elinden kaçırmış ve berabere kalmıştır.

Bu EsEs'in geri dönüşü olarak nitelendirilmiş ve medya bu konuya ciddi manada eğilmiştir. Hatta öyle ki Eses'in Eses olduğu 70'li yıllarda nam'ı Türkiye sınırlarını dahi aşmış ve 2008 yılında Türkiye'ye gelen Avrupa Birliği temsilcisi Olli Rehn , Türkiye'yi Eskişehirspor'dan tanıdığını beyan etmiştir.

Eskişehirspor Fethi Heper'i 2 kez , Ömer Kaner'ide 1 kez gol kralı çıkartmayı başarmıştır. Öyleki "Kırmızı Şimşekler" halen memleketin bir çok şehrinde seveni ve taraftarı olan yegane takımdır.

Anadolu'nun sesi olmuş ve Lig'de istanbul hegomanyasını kırmıştır.
Yanda ilk takımın resmini görüyoruz.
Takım hakkında daha detaylı bilgi için : www.ESkisehirspor.org adresini ziyaret edebilirsiniz.